PRO GE (Avusturya Sanayi İşçileri) Kongresi (25-27 Kasım)

Avusturya Sanayi İşçileri Sendikası (PRO GE)25-27 Kasım tarihlerinde Viyana’da 2. Kongresini gerçekleştirdi. Kongreye çok sayıda ülkeden sendika temsilcileri davet edildi. Ülkemizden DİSK Tekstil İşçileri Sendikası Genel Başkanı Rıdvan Budak ve Örgütlenme ve Uluslararası İlişkiler Daire Müdürü Emre Eren Korkmaz da PRO Ge tarafından davet edildi.

“Yenilikçi, Güçlü ve Toplumsal olarak Aktif” sloganıyla toplanan kongrenin ilk günü (25 Kasım) açılış töreni ile başladı. PRO GE Başkanı Rainer Wimmer açılış konuşmasında Avusturya’da sanayi sendikalarının birleşmesinin ardından ilk dönemi başarılı şekilde tamamladıklarını, sendikanın uzun dönemli politikalar belirlediklerini ve küresel krize karşın hükümet ve işverenlerle beraber karar altına aldıkları politikalar sayesinde krizden en az etkilenen ülkeler arasında yer aldıklarını vurguladı.

Wimmer, son dönemde krize rağmen iyi toplusözleşmeler imzaladıklarını, bilhassa metal sektöründe metal işverenlerinin dayatmalarına karşı sokaklarda etkili eylemler gerçekleştirdiklerini, grev kararı aldıklarını ve greve az bir süre kala taleplerinin kabul edildiğini dile getirdi. Metal sektöründeki toplusözleşme ile güvencesiz çalışma biçimlerine izin vermediklerini açıkladı. 1500 euro asgari ücret taleplerini koruduklarını belirtti.

PRO GE Başkanı iyi toplusözleşmelerin iç tüketimi geliştirmesi sebebiyle ekonomiyi canlandırdığını ve küresel kriz nedeniyle zor durumda olan ihracatçı firmaların iç tüketim sayesinde toparlanabildiğini vurguladı.

Wimmer işverenlere de çağrı yaparak Avusturya’da ulusal ve sektörel düzeyde yapılan toplusözleşme düzeninin bozularak sadece şirket düzeyinde toplusözleşme imzalanmasına izin vermeyeceklerini, bu tür çabaların kendilerine zarar vereceğini ve Avusturya’da işleyen sosyal ortaklık sistemini savunacaklarını sözlerine ekledi.

Wimmer ayrıca Avusturya’da esnek çalışmanın yaygın olduğunu, çalışma sürelerinin 41 saatle birçok Avrupa ülkesinden fazla olduğunu, emeklilik yaşının yükseltilmesi planlarını kabul etmeyeceklerini de belirtti.

Wimmer sözlerini bitirirken yıllık kar oranları çok yüksek olan şirketlerin halen fiyat düşürmek için tedarikçilerine baskı yaptığını, işçi haklarına saygı göstermediğini, bir dengenin sağlanması gerektiğini söyledi.

PRO GE Başkanının ardından söz alan İşçi Odaları Başkanı Rudolf Kaske, işverenlerin 19. yy. çalışma yaşamını özlediklerini ancak işçilerin 20. Yy.da elde ettikleri hakları geri vermeyeceklerini vurguladı. Emeklilik yaşına dair tartışmalara da değinen Kaske, emeklilik sisteminin devamlılığı için işçilerin iyi işlerde, tam zamanlı çalışmasının şart olduğunu belirtti. Kaske sosyal refah devletinden vazgeçilemeyeceğini, herkesin iyi eğitim almaya hakkı olduğunu, bunun sanayi için de şart olduğunu, kaliteli üretim için vasıflı işçilere, bunun için de iyi bir eğitime ihtiyaç olduğunu açıkladı.

IndustriALL Küresel Sanayi İşçileri Sendikası Genel Sekreter Yardımcısı Monika Kemperle küresel düzeyde sendikal mücadelenin oldukça zorlu olduğunu, işçi haklarına saldırıların arttığını, birçok ülkede sendikacıların öldürüldüğünü veya hapse atıldığını anlattı ve özellikle Bangladeş tekstil işçilerinin mücadelesine değindi. Kemperle medyanın gerçekleri göstermediğini, örneğin Yunanistan’da krizin sebebi olarak işçilerin tembelliğinden bahsedildiğini, oysaki Yunanistan’da batanın sistem olduğunu dile getirdi.

Avusturya Sendikalar Birliği (ÖGB) Başkan Yardımcısı Sabine Oberhauser de Avusturya’nın düşük ücretli üretim yapmadığını, yüksek teknolojili sanayi ürettiğin, bu nedenle işçilerin eğitim ve sağlık hizmetlerinden vazgeçilemeyeceğini vurguladı.

