Yatsan’da mücadelede yeni dönem

Sendikamızın İzmir’de Yatsan işçileriyle beraber yürüttüğü sendikalaşma mücadelesi, Genel Başkanımız Rıdvan Budak’ın 5 Şubat 2014 günü fabrikada işçilere yaptığı konuşma ile yeni bir sürece girdi.

Sürecin özeti

Kamuoyunun da bilgisi dahilinde gerçekleşen Yatsan işçilerinin onur direnişi işçilerin kendilerinden habersiz e-devlet şifrelerinin gasp edilmesi ve istekleri-bilgileri dışında Teksif’e 20-21 Ocak’tan itibaren üye yapılmaları nedeniyle başlamıştı. Yasa dışı şekilde yapılan üyelikler sonucu Bakanlığa çoğunluk tespiti yapılması üzerine işçiler 20 Ocak-4 Şubat tarihleri arasında molalarda ve iş çıkışlarında kitlesel eylemler gerçekleştirerek sendikal tercihlerine saygı duyulmasını talep etmişlerdi.

CIMG0502

Bu süre zarfında işçilerin Teksif’ten istifa ederek sendikamıza üye olmaları ise istifa edenlerin Yatsan yönetimine bildirilmesi üzerine işçilere yapılan baskıyla engellenmeye çalışılmış ancak sendikamızın örgütlü gücünün büyümesi engellenememiştir.

Sendikamız 5 Şubat’ta Genel Başkanımızın ziyaretine kadarki planlarını başarıyla gerçekleştirmiştir. Buna göre;

Yatsan işçileri istekleri dışında Teksif sendikasına üye yapıldıklarını ve 18 Ocak’ta iptal eden referandumun gerçekleşmesini istediklerine dair hazırladıkları dilekçeyi imzaya açmışlardır. 5 Şubat’ta kadar 230 imza toplanmıştır. 470 kişilik fabrikada yönetim kademesi çıkarıldığında işçilerin çoğunluğunun sandık istediği ve istekleri dışında bir sendikaya üye yapıldıkları hür iradeleriyle beyan edilmiştir.

Ayrıca işçiler teker teker dilekçeler hazırlayarak bireysel olarak nasıl e-devlet şifrelerinin alındığını ve istemedikleri bir sendikaya nasıl üye yapıldıklarını izah etmektedirler. İşçilerden bireysel hikayelerini anlatan dilekçeleri ile toplanan imzalar suç duyurularında ve mahkemelerde değerlendirilmek üzere avukatımıza teslim edilmiştir.

CIMG0495

Bu süre zarfında işçilere baskı yapan ve kendilerini zorla Teksif’e üye yapmaya zorlayan, özellikle kadın üyelerimizin eşlerini telefonla arayarak baskı uygulayan ustabaşları ve diğer kişiler aleyhinde de suç duyuruları yapılmış, bu kişilerin baskı yaparken kaydedilen görüntü ve ses kayıtları, işçilerin dilekçeleriyle beraber avukatımıza verilmiştir.

1 Şubat Cumartesi günü Sendikamızın Yatsan işçileriyle yaptığı toplantıda süreç ayrıntılarıyla ve hukuksal yönleriyle beraber izah edilmiştir. Çoğunluk tespitine itiraz etmemiz işçilerce oybirliği ile kabul edilmiştir. İşçiler işverenin isteği ile gelen bir sendikanın kendilerini temsil edemeyeceğini belirtmişlerdir.

 

Genel Başkanımızın ziyareti

Genel Başkanımız Rıdvan Budak 4 Şubat günü Yatsan işvereni ile bir görüşme gerçekleştirmiş ve sorunun çözümü açısından ortak bir noktaya varılmıştır. Buna göre Genel Başkanımız meselenin hukuksal alanda süreceğini belirtmiş, Yatsan işvereni ise bundan sonra işveren vekillerinin hiçbir şekilde baskı yapmayacağını, hukuksal süreç tamamlanana kadar hiçbir sendikanın fabrika içinde faaliyet yürütmeyeceğini, işçilerin sendikal sebeple işten çıkarılmayacağını ifade etmiştir. Sendikamız da şayet baskının durması ve işverenin işçilerin sendikal tercihlerine karışmaması halinde fabrika önünde direnişin ve fabrika içinde eylemleri sona erdireceğimizi ve sendikal çalışmalarımızı iş dışı saatlerde mahallelerde, evlerde sürdüreceğimizi açıklamıştır.

CIMG0540

Toplantının işçilere izah edilmesi açısından 5 Şubat günü fabrikaya gelen Genel Başkanımız 12.50’de fabrika bahçesinde tüm işçilere hitap etmiştir. Budak sendikamızın işçilerin daveti üzerine fabrikada üyelik çalışması yapmaya başladığını, bizzat kendisinin ziyareti sırasında Öz İplik İş’in kendisine tahsis edilen fabrika içindeki ofiste üyelik yaptığını, Teksif’in ise dışarıdan anons yaptığını gördüğünü, bunun üzerine sendikamızın işçilerin iradesinin yansıması için referandum teklif ettiğini, bunun taraflarca kabul görmesi üzerine protokol imzalandığını ancak son gün bunun iptal edilmesi nedeniyle sorunların daha da derinleştiğini izah etmiştir.

