Ölümlere varan polis şiddetine son

Ülkemizde Haziran ayından bu yana anayasal hakkı olan söz ve ifade özgürlüğünü kullanmak isteyenlere yönelik aralıksız uygulanan polis şiddetine artık bir son verilmesi çağrısında bulunuyoruz.

Hükümeti eleştirmek, istifaya davet etmek demokratik bir haktır. Okulunda, işyerinde, mahallesinde, kentinde otoritelerin plan, proje ve politikalarını benimsemeyen, istemeyen insanların eleştiri ve taleplerini kamuoyuna açıklaması ve bir araya gelmesi temel demokratik bir haktır, meşrudur. Ancak ne yazıktır ki, Haziran ayından bu yana ülkenin onlarca şehrinde milyonlarca yurttaşımız sokaklara çıkarak rahatsızlıklarını ortaya sermekte ancak anayasaca güvence altına alınan bu hak yok sayılmakta ve hükümeti eleştiren hiçbir toplu harekete izin verilmemektedir. Tüm talep ve istekler orantısız bir polis şiddetiyle cevaplanmaktadır. Yalnızca bir araya gelenler değil, o sırada oradan geçenler, o bölgede oturanlar, çalışanlar, yaşlı-çocuk denilmeden biber gazına maruz kalmakta, polisin fiziksel şiddetine uğramaktadır.

1 Mayısları yasaklayan, yasal grevleri kırmak için açıkça müdahalede bulunan, işçilerin-emekçilerin taleplerine kulak asmadan çalışma yaşamını değiştirmeye kalkan, kıdem tazminatını kaldırmaktan taşeron çalışmaya bir dizi kölece uygulamaya imza atmaya kalkan hükümet artık sınır tanımamaktadır.  Ülkenin tüm toplumsal kesimlerini, çevrecileri, öğrencileri, kadınları, kent sakinlerini, kendisine “hayır” diyen hiç kimseyi dinlememektedir. Medyanın karartma çabalarına karşın uygulanan polis şiddeti sonucunda binlerce yurttaşımız yaralanmış, yüzlercesi tutuklanmış, onlarcası kör olmuş ve ne yazık ki gençlerimiz öldürülmüştür. Gözümüzün önünde, hepimizin tanıklığında öldürülen Ethem’i Mehmet, Ali İsmail, Medeni, Abdullah takip etmiştir. 9 Eylül akşamı öldürülen Ahmet Atakan’la beraber üzüntümüz daha da perçinleşmiştir.

Sendikamız Ethem’in, Mehmet’in, Ali İsmail’in, Medeni’nin, Abdullah’ın ve Ahmet’in ailelerine ve sevdiklerine başsağlığı, tüm yaralı yurttaşlarımıza şifa dilemekte, gözaltına alınanların ve tutuklananların serbest bırakılmasını talep etmektedir. Kent meydanlarına yönelik anti-demokratik eylem yasakları kaldırılmalıdır. Polis şiddetine son verilmeli, biber gazı yasaklanmalı, sorumluluk düzeyindeki yetkililer istifa etmelidir, sorumlular yargılanmalıdır. İşçilerin, gençlerin, kadınların, toplumun her kesiminin demokratik, barışçıl taleplerini özgürce ifade etmeleri sağlanmalı ve hükümet kendisine yönelik eleştiri ve önerileri ciddiye almalıdır. Ortadoğu’da savaş kışkırtıcılığına son verilmelidir. Aksi halde ülkemizin geleceğine yönelik kaygılarımız oldukça artmaktadır.

DİSK Tekstil İşçileri Sendikası

Genel Merkez Yönetim Kurulu