İŞYERLERİNDEN, ALANLARDAN YÜKSELEN TALEP: TORBA YASA GERİ ÇEKİLSİN!

İstanbul, Kadıköy (3 Kasım 2020)

TBMM’de görüşmeleri devam eden torba yasa teklifiyle işçilerin kazanılmış haklarını kısıtlayan ve güvencesiz çalışmayı yaygınlaştıran düzenlemelere karşı başlayan mücadele sürüyor.

DİSK’in çağrısıyla 2 Kasım’dan itibaren işyerlerinden alanlara uzanan tepkiler Sendikamızın üyeleri tarafından da dile getiriliyor.

DİSK’in yayınladığı açıklama, işyerlerinde okunarak üyelerimiz bilgilendiriliyor. Yaşanacak hak kayıplarının önüne geçilmesi için teklifin geri çekilmesi talebimiz yaygınlaştırılıyor.

Gaziantep DİSK Tekstil İşçileri Sendikası üyeleri (6 Kasım 2020)

İstanbul, DİSK Tekstil İşçileri Sendikası K.T Deri işçileri ve direnişçileri (6 Kasım 2020)

DİSK’in ülke genelinde okunan açıklaması aşağıda sunulmuştur:

TORBA YASA GERİ ÇEKİLSİN!

  • Dokunma kıdem tazminatıma!
  • Dokunma emeklilik hakkıma!
  • Dokunma çocuklarımın haklarına!

Bugün Türkiye’nin dört bir yanında işçiler meydanlarda ama hepimizin yüreği İzmir’de.

Ölenlerin yakınlarına baş sağlığı, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Enkazlarda ve hastanelerde canlarımızı kurtarma mücadelesi veren tüm emekçileri selamlıyoruz.

Evet, başta işçiler-emekçiler olmak üzere tüm ülke salgının ve depremin yarattığı ağır sorunlar ile boğuşurken, ülkeyi yönetenlerin gündeminin de bunlar olmasını bekliyoruz. Ancak maalesef onların gündemi başka. Kıdem tazminatımız ve emeklilik hakkımız bir kez daha tehdit altında.

Adalet ve Kalkınma Partisi TBMM Grup Başkanlığı tarafından meclise sunulan ve AKP ve MHP’li vekillerin oylarıyla komisyondan geçen yasa teklifiyle, işverenlere bol keseden teşvik dağıtılırken işçilerin en temel hakları gasp edilmek isteniyor.

Bu yasa ile 25 yaş altı ve 50 yaş üstü çalışanların kıdem ve ihbar tazminatı hakkını ve emeklilik hakkını bir torbaya atıp çalmaya kalkıyorlar. Yasa teklifine göre 25 yaş altı ve 50 yaş üstü işçiler için koşulsuz olarak belirli süreli sözleşme yapılabilecek.

Bize “istihdam artacak” diye masallar anlatmaya kalkıyorlar, oysa tüm işçiler şunu bilir: Belirli süreli sözleşme demek geçici işçilik demektir. Belirli süreli çalışan işçinin iş güvencesi olmaz, kıdem tazminatı olmaz, ihbar tazminatı olmaz, emekli olması zorlaşır.

Genç işçilere ve ileri yaştaki işçilere yapılan bu ayrımcılık Anayasa’ya aykırıdır; haksızlıktır, hukuksuzluktur, vicdansızlıktır. 25 yaş altındaki ve 50 yaş üstündeki işçilere yapılan bu ayrımcılığın nedenini biz biliyoruz.

Yıllardır gözleri, elleri kıdem tazminatımıza uzanıyor. Onlar kıdem tazminatına göz dikince, el uzatınca işçiler ayağa kalkıyor. Yıllardır defalarca kıdem tazminatına el uzattılar ama işçi sınıfı ayağa kalkınca ellerini geri çekmek zorunda kaldılar. Bu kez işçileri bölerek, yaşımıza göre ayrımcılık uygulayarak kıdem tazminatı hakkını parça parça gasp etmek istiyorlar.

Kıdem tazminatını gasp etmek için kendilerince bir yol bulduğunu sananlar işçi sınıfını hiç tanımamışlar. Defalarca söyledik. Kıdem tazminatı bize çocuklarımızın emanetidir. Hiçbir işçi kendi çocuğunun kıdem tazminatının gasp etmeye kalkanları affetmez. Her işçi bir gün 50 yaşına geleceğini ve o yaştan sonra kıdem tazminatı olmayacağını bilir. Her işçi çocuğunun hakkı için daha da kuvvetli direnir.

Torba yasa adı verilen düzenleme en çok emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) olarak bilinen işçileri etkileyecektir. Çalışma yılı ve pirim gün sayısını doldurup yaş koşulu nedeniyle bekleyen işçiler genellikle 50 yaş üzeri işçilerden oluşuyor. Bu teklif yasalaşırsa emeklilikte yaşa takılanlar belirli süreli sözleşmeyle çalışmaya zorlanacak ve daha güvencesiz koşullarda çalışmış olacaklar, kıdem ve ihbar tazminatı olmayacak.

Daha da kötüsü var. Ayda 10 günün altında çalışan 25 yaş altı gençlerin emeklilik primi bile yatırılmayacak. Yani bu çalışma süresi emekliliklerine sayılmayacak. Üç ayrı işverende, üç ayrı sözleşme ile ayda 30 gün çalışan bir gencin emeklilik hakkı da gasp edilmiş olacak.

Kıdem tazminatımızı ve emeklilik hakkımızı torbaya atıp çalmak isteyenler, aynı torbadan işverenlere bol bol destek ve teşvik dağıtıyor. İşsizlik Sigortası Fonu kaynakları yağmalanmak isteniyor. Pandemi koşullarında yaşam ve geçim savaşı veren biz işçileriz… İşsiz ve aşsız kalan biz işçileriz… Ücretsiz izin adı altında açlığa mahkûm edilen yine biz işçileriz… Bize ait İşsizlik Sigortası Fonundan bol keseden destek alanlar ise patronlar. Adaletiniz batsın! Düzeniniz batsın!

İktidarın Meclise getirdiği torba öyle bir torba ki adaletsizlik dolu. Kayıt dışı işçi çalıştıran işveren mevcut yasalarımıza göre suç işlemektedir. Ancak meclisteki yeni yasaya göre işveren suçunu kabul etmesi durumunda af edilmekte üstüne üslük prim teşviki ile ödüllendirmektedir.

Özetlersek; bu torba yasa ile işverenlere vergi ve pirim teşvikleri artmakta, kayıt dışı işçi çalıştıran işverenler dahi ödüllendirilmekte, işçilerin kıdem tazminatları ve emeklilik hakları parça parça ortadan kaldırılmaktadır.

Kıdem tazminatı ve emeklilik hakkı bize çocuklarımızın emanetidir ve çocuklarımızın bu hakkını savunmak tüm işçi sınıfının görevidir. Evet, tüm işçilerin 25 yaş altında çalışacak çocukları olacak ve bugünün genç işçileri de bir gün 50 yaşına gelecek.

İktidarı bir kez daha uyarıyoruz: Çocuklarımızın emanetinin ve geleceğimizin gasp edilmesine sessiz kalmayacağız!

Çocuklarımız ve geleceğimiz için direneceğiz, direneceğiz, direneceğiz!