Budak, Yatsan’ın önemli bir sanayi kuruluşu olduğunu, işverenin kimliğinden öte Türkiye’nin fabrikası olduğunu, sendikamızın sanayiden ve istihdamdan yana olduğunu, hepimizin işimizi sahiplenmemiz gerektiğini ancak işçilerin anayasal hak ve tercihlerine saygı gösterilmesi gerektiğini de sözlerine eklemiştir.

Şu durumda Yatsan işçilerinin tavrını net şekilde ortaya koyduğunu belirten Budak hiçbir sendikayı açıkça eleştirmek istemediğini ifade ederek bundan sonraki süreci açıklamıştır. Bu saatten itibaren fabrikada iş saatleri içinde sendikal çalışma olmayacağını, hiçbir işveren vekilinin sendikal baskı yapmayacağını, bu sebeple işten çıkarma olmayacağını sıralamıştır.

İşçilerin talebi sonucunda sürecin hukuksal boyuta taşındığını, mahkemelerin doğru kararı vereceğini ancak bu süreçte sendikamızın üyeleriyle beraber yoğun bir şekilde iş saatleri dışında sendikal üyelik çalışmalarını sürdüreceğini ve henüz üye olmayan işçileri ikna etmeye çalışacağını vurgulamıştır.

CIMG0534

Budak sözlerini bitirirken şayet bu anlaşmaya uyulmaması ve baskının sürmesi halinde yeniden eylemlerin başlayacağını ve artık üretimden gelen gücün devreye gireceğini de eklemiştir.

İşçiler coşkulu alkışlarla Genel Başkanımızı selamlamıştır. İşçiler baskının sona ereceğine dair kuşkularını paylaşmışlar, baskı yapan kişilerin isim listelerini vermişler, şayet baskı olması halinde neler yapılacağını sendikamız yetkilileri ile görüşmüşlerdir.

 

Teksif’in ziyareti

Sendikamızın işçilerle olan güçlü bağlarına karşın çoğunluğun kendisine üye olduğunu iddia ederek referandumdan vazgeçen Teksif Genel Merkezi ise ancak 6 Şubat tarihinde fabrikaya gelebilmiştir. Teksif Genel Sekreteri ve Mali Sekreteri yanlarındaki Söke’den getirdikleri işçilerin tezahüratları arasında işçilere seslenmişlerdir. Genel Sekreterin konuşmasını sendikamızı karalamak üzerine kurmasına karşın Yatsan işçileri DİSK’e yakışır bir disiplin içinde konuşmayı dinlemişlerdir. Teksif Genel Sekreteri çoğunluk yetkilerinin olduğunu, sendikamızın itiraz ederek işçilerin ekmeğiyle oynadığını iddia etmiş ve sendikamızın üye sayısı üzerinden küçümseyici ifadeler kullanmıştır.

Yanlarında gelen Teksif üyelerinin dışında alkış alamayan Teksif yöneticilerinin etrafını saran Yatsan işçileri ise neden sandıktan kaçtıkları, protokoldeki imzasının arkasında durmayanın işveren karşısında kendilerini nasıl savunacağı sorularını yöneltmişler ve baskıyla Teksif’e üye yapıldıklarını, kendi tercihlerine saygı göstermelerini istediklerini belirtmişlerdir.

 

Yatsan’da mücadele sürüyor

Yatsan işçisinin başına gelenler ülkemizde e-devlet şifresi üzerinden üyeliğin alındığı yeni sisteme geçişin ardından yaşanan en ciddi sorun olarak ülke kamuoyunun gündemine girmiştir. E-devlet şifrelerinin işçiden habersiz alınmasının yanı sıra habersiz şekilde bir sendikaya üye yapılmaları skandal düzeyinde bir suçtur. Ancak Yatsan işçisi bu dayatmayı kabul etmeyerek 2 hafta boyunca fabrika içinde direniş göstermiş ve Yatsan işçisinin örgütlü gücü karşısında sendikal baskının anlamsızlığı anlaşılmıştır.

Bu süreçte üretimin % 30 düşmesi, fabrika içinde çalışma yaşamındaki huzursuzluk tamamen işverenin kendi istediği sendikayı işçilere dayatmasından kaynaklanmıştır. DİSK Tekstil olarak işçilerle bir bütün olarak haklarımızı savunma konusunda irademiz bu süreçte net şekilde ortaya konmuştur. Sendikamız fabrikanın önemli üretim birimlerinde güçlü örgütlülükler oluşturmuştur. Önümüzdeki süreçte bir yandan hukuksal mücadele sürecek, diğer yandan fabrika içinde üye sayımızı arttırarak daha güçlü bir yapıya ulaşmak hedefimizdir. Bu konuda muhatabımız başka bir sendika değildir, çünkü hiçbir başka sendikanın işçiye dayanan bir örgütlü gücü yoktur. Tek muhatabımız işçilerin iradesine saygı göstermesi gereken Yatsan işverenidir. Yatsan işçileri bu mesajı net şekilde vermiştir ve hedeflerine ulaşmaya artık daha yakındırlar.