İŞSİZ SAYISI 3 YILDA YÜZDE 40 ARTTI

disk-ar

İŞSİZ SAYISI 3 YILDA YÜZDE 40 ARTTI

İŞSİZLİĞİ GEÇİCİ ÇALIŞMA BESLEDİ

ÜNİVERSİTE MEZUNU KADIN İKİ KAT DAHA FAZLA İŞSİZ

  • GENİŞ TANIMLI İŞSİZLİK ORANI YÜZDE 16, İŞSİZ SAYISI 5 MİLYON 78 BİN
  • KADINLARDA GENİŞ TANIMLI İŞSİZLİK ORANI% 22,7
  • GENÇ KADINLARDA İŞSİZLİK % 32
  • YENİ İŞSİZLERİN YÜZDE 57’Sİ ÜNİVERSİTE MEZUNU
  • GEÇİCİ ÇALIŞMA YİNE İSŞİZLİĞİN EN ÖNEMLİ NEDENİ OLDU

 

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Enstitüsü (DİSK-AR), TÜİK tarafından açıklanan İşgücü Anketi Mayıs 2015 dönem sonuçlarını değerlendirdi:

1) Resmi işsizlik oranı yüzde 9,3 ile geçtiğimiz yılın 0,5 puan üzerinde gerçekleşti. Tarım dışı işsizlik oranı ise % 11,4 oldu. Geçtiğimiz yılın aynı dönemi için bu oran % 10,7 seviyesindeydi. Resmi işsiz sayısı geçen yılın aynı dönemine göre 238 bin kişilik artış göstererek 2 milyon 789 bine ulaştı. Mayıs 2015 dönemi için işsiz sayısı 2012 Mayıs dönemine göre yaklaşık % 40 artmış durumunda. Söz konusu dönemde işsiz sayısı 1 milyon 988 bindi. Türkiye ekonomisi 3 yılda 801 bin yeni işsiz yarattı. Mayıs 2015 dönemindeki işsiz sayısı 2009 krizindeki Mayıs döneminden sonra en yüksek işsizliğin olduğu Mayıs dönemi oldu.

2) Mayıs 2015 döneminde resmi işsizlere, umudu olmadığı için ya da diğer nedenlerle son 4 haftadır iş arama kanallarını kullanmayan ve işe başlamaya hazır olduğu halde bu nedenle işsiz sayılmayanlar da (umutsuzlar ve diğer) dâhil edildiğinde işsizlik oranı yüzde 15,7, işsiz sayısı da 5 milyon 56 bin kişi olarak gerçekleşti. İşinden memnun olmayan ya da daha fazla çalışmak istediği halde düzgün işler bulamadığı için çaresiz kısa süreli işler yapanlar (eksik ve yetersiz istihdam edilenler) ilave edildiğinde işsizler, gizli işsizler ve çaresizlerin toplam sayısı 6 milyon 84 bin kişi oldu. Bunların geniş işgücü içindeki payı ise % 18,9 olarak gerçekleşti.

3) Kadınlar için resmi işsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre 1 puan artarak % 11,5 olarak gerçekleşti.Kadınlarda geniş tanımlı işsizlik oranı ise % 22,7 oldu.Kadınlar için tarım dışı işsizlik oranı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre 1,1 puan artarak %16 olarak gerçekleşti.

4) Geçici bir işte çalışıp iş bittiği için işsiz kalanlar toplam işsizler arasında en ağırlıklı kesimi oluşturdu. Toplam işsizlerin yüzde 31’si yani 860 bini geçici işlerde çalışıp iş bittiği için işsiz kalanlar. Yeni işsizlerin (1-2 aydır iş arayanların) içinde geçici bir işte çalışıp, iş bittiği için işsiz kalanların sayısı 380 bin. Son 1 aydır çeşitli nedenlerle iş aramamış olan ve çalışmayan kişilerin 2,5 milyonunun son işinden ayrılma gerekçesi geçici bir işte çalışmaları ve işin bitmiş olması.

5) Yükseköğretim mezunları arasında işsiz sayısı bir önceki senenin aynı dönemine göre 135 bin kişi fazla. Bu veri işsiz ordusuna 135 bin yeni üniversite mezununun katıldığını gösteriyor. Yükseköğretim mezunu resmi işsiz sayısı 619 bin kişi. Yükseköğretim mezunları için işsizlik oranı yüzde 10,1 ile ortalamanın üstünde.

Yükseköğretim mezunu kadınlar için ise tablo daha da kötü. Üniversiteli kadın işsizliği yüzde 14,8 seviyesinde. Bu oran yüksek öğretim mezunu erkeklerin işsizlik oranı olan yüzde 7’nin iki katından fazla. Yükseköğretim mezunu kadın işsizlerin sayısı geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre 88 bin kişi arttı. Buna göre yeni işsizlerin yüzde 37’sini üniversite mezunu kadınlar oluşturdu. Yüksek öğretim mezunu

6) Gençler için (15-24 yaş) geniş tanımlı işsizlik oranı resmi genç işsizlik oranı olan % 17 rakamının yaklaşık 9 puan üzerinde %26 seviyesinde gerçekleşti. Genç kadınlar işsizlik sorununu en ağır bir biçimde yaşayan kesimi oluşturdu. Son bir yıl içinde iş talep eden 106 bin kadından sadece 20 bini bir işe yerleşebildi. Genç kadınlardaişsiz sayısı 85 bin kişi arttı. İşsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemin göre 4 puan artışla yüzde 20,5’e ulaştı. Genç kadınlar için geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 32 oldu. Tarım dışı resmi işsizlik oranı ise yüzde 25.

