Ana Sayfa Makaleler Kayıt içini kayıtdışı seviyesine indirerek “kayıt dışı ile mücadele” edilemez

Kayıt içini kayıtdışı seviyesine indirerek “kayıt dışı ile mücadele” edilemez

Ülkemizde tekstil, deri sektöründe 1 milyon kayıtlı işçi vardır. Oysaki tekstil sektöründe kayıtdışı oranı oldukça yüksektir. Sektörde kayıtlı çalışandan daha fazla kayıtdışı olduğu tahmin edilmektedir. Toplam yaklaşık 2.3 milyon tekstil işçisinin 1 milyonu kayıtlı, 1.3’ü kayıtdışıdır. Bununla beraber hükümetin kayıtdışını kayıtiçine alma çabası malumdur. % 45’lerdeki kayıtdışı bugün % 39’a düşmüştür. Tekstil sektöründe vergide yapılan % 8’lik indirim de kayıtiçini geliştirmiştir.

Hükümetin kayıtiçini geliştirme çabasının sebepleri bellidir. Ülke ekonomisinin istikrarını sağlamak ve cari açığı kapatmak için hükümet üretimi geliştiren bir sanayi politikası izlemediğinden ve ranta dayalı bir ekonomiden faydalananları temsil ettiğinden ekonomiyi vergilerle yürütmeye çalışmaktadır. Tekstil sektörü de bu dönemde kazananlar arasındadır ve mevcut avantajını sürmesi için katkı sunması gerektiğinin farkındadır.

Ancak asıl önemli konu mevcut hak gasplarıyla ve hükümetin gündemdeki diğer hak gasplarıyla beraber kayıtdışı çalışmanın özel bir getirisi de kalmayacaktır. İşveren üzerinde vergi yükünün azaltılmasının dışında hükümetin planladığı Ulusal İstihdam Stratejisi hayat bulursa, kıdem tazminatı kaldırılırsa, esas işte taşeron çalışabilirse, özel istihdam büroları yaygınlaşırsa, bölgesel asgari ücret hayata geçerse işvereni kayıtdışına iten maliyetler de kalkacaktır. Kayıt içi bu şekilde kayıt dışının seviyesine düşürülecektir.

Ayrıca Türkiyeli tekstil işverenlerinin esas hedefi yabancı çok uluslu markaların tedarik zincirinde yer alabilmek, onlara bağımlı bir üretim yapabilmektir. Yabancı markalar da hem kamuoyu baskısı hem de üretim sürecini disipline etme amaçları sebebiyle kayıtiçi çalışan firmalarla çalışmayı tercih etmektedir. Bu sebeple önümüzdeki dönemde tekstil sektöründe kayıt dışı üretim hızla kayıtiçine dahil olabilir. Ancak bu sorunların çözüleceği anlamına gelmemektedir. Tekstil işçisi ancak örgütlenirse yalnızca kayıtlı çalışmaya kavuşmakla yetinmez, aynı zamanda güvenceli ve sağlıklı çalışma koşullarına erişebilir.