YATSAN İŞÇİSİ MÜCADELEDE KARARLI

İzmir’de Yatsan fabrikasında işçilerin “Onur Direnişi” kararlılıkla devam ediyor.

Yatsan yönetiminin ve Teksif sendikasının işbirliğinde işçilerin bir kısmının zorla, bir kısmının ise kendilerinden habersiz şekilde e-devlet şifrelerinin alınarak üye yapılmasına karşı işçiler hür iradelerine saygı gösterilmesi talebini çeşitli yöntemlerle açığa sermektedirler.

1620535_10152364613558888_1214821087_n

Türkiye emek hareketi açısından oldukça ilginç bir vaka olan ve e-devlet uygulamasına geçilmesinin ardından bu sistemin nasıl suiistimal edileceğine dair özgün bir örnek olan Yatsan’ın sendikalaşması kamuoyunun ilgisini çekmekte, her şey kamuoyunun önünde açıkça cereyan etmekte, inkar edenler ise zavallı bir duruma düşmektedirler.

18 Ocak’ta 3 sendikanın ve işverenin imzaladığı işyerinde referandum yapılması ve işçinin seçimine tüm tarafların saygı göstermesi kararı işçilerin DİSK’i seçeceğinin anlaşılmasının ardından 17 Ocak günü işverence iptal edilmiş, bunun üzerine 30’u aşkın araçla 150’yi aşkın işçi fabrika önüne DİSK bayraklarıyla giderek haklarına sahip çıkmış, ardından da İzmir merkeze kadar konvoy halinde giderek taleplerini tüm İzmir’le paylaşmıştı. Referandum protokolünü inkar ederek “spekülasyon” olduğunu iddia eden Teksif Basın Bürosu için referandum protokolünü bir kez daha yayınlıyoruz. Acaba Teksif adına imza atan kişi Teksif’in bilgisi dışında mı çalışmaktadır?

YATSAN PROTOKOL

O tarihe kadar fabrika içinde işverenin desteğiyle üyelik yapmaya çalışan Öz İplik İş fabrikadan ayrılmış ancak 20-21 Ocak tarihlerinde işveren öncesinde engel çıkardığı Teksif’i davet etmiş ve DİSK yerine işçilerin Teksif’e gitmesi baskısını yapmaya başlamıştı. Dahası işçilerin haberi olmadan e-devlet şifreleri alınmış ve çok sayıda işçi Teksif’e üye yapılmıştı. Bu sayede bir anda Teksif çoğunluğa ulaşmış ve çoğunluk belgesini Bakanlık’tan almıştı. Bu durum Torbalı PTT müdürlüğünce de itiraf edilmiş, onlarca işçinin açık beyanlarının yanı sıra video-ses kayıtları ile de kanıtlanmış ve konu hakkında Postane çalışanları ve Yatsan yöneticileri aleyhinde yargıya başvurulmuştur.

CIMG0472

Yatsan işçileri kendilerine yapılan bu dayatmayı reddetmektedir. 22 Ocak tarihinden 31 Ocak tarihine kadar her gün öğle molasında, çay molalarında ve iş çıkışında yüzlerce Yatsan işçisi fabrika bahçesinde bir araya gelmekte ve sloganlarla iradelerini açıkça ortaya koymaktadır. Halaylar ve horonlar oynayan işçiler “sandık gelecek bu iş bitecek”, “İnadına sendika inadına DİSK”, “Teksif imzanın arkasında dur”, “yalancı sendika istemiyoruz” sloganlarını coşkuyla atmışlardır.

Ayrıca işçiler fabrika içinde imza toplayarak referandum taleplerinde ısrarcı olduklarını ve istekleri dışında bir sendikaya üye yapıldıklarını beyan etmektedir.

