İşçi dayanışmasına çete saldırısı

DİSK Genel Sekreteri Adnan Serdaroğlu’nun Bursa’da Birleşik Metal-İş üyesi Bosch işçilerine yapılan saldırı nedeniyle yaptığı basın açıklaması

DİSK Genel Sekreteri Adnan Serdaroğlu’nun, Bursa Organize Sanayi Bölgesi’nde vardiyadan çıkıp direnişteki Renault işçilerine destekte bulunan Bosch işçilerine yapılan saldırıyla ilgili açıklaması:

İŞÇİ DAYANIŞMASINA ÇETE SALDIRISI:

  • · Bursa Organize Sanayi Bölgesi’nde, vardiyadan çıkıp, direnişteki Renault işçilerine destekte bulunan Bosch işçilerine demir çubuklar ve satırlarla yapılan saldırıda 3’ü ağır, onlarca işçi yaralandı!..

Aralarında Türk-Metal’in genel merkez yöneticilerinin, şube başkanları ve temsilcilerinin de bulunduğu “azgın” bir grup, dün gece Bursa Organize Sanayi Bölgesi’nde, vardiyadan çıkıp, direnişteki Renault işçilerine destekte bulunan Bosch işçilerine demir çubuklar ve satırlarla saldırdı.

Adında “sendika” sözcüğü geçen ama gerçekte “hafiyecilik” yapan bu güruhun saldırısında, demir çubuklarla aldığı darbeler sonucu kafatası çatlayan, kolu kırılan pek çok işçinin yanı sıra 3 işçi de ağır yaralandı. Durumu ciddiyetini koruyan DİSK/Birleşik Metal-İş üyesi bir Bosch işçisi halen hastanede kontrol altında tutuluyor.

Yaralanan Bosch işçileri, Türk-Metal Genel Başkan Yardımcısı Mesut Gezer, Şube Başkanı Zafer Öztürk ve Tofaş’ta temsilci Derviş Zeytin’i kendilerine saldıran grubun içinde teşhis ettiler.

Bu “sözde” sendikanın merkez yöneticilerinin saldırganlıklarını artırmalarının, işçi düşmanı karakterlerini iyice açığa çıkartmalarının nedeni; yurdun çeşitli bölgelerindeki fabrikalarda kendi üyeleri olan işçilerin gösterdiği tepkilerin son günlerde artmasıdır. Eskişehir’de Arçelik, Bursa’da Renault ve diğer birçok fabrikada işçiler, bu sendikanın açıkladığı toplu iş sözleşmesi taslağına karşı halen devam eden tepkilerini çeşitli eylemlerle, yürüyüş ve protestolarla göstermektedirler.

Dün gece, kendilerini fabrikaya kapatarak bu sendikaya karşı tepkilerini gösteren Renault işçilerinin eylemleri devam ederken, Renault fabrikasının bulunduğu Bursa Organize Sanayi Bölgesi’nde ellerinde demir çubuklarla konuşlanan bu saldırgan güruh, bölgede terör estirdiler. Gece vardiyadan çıkıp, sınıf kardeşlerine dayanışma ve destek için gitmeye çalışan Bosch işçileri de bu teröre maruz kaldılar.

Bosch işçilerine yönelik yapılan saldırıların tesadüf olmadığını biliyoruz. Saldırılarla sadece Bosch işçilerine değil, Bursa’da ve şu anda bu sendikaya tepkisini ortaya koyan Türkiye’deki bütün fabrikalardaki işçilere gözdağı verilmek istenmiştir.

Demir çubuk, sopa ve satırlarla yapılan bu kapsamlı saldırının, Organize Sanayi Bölgesi’nin içindeki polis karakoluna çok yakın bir noktada gerçekleşmesi ise oldukça dikkat çekici durumdur. Saldırganlar adeta korunup kollanmaktadırlar…

Buradan soruyoruz:

  • Bursa Organize Sanayi Bölgesi eli sopalı çetelere mi teslim edilmiştir?
  • Saldırganlar, Organize Sanayi Bölgesi’ndeki karakolun yanıbaşında işçilere saldırma cesaretini nereden almaktadırlar?
  • Bu çetenin vukuatları ayyuka çıkmışken, güvenlik güçleri dün gece Organize Sanayi Bölgesi’nde neden tedbir almamıştır? Bu adamlar demir çubuk ve sopalarıyla ellerini kollarını sallaya sallaya nasıl dolaşabilmiş ve ardından işçilere saldırabilmiştir?
  • Bu çeteyi kimler kollamaktadır?
  • Bursa’da işçiler baskı ve şiddete maruz kalmadan, ne zaman Anayasal hakları olan sendikal tercihlerinde özgür iradelerini kullanabileceklerdir?
  • Herhangi bir kuruma üye olmak ya da üyelikten ayrılmak Anayasal bir hak iken, her vatandaşın kullanabildiği bu hak neden işçiler için geçerli değildir?
  • Bursa’nın organize sanayi bölgelerinde Anayasa ve yasalar mı geçerli değildir, yoksa Bursa’da işçiler bu ülkenin vatandaşı olarak kabul görmemekte midir?
  • Renault’da ve birçok başka fabrikada demokratik hak ve taleplerini dile getirmeye çalışan işçileri baskı altında tutmaya kimin hakkı vardır?

Bu saldırı, sarı sendika çetelerinin Bursa’da gerçekleştirdiği ilk saldırı da değildir!..

Geçtiğimiz Nisan ayında da, basın açıklaması yapmak isteyen Bosch işçilerine aynı yöntemlerle saldırılmış ve birçok işçi yaralanmıştır. Ve yine, o günkü saldırı sırasında da emniyet kuvvetleri ortalıkta görünmemiştir.

Talepleri, hakları ve ihtiyaçları baskı altında tutulan, işverenlerin isteği doğrultusunda bu sendika tarafından üzerlerinde tahakküm kurulan işçiler ne zaman bu eli kanlı çeteden kurtulmak, uğradıkları haksızlıklara dur demek istemişlerse o zaman saldırıya uğramışlardır. Anlaşılan odur ki, bu “sözde” sendika, tepki gösteren ve kendisinden ayrılmaya kalkan işçiye doğrudan saldırarak, baskı altında tuttuğu diğer tüm işçilere masaj vermeye çalışmaktadır.

Buradan başta Bursa Valisi olmak üzere tüm devlet yetkililerini sorumluluklarını yerine getirmeye davet ediyoruz.

Bu organize saldırıyı yapanlar ve azmettirenler bulunmalı, artık varlığı aşikâr hale gelen bu çete dağıtılmalıdır. Bu hukuksuzluğa, bu zorbalığa, bu cendereye artık son verilmelidir.