Muğla maden ve enerji işçileri yalnız değildir

Muğla’da Tes-İş ve T. Maden İş üyesi maden ve enerji işçilerinin Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerinin özelleştirilmesine karşı verdikleri haklı mücadeleye 25 ve 26 Kasım tarihlerinde polisin gaz bombaları, tazyikli su ve TOMAlarla saldırması kabul edilemezdir. Polis baskısıyla işçilerin taleplerini engellemeye çalışmak demokratik hak ve özgürlüklerle bağdaşmadığı gibi bu baskılar işçilerin mücadelesini daha da güçlendirmekten başka bir işe yaramayacaktır.

mugla

AKP Hükümeti Cumhuriyet tarihi boyunca elde edilen birikimi 11 yılda satmış ve ülkenin sanayisine ve altyapısına onulmaz zararlar vermiştir. Anadolu’nun dört bir yanında sanayi üretimi yapan ve bölgelerine büyük ekonomik imkanlar sunan, istihdam sağlayan onlarca fabrika kapatılmış, özelleştirmeyle bu fabrikaları satın alanlar da üretimi sürdürmemişlerdir.

Türkiye işçi sınıfı ve halkımız özelleştirmelerin artık gerekli olduğuna dair hiçbir argümana itibar etmemektedir. Bugüne kadar yapılan özelleştirmelerin ülke ekonomisine nasıl zarar verdiği ve işçi haklarını nasıl gasp ettiği net şekilde görülmektedir. AKP iktidarı döneminde satılan sanayi ve altyapı kuruluşları satıldıklarıyla kalmış, yerine yeni bir sanayi yatırımı yapılmadığı gibi özelleştirme gerekçeleri arasında olan ülke borçlarının ödenmesi de mümkün olmamıştır. Ülkemiz bugün hem tarihinin en borçlu dönemini yaşamaktadır hem de borçlanma oranı ile dünyanın en kırılgan ekonomileri arasındadır.

Santrallerin 22 Ağustos’ta Elektrik Üretim AŞ’den alınıp Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’na bağlanması ve 31 Aralık 2016’ya kadar özelleştirilmesi kararı üzerine maden ve enerji işçileri 17 Eylül 2013 tarihinde Yatağan Termik Santrali önünde direniş çadırı kurmuşlar, 24 saat nöbet tutmaya başlamışlardır. Hükümete seslerini duyurmak için çeşitli demokratik eylemleri başarıyla gerçekleştirmişler ve iradelerini net şekilde ifade etmişlerdir. İl genelinde 50 bini aşkın imza toplamışlar, Sodra Dağına çıkarak eylem yapmışlar, 3 gün süren Ankara Yürüyüşünde taleplerini bir kez de Ankara’da dillendirmişlerdir.

enerji-ve-maden-iscileri-74-gundur-seslerini-5362034_o

Ancak Muğla’nın maden ve enerji işçisinin meşru ve demokratik hak arama eylemlerini hükümet dikkate almadığı gibi muhalefet eden herkese ve her kesime olduğu gibi polis, gaz bombası ve TOMA ile bastırma yolunu tercih etmiştir. Maden ve enerji işçileri de diğer tüm toplumsal güçler gibi hükümetin uyguladığı polis şiddetine boyun eğmemiş, eylemlerinden vazgeçmemiş, barikatları aşmayı başarmışlardır. Başbakan Erdoğan’ın Muğla, Milas ve Fethiye ziyaretlerinde eylemlerin yasaklanması yine Anayasaya ve demokratik değerlere aykırı bir tutumdur ve bu “önlem” de işe yaramayacaktır.

Muğla’nın enerji ve maden işçileri bilinçlidir. Özelleştirmenin sonuçlarını görmektedir. Vergilerle yaratılan bu önemli sanayi tesislerinin yağmalanmasına izin vermeyeceklerdir. DİSK Tekstil İşçileri Sendikası olarak Muğla’nın enerji ve maden işçilerinin sendikalarının öncülüğünde verdiği mücadeleyi ve taleplerini destekliyoruz.