Yetki aldığını ilan etmesine karşın Teksif’ten istifaların da ardı arkası kesilmemekte ve sendikamıza üyelikler devam etmektedir. 29-30 Ocak tarihlerinde yetkinin duyurulması üzerine işçilerin mücadeleden vazgeçeceği beklentisi ile içeride yapılan baskının azaltılması sonucunda çok sayıda işçinin sendikamıza üye olması üzerine 31 Ocak tarihinde başta üretim müdürü olmak üzere Yatsan yönetiminin işçilere baskısı yoğunlaşmıştır.

“İlginç şekilde”, sendikamıza üye olmak için Teksif’ten istifa eden işçiler bir saat geçmeden üretim müdürünün yanına çağrılmakta ve yönetim tarafından neden istifa ettiği kendilerine sorulmakta, DİSK Tekstil’den istifa etmeleri istenmektedir. Umarız sadece bizlerin değil basın mensuplarının da gözü önünde yaşanan ve çeşitli kayıtlarla da desteklenen bu iddialarımızı reddetme hatasına Teksif ve yönetim düşmez. Teksif temsilcisi sıkça fabrikaya girip çıkmakta ve istifa edenleri yönetime bildirerek işçilerin baskı görmesine neden olmaktadır.

1551768_10152173817993493_950304529_n

Teksif’in fabrikada hiçbir tabanı bulunmamaktadır. Bir önceki hafta işyerinde servis desteği alarak düzenlediği yemek davetine yalnızca 20-25 işçi icabet etmiştir. Yemeğe dışarıdan gelenlerle beraber yaklaşık 50 kişi katılmıştır. Yine gerçekleştirdiği küçük toplantıda Teksif Söke Şube Yönetiminden bir kişi kendisini sendikamızın örgütlediği VF EGE’nin çalışanı olarak göstermiş ve sendikamızı kötülemiştir. Sendikamız kendisinin değil eşinin VF’de çalıştığını işçilere belirtmiş ve bu şahsa kendisiyle eşinin bordrolarını açıklaması çağrısında bulunmuştur. Acaba hangisinin ücreti daha yüksektir?

Dahası günlerce sendikamız üyelerinin kitlesel protestoları üzerine 31 Ocak günü öğle molasında yaklaşık 25 kişilik bir işçi grubu Teksif sendikasının aracını yanına giderek Teksif lehine slogan atmıştır. Bir tarafta 25 işçinin, diğer tarafta yüzü aşkın işçinin toplandığı bir ortamda provakatif konuşmalar yaparak sendikamıza saldıran Teksif yetkilisine işçiler tepki göstermiştir. İşçiler “hepimiz kardeşiz, bizi kimse bölemez”, “imzanın arkasında dur” sloganları atmıştır.

Akşam iş çıkışında DİSK Tekstil’in yetkililerinin yanına kalabalık işçi grupları gelmekte ve servis arabalarındaki işçiler de sevgi gösterileri yapmaktadır. Teksif yetkilisi ise başka fabrikalardan getirdiği üyesi işçilerin ve basının gözleri önünde yalnız kalmaktadır.

1 Şubat günü Genel İş Sendikası’nda bir araya gelen Yatsan işçileri süreci değerlendirmiş ve yeni kararlar almıştır. Toplantıya sendikamız Genel Merkez Yöneticisi Mustafa Ali Utku, Örgütlenme ve Uluslararası İlişkiler Daire Müdürü Emre Eren Korkmaz, Söke Şube Başkanı Cemal Poyraz, Söke Şube Sekreteri Şadiye Kirazcıoğlu, İzmir İl Temsilcisi İbrahim Yıldız da katılmıştır. Coşkulu ve kitlesel geçen toplantıda sendikamız yetkilileri kararlılıkları nedeniyle Yatsan işçilerini kutlamıştır. Sendikamızın yetkilileri Yatsan’da iki sendika arasında rekabet olmadığını, sorunun işçilerle işveren arasında olduğunu ve işverenin en sonunda işçilerin iradesine saygı göstermeyi öğreneceğini vurgulamıştır. Sendikamız yöneticileri yasal süreç hakkında bilgi vermiş ve e-devlet şifrelerinin hileli alınması ve sendikal baskı davalarının açıldığını, bunlarla beraber fabrikanın çoğunluğunun imza attığı referandum talepli dilekçemizle önümüzdeki hafta içi büyük bir eylem düzenleyerek çoğunluk yetkisine itiraz edileceğini ilan etmiştir.

