Sayın Başbakan Çalışma Meclisinde konuşuyor…

1-      Kıdem tazminatı tartışmasını işçi tarafı hiçbir zaman gündeme getirmemiştir. Kıdem tazminatı bir haktır, eksiltilmesi söz konusu olamaz. Hükümete en yakın Konfederasyonlar bile bunu tartışmaya açmaya cesaret edemezler.

2-       Kıdem tazminatı bir yasal haktır. Yasal hakları korumaya ve güvenceye almak hükümetlerin en temel görevidir. Kıdem tazminatı alamayanlar alsın diyorsanız bunu çeşitli yasal güvencelere kavuşturmak mümkündür.

Bunun için kayıt dışı ekonomiyi kayıt içine almak birinci şarttır. Resmi verilere göre bu hükümet döneminde kayıt dışı % 10 oranında azalmıştır. Ama hala % 36 civarında kayıt dışı vardır Bunun ortadan kaldırılması lazımdır.

İşçi ve işverenin kıdem tazminatı konusunda anlaşması mümkün değildir. “Aranızda anlaşsaydınız” veya “anlaşın” demek geçmişte hep sermayenin istediğine uygun davranmayı gerekçelendirmek için kullanılan bahaneler oldu. TÜSİAD ve diğer işveren örgütleri de açıkça kıdem tazminatının 15 güne inmesini istiyor.

Sosyolojik gerçek şu ki dünyada ilerlemiş, gelişmiş, dogmalardan kurtulmuş, aklı ve vicdanı öne koymuş, sınıflar arası uzlaşma sağlamış toplumlarda yani çağdaş demokrasilerde yurttaşlar örgütleri aracılığıyla yaşam alanlarında temsil edilir. Oysaki ülkemizde çalışanların örgütleri güçsüzdür ve emekçilerin örgütlenmesine iktidar iyi gözle bakmamaktadır.

Bu noktada şayet sorunlar gerçekten çözülmek isteniyorsa, Sayın Başbakanın ve hükümetin yapması gereken ulusal geliri daha adaletli paylaştırmak ve yasalarla çalışanların haklarını güvence altına almaktır.  Gelirleri aynı olmayan insanların yaşamları da aynı değildir. Devletlere ve devletleri yöneten iktidarlara düşen görev de bütün bu olumsuzlukları gidermektedir.

AKP’nin iktidar olduğu 10 yıllık dönemde dolar milyarderi sayısı beşten elliye çıkmıştır. Esas hükümetin çözmesi gereken burasıdır. Yani ulusal gelirin daha adaletli paylaşımıdır.

Kıdem tazminatına dokunulmamalı, işçinin sendikalı olması için örgütlenmesinin önündeki onlarca engel kaldırılmalıdır. İşçinin temel hakkı olan kıdem tazminatıyla uğraşan hükümet-işveren ikilisi bu tutumundan vazgeçmeli ve işçilerin sendikalaşmasına karşı tavırlarını değiştirmelidir. Halihazırda işçilerin büyük kısmı güvencesiz şartlarda, uzun saatler ve düşük ücretlerle çalışmakta ve mevcut haklarından yararlanamamaktadır. Çalışma yaşamını iyileştirmek yerine kıdem tazminatını kaldırmak veya süresini düşürmek, bölgesel asgari ücret ve esnek çalışma biçimlerini gündemleştirmek çalışma hayatını milyonlarca emekçi için tam bir köle pazarına çevirecektir. Bu tehlikeli bir oyundur çünkü toplumun tüm bunları sessizlikle kabullenmesi artık mümkün değildir.