Kölelik yasasına izin vermeyeceğiz

DİSK Genel Sekreteri Adnan Serdaroğlu’nun kiralık işçi düzenlemesine ilişkin basın açıklaması

AKP hükümetinin küresel rekabet söylemi ile Türkiye’yi küresel pazarın ucuz işgücü deposu, yani Avrupa’nın Çin’i yapma stratejisi, her gün yeni bir taslağın kamuoyuna sunulması ile kendini ortaya koymaktadır. Ulusal İstihdam Strateji Belgesi adı verilen ve bizim ucuz istihdam stratejisi olarak değerlendirdiğimiz belge yeni yasa taslaklarına kaynaklık etmektedir.

Belge;
1) Kıdem tazminatı hakkının fona devir yoluyla gaspını,

2) Özel istihdam bürolarına geçici iş ilişkisi kurma yetkisi vererek, işçinin işgücünü satma özgürlüğünü ticaret konusu haline getirmeyi, böylelikle bu büroları kölelik bürolarına çevirmeyi,

3) Deneme süresini artırarak, asgari ücreti 16-18 yaş arası gençler ve çıraklar için aşağıya çekmeyi böylelikle genç işçilerin sömürüsünü artırmayı,

4) Taşeronlaşmayı kolaylaştıracak düzenlemeleri hayata geçirmeyi,

5) Bölgesel asgari ücret uygulaması ile bölgelerarası rekabetin işçi sınıfının ücretlerini aşağıya çekecek şekilde yeniden ele alınmasını

6) Sürekli gelir getiren, düzgün iş olanaklarını ortadan kaldıracak yeni çalışma biçimlerini yasalaştırmayı hedefleyen emek düşmanı bir belgedir.

4857 sayılı İş Kanununda değişiklik öngören ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bürokratlarının basına servis ettiği anlaşılan taslak, bu stratejinin en önemli halkalarından birini gündemimize yeniden taşımıştır.

Çalışma hayatını, bir yandan işçileri 12 Eylül hukukunun uzantısı sendikal yasaklara ve anlayışa mahkum ederek örgütsüz kılmaya çalışan, diğer yandan ise işçilerin kazanılmış her türlü hakkını gasp etmeye yönelerek tahrip eden bir anlayış ile karşı karşıyayız.

Yaşamak için emeğini satmak zorunda olan milyonlarca emekçi, işyerlerinde giderek artan ağır çalışma koşulları altında, yaşadıkları sorunlarla mücadele etmeye çalışmaktadır. Çalışma koşullarının bu denli ağır bir hal alması, emekçilerin kendilerine karşı girişilen her türlü hukuksuzluğa boyun eğmek zorunda bırakılışları, elbette ki işsizliğin, örgütsüzlüğün, güvencesizliğin dayatıldığı bir çalışma yaşamının sonucudur.

Hükümet, bir yandan işin sürekliliğini ortadan kaldırmayı amaçlayan, işverenin işçi üzerinde keyfiyetini artıran esneklik uygulamalarını topluma dayatmakta, diğer yandan kazanılmış hakları budamak için yeni tasarılar hazırlamaktadır.

Bu anlamda özel istihdam bürolarını kölelik bürolarına çevirecek, kiralık işçi uygulamalarını bir kural haline getirecek bu düzenlemeler, sermaye kesimlerinin 200 yıl öncesinin vahşi kapitalizmine dönme arzusunun ifadesidir.

İşçinin çalıştığı iş yeri ile ilişkisini ortadan kaldıran, hak alma ve örgütlenme çabalarını boşa çıkartarak onları daha fazla kendilerine sunulan kadere boyun eğmeğe zorlayan, bir biçimde köleliğe razı etmeyi hedefleyen bu düzenlemeye geçit vermeyeceğiz.

Türkiye işçi sınıfını uysal koyun sayanlar, onların ağır ellerini toprağa basıp doğrulduğunda nelere kadir olduğunu göreceklerdir.