Zalimin zulmüne direneceğiz

DİSK 15-16 Haziran büyük işçi direnişinin 42. yılında ülke genelinde etkinlikler düzenledi.

15-16 Haziran 1970 büyük işçi direnişinin 42. yılında DİSK tarafından birçok kentte çeşitli etkinlikler gerçekleştirildi.
İstanbul’da Şişli Meydanı’ndan Taksim Meydanı’na kadar yapılan yürüyüşe 1.500’ü aşkın bir işçi topluluğu katıldı.
DİSK üyesi sendikalara siyasi partiler, dernekler ve meslek örgütleri temsilcileri de destek verdi.
Sendikamız adına katılan grupta Genel Başkanımız Rıdvan BUDAK ve Genel Yönetim Kurulu üyemiz Şadi BAL’da yer aldı.
Milletvekillerinin, sanatçıların, müzisyenlerin de destek verdiği yürüyüş süresince, Nakliyat-İş ve Tümka-İş üyesi işçilerden oluşan bando marşlar çaldı.
Yürüyüş kolu çevrede bulunanlar, binalardan yürüyüşü izleyenler tarafından yoğun alkış aldı.
Bir grup DİSK üyesi, THY Taksim bürosu üzerine çıkarak hazırladıkları pankart ile hava ulaşım işkoluna konulan grev yasağını ve THY çalışanlarının işten çıkarılmasını protesto etti.
Taksim alanında sona eren yürüyüşün ardından sanatçılar tarafından İşçi Marşı okundu ve sonrasında DİSK Genel Başkanı Erol Ekici bir konuşma yaptı.
Ekol Ekici’nin konuşması;

Değerli Basın Emekçileri, Sevgili Emek Dostları,

15-16 Haziran büyük işçi direnişinin 42. yılında yine sokaklarda, yine alanlardayız.

42 yıl boyunca dünyada ve Türkiye’de çok büyük değişiklikler yaşandı. Yeni bir dünya düzeni kuruldu, sınırlar, bölgeler değişti, maskeler, kıyafetler, yüzler değişti ama ülkemizde milyonların yaşadığı açlık, işsizlik, sefalet ve yaşamsal sorunları hiç değişmedi. 42 yıl önce işçi sınıfını sokaklar döken sorun neyse, bugünkü sorunumuz da aynı. Hatta daha da gerisindeyiz. Çünkü yıllarca mücadelelerle ve bedel ödeyerek kazandığımız haklarımız 42 yıl boyunca gaspedildi ve ediliyor. Örgütlenme, sendika seçme, sendikalı olma, sendika kurma, toplusözleşme yapma, grev yapma haklarımız birer birer ortadan kaldırılıyor. 12 Eylül yasakları, yeni güvencesizliklerle birlikte AKP iktidarı tarafından sürdürülüyor.

AKP iktidarı emekçilere karşı olanca gücüyle savaşıyor. “Savaşıyor” kelimesi öylesine kullandığımız bir sözcük değil.

Sendika kurma ve üye olma hakkından grev hakkına kadar pek çok şey gaspedilmiş, işsizlik fonları yağmalanmış, mezarda emeklilik getirilmiş, güvencesizlik dayatılmış, kiralık köle büroları oluşturulmuş, çalışanlar açlık sınırının altında yaşamaya mahkum edilmiş, işçi sağlığı ve güvenliği rafa kaldırılarak binlerce işçinin hayatına kastedilmiş ve üstüne üstlük bir de işçinin önemli bir güvencesi olan kıdem tazminatları hakları ellrinden alınmaya çalışılıyorsa, bunun adı düpedüz SAVAŞTIR.

Kimin kime karşı savaşıdır bu? Yanıtı biliyorsunuz. Sermayenin sadık partisi, yeni liberalizmin uygulayıcısı ve emperyalizmin Ortadoğu taşeronu AKP’nin işçi sınıfına ve tüm emekçilere, yoksullara karşı savaşıdır bu.

Emekçilere bu kadar iştahla saldırılmasının başkaca bir anlamı yoktur. Ülkemizin yeni muktedirleri, dün kendilerine yapılanları “zulüm” diye adlandırıyorlardı ama iktidar koltuğuna oturunca yaptıkları şey bir zalime dönüşmek oldu. Bunlar bugünün yeni ZALİMLERİ ve YASAKÇILARIDIR!..