İşçi tabanı olmayan ve sadece işverene dayanan bir anlayışın imzaladığı toplu iş sözleşmesinin bir geçerliliğinin olmayacağını belirten sendikamız yetkilileri üyelik çalışmasının devam edeceğini ve baskılara karşı daha etkili eylemlerin yapılacağını belirttiler. Sendikamızın örgütlü olduğu üretim birimlerinde yapılamayan baskının daha az üyemizin olduğu birimlerde yoğunlaştığını belirten işçiler de baskı yapanlara karşı gerekli adımların atılması talebinde bulundular ve daha fazla üyelik için çalışmalarını yoğunlaştıracaklarını ilan ettiler.

1780909_10152364613718888_275253294_n (1)

Sloganlarla kesilen konuşmalarda sorular soran işçiler zafere olan inançlarını çeşitli vesilelerle dile getirdiler. Sürecin başında baskı gören Teksif yetkilisinin çağrısına uyup kendisine dayanışmaya gelenlerin de DİSK üyesi olduğunu belirten işçiler Teksif’in bir daha benzeri bir eylem yapamadığını, işçiler tarafından reddedildiğini, Teksif yetkilisinin bir anda tavır değiştirerek işverenin yanında olmasına duydukları tepkiyi izah ettiler. İşçiler ayrıca Teksif ve DİSK Tekstil başkanlarının ve yöneticilerinin fabrikaya gelmesi halinde herkesin mevcut gerçekliği göreceğini de belirtmişlerdir.

Yine Teksif’e üyelik yapılması için çaba gösteren ve işçilere baskı yapan kişilerin isimlerini sendikamız yetkililerine ileten işçiler özellikle baskı yapan bir kişinin başka bir yerde işi olan ve vergi borcu nedeniyle firmada sigortasız çalışan bir şahıs olduğunu dile getirdiler.

Bir işçi kendisini arayan Teksif yetkilisine referandum imzasının arkasında duramayan bir sendikacının işveren karşısında işçiyi nasıl savunacağını sorduğunu belirtirken bir diğeri de öncesinde lavaboya gitmeye korktuğunu, patrondan çekindiğini ancak şimdi büyük bir güvenle eylem yaptıklarını anlattı.

Ayrıca DİSK Tekstil yetkililerine dönük “terörist” ithamında bulunan yöneticilere tepkilerini dile getiren işçiler bazı ustabaşlarının DİSK gelirse fabrika kapanır diyerek işçileri korkutmaya çalıştığını açıkladılar. Yine Teksif’ten istifa eden bir grubun kendilerine baskı yapan yöneticilere bağımsız kalacaklarını belirtmeleri üzerine yönetimden kendilerine sendikalara karşı “sendika istemiyoruz” diye slogan atmalarının da teklif edildiğini iddia ettiler.

İşçiler tüm bu kargaşanın ve tartışmanın sebebinin referandum kararını tek yanlı iptal eden Yatsan yönetimi olduğunu, diğer sendikaların işbirliği yapmasının da utanç verici olduğunu vurguladılar.

Yatsan işçisi tüm kamuoyunun gözü önünde Onur Direnişini sürdürmektedir. Mahkemeler nezdinde, İş Teftiş Kurulu, Bakanlık ve Meclis nezdinde ve uluslararası alanda da çalışmalar yoğunlaşacaktır. İşçilerin açıkça haykırdıkları iradelerine saygı duyulması talebi en sonunda hayat bulacaktır.