TAŞERONSUZ BİR TÜRKİYE İÇİN MÜCADELEYE DEVAM!

DİSK Genel Başkanı Kani Beko’nun, “İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”nda taşeronlaştırma ile ilgili yer alan düzenlemelere ilişkin yaptığı açıklama:

TAŞERONSUZ BİR TÜRKİYE İÇİN MÜCADELEYE DEVAM!

Bilindiği üzere dün DİSK, Türk-İş ve Hak-İş Başkanları 5 Haziran 2014 tarihinde Başbakan Erdoğan ile görüşerek, üç konfederasyonun torba yasa tasarısındaki taşeronlaştırma ile ilgili 5 maddeye dair çekincelerini iletmiştir. Bu görüşmenin ardından akşam saatlerinde DİSK, Türk-İş ve Hak-İş, Hükümet ve Bakanlıkların yönetici ve temsilcilerinin katılımı ile Meclis’te söz konusu 5 madde ile ilgili bir toplantı gerçekleştirilmiştir. Bu toplantının sonuçlarına ilişkin olarak Konfederasyonumuzun değerlendirmesi aşağıda sunulmuştur:

• Üç Konfederasyonun ortak görüş hazırladığı 5 maddenin 4’ü taşeronlaştırmanın daha da yaygınlaştırılması ve kuralsızlaştırılmasına yol açabilecek maddelerdir, diğer madde ise taşeron işçilerin sendikalaşma ve toplu pazarlık hakkına ilişkindir.

• Toplantının sonucunda, taşeronlaştırmanın daha da yaygınlaştırılması ve kuralsızlaştırılmasına yol açabilecek maddelerin bazılarının tümünde, bazılarında ise kısmen taleplerimiz karşılanmıştır.

• “Muvazaanın” tespiti halinde taşeron işçilerinin asıl işverenin işçisi haline gelmesini engelleyen tasarının 1. maddesi tümüyle geri çekilmiştir. Bu maddede talebimiz tümüyle kabul görmüştür.

• İş müfettişlerinin “muvazaa” incelemesi ve tespiti yapma yetkisini kaldıran tasarının 10. maddesi ile ilgili olarak; müfettişlerinin bu yetkisi korunurken, müfettişlerin tespitinin ardından iş mahkemesine idare tarafından itiraz edilmesi zorunlu hale getirilmiş, itiraz süresi 30 işgücüne çıkarılmış ve ayrıca Yargıtay’a temyiz yolu (Yargıtay’ın kararını belli bir süre zarfında vermesi zorunluluğunun getirilmesi ile birlikte) açılmıştır. Üç konfederasyonun ortak talebinin mevcut düzenlemenin korunması olduğu göz önünde bulundurulduğunda, talebimizin kısmen karşılandığı ancak özellikle Yargıtay’a temyiz yolunun açılması ile birlikte müfettiş incelemesi ile muvazaanın hızlı bir biçimde tespitinin önüne geçildiği söylenebilir.

• Üç konfederasyonun tümüyle kaldırılmasını talep ettiği tasarının 11. maddesinde, Bakanlar Kuruluna verilen “yardımcı işleri tespit etme yetkisi” ile ilgili olarak “yerleşik yargı içtihatlarının esas alınması” şartı ilave edilmiş; kamunun asıl işlerini taşerona vermesi ile ilgili olarak öngörülen “yeterli nitelik veya sayıda personel olmaması durumunda” ifadesi madde metninden çıkarılmıştır. Sonuç olarak ortak talebimiz tümüyle karşılanmamış olmamakla birlikte, Bakanlar Kurulu’na tanınan yetki kısmen sınırlanmış ve Yargıtay içtihatları ölçütüne bağlanmış; kamuda taşeronlaştırmanın daha da yaygınlaşmasına neden olabilecek bir ifade yasadan çıkarılmıştır.

• Üç konfederasyonun tümüyle kaldırılmasını talep ettiği ve muvazaanın tespiti halinde işçilerin kamunun işçisi sayılmasını engelleyen tasarının 12. maddesinin 4. fıkrası madde metninden tümüyle çıkarılmış ve talebimiz tümüyle karşılanmıştır.

• Taşeron işçilerin sendikalaşma ve toplu pazarlık hakkını düzenleyen tasarının 13’üncü maddesi ile ilgili olarak, üç konfederasyon, “toplu iş sözleşmesinin doğrudan asıl işveren ile yapılması ve toplu sözleşmeden doğan maliyet farkının idare tarafından ödenmesinin zorunlu hale getirilmesini” talep etmiştir. Bu talebimiz kabul görmemiş olmakla birlikte, sendikanın yetki aldığı alt işverenin kamu işveren sendikasına yetki vermesini ve dolayısıyla ücret farkı ödenmesini zorunlu hale getiren bir düzenleme öngörülmüştür. Bu düzenlemenin Anayasa’ya uygun olmadığı tarafımızca ifade edilmiştir.

Sonuç olarak, taşeronlaştırmanın daha da yaygınlaşması ve kuralsızlaştırılması, taşeron işçilerinin kamunun işçisi olmasının tek olanağının da ortadan kaldırılmasına yol açabilecek düzenlemelerin kısmen geri çekilmesi sağlanmıştır.

• Anımsatmak isteriz ki, DİSK, taşeronlaştırmanın tümüyle yasaklanmasını ve hem kamuda hem özel sektörde taşeron işçilerinin asıl işverenin işçisi sayılmasını savunmaktadır ve savunmaya devam edecektir. Meclis’e sevk edilen tasarı ise taşeronlaştırmanın yasaklanması ya da sınırlanması bir yana taşeronlaştırmanın daha da yaygınlaşmasına yol açabilecek düzenlemek içermektedir. Bu anlamda, üç konfederasyonun ortak hareket ederek, en azından taşeronlaştırmaya ilişkin mevcut sınırlama ve düzenlemelerin korunması için bir süreç işletmesi ve bu konuda kısmen mesafe kat etmesi önemlidir.

• Bununla birlikte tasarı, öneri ve taleplerimiz doğrultusunda değiştirilmiş haliyle dahi temel talebimizi karşılamaktan uzaktır. Taşeronlaştırma gerçeği orta yerde durmaktadır. İş Yasası’nda korumaya gayret ettiğimiz taşeronlaştırmayı sınırlandıran hükümlere rağmen taşeronlaştırmanın yasaya da aykırı biçimde ne kadar yaygınlaştığı ortadadır. Uygulanmayan muvazaa kararları hala mevcuttur, taşeron işçilerinin sendika üyelikleri geçerli sayılmamaktadır. Soma’da yaşanan maden faciası ve bu facianın ne ilk olduğu ne de son olacağı gerçeği önümüzde durmaktadır.

• Bütün bu gerçeklerden hareketle, DİSK, taşeronlaştırmanın tümüyle yasaklanması için mücadelesini sürdürmeye, müzakereyi mücadele ile birlikte yürütmeye, işyerlerinde ve alanlarda mücadele etmeye devam edecektir. DİSK tüm emek ve meslek örgütlerini, emekten yana tüm güçleri, sendikalı ya da sendikasız, taşeron ya da değil tüm işçileri ve emekçileri, taşeronsuz bir Türkiye için mücadele etmeye davet etmektedir.