Kongrede söz alan Avusturya Başbakanı Werner Faymann rekabetin önemli olduğunu ancak rekabetten anladıklarının kötü şartlarda çalışmak olmadığını, kendilerinin rekabet anlayışının demokrasiyi, temsiliyeti, yaşam standardını geliştirmede kendisini gösterdiğini belirtti ve bir ülkede gençler işsizse sosyal adalet ve barıştan bahsedilemeyeceğini söyledi. Faymann Avrupa bütünleşmesinin tehlikeye girdiğini, genç işsizliğin oldukça yüksek olduğu AB’de gençlerin Ortak Avrupa fikrine sempati duymayacaklarını, ekonomik durumun sömürülmemesini ve sosyal hizmetlerden vazgeçilemeyeceğini açıkladı.

Başbakandan sonra söz alan Avusturya Cumhurbaşkanı Heinz Fischer, PRO GE’nin 250 bin sanayi işçisinin temsilcisi olarak ülke ekonomisinde sorumluluğunun yüksek olduğunu, kuruluş kongresinin ardından başarılı çalışmalar yapan sendikayla gurur duyduğunu belirtti ve sendikaların bir ülkede demokrasinin gelişmesi ve sosyal adalet için vazgeçilemez önemde olduğunu vurguladı.

26 Kasım günü kongre Avrupa gündemiyle başladı. IndustriALL Avrupa Sendikası Başkan Yardımcısı Renzo Ambrosetti eskiden Avrupa’da sendikaların rahat sularda yüzdüğünü ancak son krizle beraber fırtınalı denizlerde ayakta kalmaya çalıştığını ve geleceğe dair ciddi kaygıları paylaştıklarını belirtti. Tasarruf paketleri, güvencesiz çalışma, ücretlerin baskı altına alınması, hakların gasp edilmesi ve yüksek işsizlikle krizin daha da derinleştiği belirtildi. Avrupa genelinde toplusözleşme düzenine yönelik saldırıların kabul edilemez olduğunu söyleyen Ambrosetti, sürdürülebilir istihdam/yatırım, sosyal haklar ve adil ücret ile çalışma yaşamının demokratikleşmesi konularının vazgeçilmez olduğunu vurguladı. Ambrosetti neo-liberal politikaların reddedilmesini ve gerçek dayanışma için krizden etkilenen ülkelere ikinci Marshall Planının uygulanması önerisini açıkladı.

Ardından söz alan ÖGB’nin eski başkanı ve mevcut Çalışma Bakanı Hundstorfer, Avusturya’da çalışma yaşamının zaten esnek olduğunu, daha fazla esnekleşmesini kabul etmeyeceklerini, işsizlik oranı Avusturya’da diğer ülkelere nazaran düşük olsa da bu sorunu çözmek için çaba göstereceklerini, özellikle 15-19 yaş arasında çalışan gençler arasında işsizliği çözmek için mesleki eğitime özel önem vereceklerini dile getirdi.

Konuşmaların ardından son kongreden bu yana yaşamını yitiren 850’yi aşkın PRO GE üyesi anıldı.

Konuşmaların ardından kongrenin iç gündemlerine geçildi. PRO GE Genel Sekreteri faaliyet raporunu okudu. Sendikal baskının Avusturya’da arttığını örnekleyen Genel Sekreter örgütlü oldukları işyerlerinin ve içinde yer aldıkları İş Konseylerinin sayısında düşüş olduğunu ve işçilerin sendika ve iş konseylerinde görev alma isteklerinin azaldığını, işveren temsilcilerinin de sendika ve iş konseyleri ile çalışmayı istemediklerini araştırmaların gösterdiğini vurguladı. İşverenlerin toplusözleşmelere uymaktan kaçındıklarını, bu nedenle işverenlere 2002’de 2,4 milyar euro ceza verilirken bu cezanın 2012’de 13,7 milyar dolara yükseldiğini gösterdi.

Genel Sekreterin ardından Mali Sekreter sendikanın mali durumunu açıkladı. Öncelikle üye sayısındaki değişimleri izah eden Mali Sekreter 2009’da 237 bin üyelerinin olduğunu, 2012’de ise bunun 230 bine düştüğünü belirtti. PRO GE işsizlik gibi durumlarda üyelerine maddi yardımlarda da bulunmaktadır ve 2009-2012 arasında 5 milyon 183 bin Euro yardımı üyelerine ödemiştir. Bunun 3 milyon 337’ini işsizlik yardımı olarak ödenmiştir.

Sosyal Haklar/Sosyal Politika Genel Sekreteri de 2009 Kasım ayında kurulan PRO GE’nin krizin en sert olduğu dönemde doğduğunu ve sendikanın krizin etkilerini azaltmak için bir politika belirlediğini anlattı. Buna göre PRO GE’nin girişimleri sonucu hükümet ücretler üzerinde vergiyi düşürmüş, bu sayede iç talep artmış ve ekonomik büyüme güvence altına alınmıştır. Ayrıca firmaların kitlesel işten çıkarmaları gündeme getirmesi üzerine sendika bu işçilerin işten çıkarılması yerine geçici olarak kısa süreli çalışmasını teklif etmiş ve kabul edilmiştir.

Genel Kurul seçimlerin gerçekleşmesiyle sona erdi. Genel Kurul sürecince PRO GE üyesi Türk işçiler de sendikamıza yoğun ilgi gösterdi. Türkiye’deki toplumsal mücadeleye dair sorularını paylaşan arkadaşlarımız Avusturya’daki sendikal deneyimlerini de aktardılar.