Değerli Dostlar, Sevgili Basın Emekçileri

Bugün insan hakları ihlallerinden en temel hak gasplarına, sendikal hak ihlallerinden, adalet duygusunun rencide edilmesine, basın yayın araçlarındaki sansürden, üniversitelerin baskı altında tutulmasına, şovenizmin yaygınlaşmasından militarizm övgüsüne… ve neoliberal yıkım politikalarına kadar hayatımızı karartan bütün uygulamaların kökeninde bu yasakçı, anti-demokratik zihniyet var. Dünün iktidar sahipleri de işçilere, emekçilere, halk kitlelerine ve yoksullara kan kusturdu, bugünün iktidar sahipleri de öyle yapıyorlar. 

Emperyalizmin Ortadoğu taşeronluğuna soyunan AKP iktidarı ile bu “zulüm” artarak devam ediyor… Hatta 12 Eylül’cülerin bile yasaklamadığı hava işkoluna grev yasağı getiriliyor… Sendikal yasalar “toplu iş ilişkileri”ne indirgenip, işsizlik fonları yağmalanıyor.

“Ulusal İstihdam Stratejisi Belgesi”yle de kıdem tazminatlarının kaldırılması, bölgesel asgari ücret uygulaması, işçiyi köleleştirecek özel istihdam büroları, taşeronlaştırma, esnek ve kuralsız çalışma “yasal” hale getirilmek isteniyor. İstiyorlar ki sessiz birer ölü, gönüllü birer köle olalım.

Ama hayır!.. Bu zulme sessiz kalmayacağız, boyun eğmeyeceğiz!

Taşeronlaştırmalara, güvencesizliğe, işsizliğe, yoksulluğa, örgütsüzleştirmelere, yeni sendikal yasaklara, toplumun baskı altına alınmasına, insanca bir iş ve insanca bir yaşam için HAYIR diyeceğiz!

DİSK işçi sınıfına karşı sorumluluğu ve topluma karşı demokratik görevini yerine getirmek için bugün bütün ülkede SOKAKLARA ÇIKIYOR!

Bizi bu yürüyüşümüzde yalnız bırakmayan dostlarımızla birlikte sanatçı dostlarımız da bizimle birlikte, “HAYAT DENİLEN KAVGADA ÇELİK ADIMLARLA” yürüdüler.

ADANA’da, ANKARA’da, DİYARBAKIR’da, İZMİR’de, ANTALYA’da, ARTVİN’de, BURSA’da, SAMSUN’da, EDİRNE’de, ESKİŞEHİR’de, GAZİANTEP’te, KONYA’da, MERSİN’de ve daha pek çok il ve ilçede, bugün işçi sınıfı ve dostları alanlara çıkıyor.

AKP iktidarının bizi birer canlı cenaze olarak gömmek istediği mezarlıklara karşı, zalimin zulmüne direnmek, insanca iş ve insanca bir yaşam için bir kampanya başlatıyoruz.

“UCUZ” İSTİHDAMI HEDEFLEYEN “ULUSAL İSTİHDAM STRATEJİSİ”NE, İŞÇİYİ KÖLELEŞTİREN “ÖZEL İSTİHDAM BÜROLARI”NA, KIDEM TAZMİNATININ GASPEDİLMESİNE, TOPLU İŞ İLİŞKİLERİ YASA TASARISI’NA SENDİKAL GREV YASAKLARINA, ESNEK ÇALIŞTIRMAYA, TAŞERONLAŞTIRMAYA VE GÜVENCESİZLİĞE, SENDİKAL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİN KISITLANMASINA, İŞÇİLERİN İŞ CİNAYETLERİNE KURBAN EDİLMESİNE HAYIR DİYORUZ!.

Ve hayır diyen bütün halkımızı, “ZALİMİN ZULMÜNE KARŞI DİRENECEĞİZ” adıyla başlattığımız kampanya boyunca Türkiye genelinde açacağımız standlarda bir imza vererek mücadelemize destek olmaya davet ediyoruz.

YAŞASIN 15-16 HAZİRAN İŞÇİ SINIFININ ŞANLI DİRENİŞİ

YAŞASIN MÜCADELEMİZ, YAŞASIN DİSK

İŞÇİYİZ, HAKLIYIZ, KAZANACAĞIZ!
15-16-Haziran-2012-(1) 15-16-Haziran-2012-(2) 15-16-Haziran-2012-(3) 15-16-Haziran-2012(4) 15-16-Haziran-2012-(5)