7) TÜİK yeni serisinde daha önceki seride olan ve anket soru formunda yer alan işin sürekliliği ile ilgili verileri dinamik sorgulamadan çıkartmıştır. Geçici çalışanların sayısındaki gelişim istihdamın niteliği açısından son derece önemli bir değişkendir. Bu verinin web sitesinde ve dinamik sorgulamada artık paylaşılmaması, daha önce kolayca ulaşılan bir bilgiye ulaşmak için bürokratik süreçlere başvurulması zorunluluğu getirilmesibüyük bir eksikliktir.

SONUÇ

TÜİK İşgücü Anketi Mayıs 2015 dönemi verilerine göre işsizlik hem görünen hem görünmeyen boyutlarıyla tehlike sinyalleri vermeye devam etmektedir. Bu tehlike gençler, kadınlar, geçici çalışanlar açısından ciddi boyutlardadır. Gelecek dönem açısından uzun çalışma süreleri, düşük ücret dayatması, taşeronluk, güvencesiz çalışmanın yaygınlaştırılması temelinde şekillenen istihdam politikaları terk edilmezse güvencesiz-geçici çalışanların, eğitimli işgücünün ve kadınların istihdamda yaşadığı problemlerin ve istihdam alanındaki krizinsüreceği görülmektedir.

Türkiye haftalık çalışma sürelerinin emsallerine göre çok daha yüksek olduğu bir ülkedir. Avrupa Birliği ülkeleri ile kıyaslandığında haftalık çalışma sürelerindeki fark 12 saati bulmaktadır. Buna göre Türkiye’de 5 kişinin yapacağı işi 4 kişi yapmaktadır. Bir yandan işgücüne katılım oranlarını yükseltirken, öte yandan işsizlik verileri ile mücadele etmenin yegâne yolu, gelir kaybına yol açmaksızın haftalık çalışma sürelerini azaltmaktan geçmektedir. 7 Haziran 2015 seçimlerinde, işsizlik verilerindeki artışı, istihdam yapısının niteliğini bozarak, yani yoğun çalışma koşulları altında, daha esnek ve güvencesiz çalışma biçimlerini yaygınlaştırarak durdurmanın reçetelerini topluma sunan bir siyasal anlayış kaybetmiştir. Ancak ucuz işgücü için, taşeron çalışmayı yaygınlaştırmayı, kıdem tazminatını fona devrederek ortadan kaldırmayı, kölelik bürolarını hayata geçirmeyi hedefleyen AKP ürünü olan ve emek örgütlerinin talepleri yok sayılarak hazırlanan Ulusal İstihdam Strateji Belgesi hala uygulamadadır. Ekonomik göstergeler işsizlikte artış eğiliminin devam edeceğini göstermektedir. Savaş ve seçim gündemleri altında bu gerçekliği saklamak mümkün olmayacaktır.

İşsizlikle mücadeleyi, çalışma koşullarını kötüleştirerek, ücretleri düşürerek çözmeye çalışan bu anlayışa karşı emeğin taleplerini gündemine alan bir anlayışla çıkılmalıdır. Bu stratejinin sonuçları Soma’da, Mecidiyeköy’de, Ermenek’te ve Türkiye’nin dört bir yanında acı bir biçimde görülmektedir. Bu strateji işsizliğin “ne iş olsa yaparım” başlığı altında gizlenmesi, işletmelerin karını insanların yaşamının önüne alma stratejisidir. İşsizlikle gerçek mücadele için;

  1. Haftalık çalışma süresi gelir kaybı yaşanmaksızın 37,5 saate, fazla mesailer için uygulanan yıllık 270 saat sınırı, 90 saate düşürülmelidir.
  2. Herkese en az 1 ay ücretli izin hakkı tanınmalıdır.
  3. Herkes için iş güvencesi ayrımsız bir biçimde uygulanmalıdır.
  4. Sendikal hak ve özgürlükler güvence altına alınmalı, sendikal barajlar kaldırılmalı, herkesin sendika hakkını özgürce kullanabilmesi için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
  5. Taşeronlaşma ve kayıt dışı istihdam engellenmelidir.
  6. Kamu girişimciliği ve hizmetleri istihdam yaratacak şekilde yeniden ele alınmalıdır.
  7. Kamuda personel açığı derhal kapatılmalıdır.
  8. Kadın istihdamının artırılması ve işsizliğinin azaltılması için işgücü piyasalarındaki cinsiyetçi uygulamalara son verilmeli, ev içi bakım hizmetleri devletin gereken nitelikli, yaygın ve ücretsiz bakım hizmetlerini sağlaması ile kadının üzerinden alınmalıdır.