Kıdem tazminatı hakkımız pazarlık konusu yapılamaz

10 Nisan 2019 tarihinde Hazine ve Maliye Bakanı tarafından “Yapısal Dönüşüm Adımları 2019” başlığıyla bir program açıklanmıştır.

Bu programda 2019 yılı için öngörülen “adımlar” arasında kıdem tazminatı fonunun uygulamaya konulması ve Bireysel Emeklilik Sisteminin zorunlu hale getirilmesi gibi politikalar dile getirilmiştir.

Bireysel Emeklilik Sistemi, temel kural olarak bireylerin tercihine bırakılması gereken bir konudur. İşçilerin iki ayrı emeklilik sigortasına prim ödemek zorunda bırakılması doğru değildir. Doğrudan işçilerin gelirlerinin azaltılmasından ve yoksullaşmasından başka bir anlam taşımamaktadır.

Kıdem tazminatı fonu üzerinden bugüne kadar iktidarlar tarafından getirilen önerilerin hemen hepsi; hesaplamaya temel teşkil edecek gün sayısının düşürülmesi, tazminatın ödenme tarihi ve koşullarının ağır koşullara bağlanması başta olmak üzere işçilere mevcut uygulamadan daha fazla hak kaybı hedeflenmektedir.

Kıdem tazminatı uygulamasında işçiler mevcut işleyişten de rahatsızdır. Kayıt dışı çalışmanın getirdiği hak kayıpları, yaygın eksik çalışma süresi ve ücret bildirimleri, kıdem tazminatı tavanı, uzun süren mahkeme süreçleri gibi uygulamalar bunların ilk sırasında gelmektedir.

Buna karşılık getirilen öneriler yaşanan sorunları çözmek yerine, daha da büyüten, dahası işverenleri memnun eden, işçileri ise daha da yoksullaştıracak hak kayıplarını içermektedir.

Üyelerimizin olduğu kadar işkolumuzdaki bütün işçilerin de hakkını savunmaya çalışan bir sendika olarak haklarımızın pazarlık konusu haline getirilmesini kabul etmiyoruz.