İşsiz sayısı bir yılda 501 bin artarak 3 milyon 788 bine yükseldi

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Dairesi (DİSK-AR) Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 15 Ocak 2019 günü açıkladığı Ekim 2018 dönemi İşgücü İstatistikleri ile İŞKUR tarafından açıklanan Aralık 2018 dönemi verilerini ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından açıklanan Ekim 2018 dönemi sigortalı istatistiklerini değerlendirdi. DİSK-AR’ın işsizlik ve istihdama ilişkin değerlendirmeleri aşağıda yer almaktadır.

  • İşsizlik çığ gibi: Bir yılda 501 bin yeni işsiz
  • Ekonomide küçülme işsizliği tetikliyor
  • Sanayi üretimi bir yılda yüzde 6,5 azaldı
  • Geniş tanımlı işsiz sayısı 6,3 milyona yükseldi
  • Genç işsizliği 1,2 milyona yaklaştı
  • Kadın işsizliği 1,5 milyonu geçti
  • Genç kadın işsizliği yüzde 27,9’a ulaştı
  • Ne eğitim ne istihdamda olanlar: 2,8 milyon
  • İşsizlik sigortası başvurusunda rekor: 211 bin
  • Tarım dışı işsizlik oranı 13,6’ya yükseldi

BİR YILDA 501 BİN YENİ İŞSİZ

TÜİK, Ekim ayı İşgücü İstatistiklerine göre standart-dar tanımlı işsizlik oranı yüzde 11,6’ya yükseldi. Dar tanımlı işsiz sayısı son bir yılda 501 bin artarak 3 milyon 788 bine yükseldi. Bir yıl içinde işsiz sayısındaki devasa artış işsizliğin giderek vahim bir toplumsal sorun haline geldiği gösteriyor.

ZORUNLU SİGORTALI SAYISI 114 BİN AZALDI

Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) Ekim ayı verileri Eylül-Ekim arası 144 bin aktif sigortalı sayısının azaldığını göstermektedir. Eylül ayında 14 milyon 810 bin olan aktif sigortalı sayısı Ekim ayında 14 milyon 695 bine düşmüştür. Öte yandan 4-a kapsamı sigortalı sayısındaki değişim incelendiğinde aktif sigortalı sayısının düşüş eğiliminin hızlandığı görülmektedir. 2018 Ocak ayı baz alındığına aktif sigortalı sayısının mayıs ayından itibaren düzensiz bir biçimde azalma eğiliminde olduğu görülmektedir.

DEĞERLENDİRME VE ÖNERİLERİ

TÜİK, İŞKUR ve SGK verileri ekonomide derinleşen krizin istihdam üzerindeki olumsuz etkisini giderek daha net bicimde ortaya koymaktadır.

İşsizlikteki tırmanışın devam edeceği görülmektedir. İşsizliğin yaratacağı toplumsal tahribatı önlemek için güçlü̈ sosyal politikalara ihtiyaç̧ vardır.

  • İş başında eğitim adı altında çırak, stajyer, kursiyerlerin ve bursiyerlerin ucuz işgücü deposu olarak kullanılması uygulamasına son verilmelidir.
  • “Herkesin çalışması için, herkesin daha az çalışması” ilkesi doğrultusunda haftalık çalışma süresi gelir kaybı olmaksızın 37,5 saate, fazla mesailer için uygulanan yıllık 270 saat sınırı, 90 saate düşürülmelidir.
  • Uluslararası çalışma normları doğrultusunda herkese en az bir ay ücretli yıllık izin hakkı tanınmalıdır.
  • İstihdam artışlarında kamunun payı dikkate değerdir. Kamu istihdamının artırılması, kamuda eğreti ve güvencesiz çalışma biçimleri yerine, kadrolu ve güvenceli istihdam artışının sağlanması yaşamsal önemdedir. Kamu girişimciliği ve hizmetleri istihdam yaratacak şekilde yeniden ele alınmalı ve kamuda personel açığı derhal kapatılmalıdır.
  • Güvencesiz çalışma biçimlerine son verilmeli, tüm taşeron işçilere kadro verilmelidir. Kamu taşeron işçileri kamu işçisi olarak kadroya alınmalıdır.
  • Uluslararası Çalışma Örgütü ILO’nun “insana yaraşır iş” yaklaşımı temelinde herkese güvenceli ve nitelikli işler sağlanmalıdır.
  • Sendikal hak ve özgürlüklerin kullanımı güvence altına alınmalı, sendikal barajlar kaldırılmalı, herkesin sendika hakkını özgürce kullanabilmesi için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
  • Toplum yararına çalışma programları kapsamında çalıştırılanlar daimî işçi statüsüne geçirilmelidir.
  • İşsizlik Sigortası Fonunun amaç dışı kullanımına son verilmelidir.
  • İşsizlik sigortası yararlanma koşulları iyileştirilmelidir. Son üç yılda 600 gün çalışma koşulu kriz döneminde 180 güne indirilmelidir.
  • Kadın istihdamının artırılması ve işsizliğinin azaltılması için işgücü piyasalarındaki cinsiyetçi uygulamalara son verilmeli, ev içi bakım hizmetleri devletin gereken nitelikli, yaygın ve ücretsiz bakım hizmetlerini sağlaması ile kadının üzerinden alınmalıdır.

Raporun tamamına erişmek için tıklayınız