DİSK TEKSTİL’DEN BAKANLIĞA REFERANDUM ÇAĞRISI

Sendikamız, yetki uyuşmazlıklarında ortaya çıkan hukuk sorunlarını ele alan bir mektup hazırlayarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Çelik’e gönderdi.

Mektupta, özellikle yetki uyuşmazlıklarından kaynaklanan davaların 2-3 yıl geçmesine rağmen sonuçlandırılamadığına değinildi.

İşverenlerin mahkeme süreçlerinin uzunluğunu, örgütlenme ve toplu sözleşme hakkının engellenmesinde bir araç haline getirdiği vurgulandı.

Yaşanan sorunlar örneklerle anlatılarak, çözüm yolu olarak referandumun getirilmesi istendi.

Genel Başkanımız Rıdvan Budak ve Genel Sekreterimiz Muzaffer Subaşı tarafından gönderilen mektup, 14 Ağustos 2014 tarihli Cumhuriyet gazetesinde de haber oldu.

Emek Dünyası köşesini hazırlayan Olcay Büyüktaş, mektupta dile getirilen sorunları “mahkeme süreci sözleşmeye engel” başlığıyla okurlarına duyurdu.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’e gönderilen mektubun tam metni aşağıda sunulmuştur:

Sayın Çelik;

6356 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girmesinden önce, başta Bakanlık olmak üzere, çeşitli çevrelerce yeni yasanın örgütlenmenin önünü açacağı, yetki süreçlerinin kısaltacağı ve toplu sözleşme hakkına erişimin kolaylaşacağı ileri sürülmekteydi.

Üyelik ve üyelikten çekilme işleminin e-devlet kapısı üzerinden olması mevcut olan sorunları çözmekte yetersiz kalmıştır. Geçmişteki üyelik ve üyelikten çekilme konularında yaşanan sorunlar bu kez farklı boyutlar kazanmıştır.

Sonuç olarak bakıldığında, yaşanan her türlü olumsuzluk örgütlenme ve toplu iş sözleşmesi sürecinin hukuk yoluna taşınmasına yol açmaktadır. Ön görüldüğü gibi yeni getirilen sistem hukuk süreçlerini de kısaltmamıştır. Yeterli delil olmamasına rağmen, işverenlerin iki satırlık yazı ile çoğunluğa itirazı nedeniyle bir davanın ön duruşması bile 3 aydan önce yapılmamaktadır.

Açılan davalar Yargıtay süreçleriyle birlikte 3 yılı aşan sürülerle dahi sonuçlanamamaktadır. Uzayan bu süreçler nedeniyle verilen emek, yaşanılan sıkıntı boşa gitmekte, işçiler umutsuzluğa kapılmakta, sendikalara olan güven zayıflamaktadır. Dolayısıyla yetki uyuşmazlığı nedeniyle açılan davalar örgütlenme hakkını yok etmenin bir başka aracı haline dönüşmüştür.

Sendikamızın örgütlendiği işyerlerinde çoğunluk tespitine yapılan itirazlar nedeniyle açılan ve halen devam eden davalardan bir kaçı aşağıda sıralanmıştır:

İşyeri İşçi Sayısı Çoğunluk Tespiti Dava Başlangıcı Durumu
1- Bekaert (Çerkezköy) 289 08.12.2010 22.12.2010 3 yıl 8 aydır sürüyor
2- Hyosung (Çerkezköy) 313 31.05.2011 10.06.2011 3 yıl 2 aydır sürüyor
3- Burtekst (Gaziantep) 159 15.09.2011 15.09.2011 2 yıl 11 aydır sürüyor
4- İnteks (Çerkezköy) 180 01.11.2013 18.11.2013 9 aydır sürüyor

Bütün bu örnekler göstermektedir ki işçilerin işlerini kaybetme pahasına örgütlenmesi, toplu sözleşme hakkına kavuşma istekleri mahkeme koridorlarında boğulup gitmektedir.

Örgütlenme ve toplu iş sözleşmesi hakkının tam anlamıyla kullanılabilmesi, yetki uyuşmazlıklarının hızla çözümlenebilmesi bu tür mahkeme süreçleriyle sağlanamaz. Geçmişte başarıyla uygulanmış, Konfederasyonumuzun ilkesi haline gelmiş REFERANDUM kolay, hızlı ve kalıcı çözüm için temel yoldur. Hiç olmazsa, işverenlerin itirazlarında referandum kuralı uygulanmalıdır.

Toplamda tüm işkollarında yüzde 10’u bile bulmayan örgütlülüğü daha geniş işçi kitlesine yaymanın başka bir çıkar yolu yoktur.

Bu nedenle ilgili tüm taraflara sunulmak üzere yetki uyuşmazlıklarında referandum kuralını getiren yeni yasal düzenleme için bir çalışma yapılması gerektiğini düşünüyor ve sizden bu konuda gerekli girişimleri başlatmanızı talep ediyoruz.