İŞ CİNAYETLERİNE KİM DUR DİYECEK?

DİSK – Tekstil İşçileri Sendikası Genel Başkanı Rıdvan BUDAK’nın Soma’da meydana gelen ve çok sayıda madencinin yaşamına mal olan maden ocağı faciasıyla ilgili basın açıklaması;

Dün Soma’da özel bir maden işletmesinde meydana gelen trafo patlaması ve ardından yaşananlar son yılların en büyük facialarından birine dönüşmüş durumdadır.

Bugün sabah saatlerinde Enerji Bakanı tarafından yapılan açıklamaya göre ise 201 işçi yaşamını yitirmiş, 4’ü ağır 80 dolayında işçi ise yaralanmıştır. Madende mahsur kalan işçilerin akıbetinden de ciddi şekilde endişe edilmektedir.

Kayıplarımız karşısında acımız tarif edilemez, mahsur kalan işçi kardeşlerimiz için umutla bekleyişimiz ise sürmektedir. Onların sağ ve salim şekilde kurtarıldığını görmek en büyük dileğimizdir.

Daha 9 ay öncesinde Enerji Bakanı’nın bizzat gezerek, çok güvenli bulduğu bir işletmede böylesine bir facianın yaşanması dikkat çekicidir. Oysa kısa bir süre önce, bölgedeki yaralanmaya veya ölümlere neden maden kazalarının araştırılması için TBMM’de verilen önergenin iktidar partisinin milletvekillerince reddedilmiştir.

Olayın meydana geldiği andan itibaren, hükümete yakın gazete ve televizyonlarda koro halinde Hükümetin ve Bakanlığın sorumluluğu olmadığı kanıtlanmaya çalışılmaktadır. Tek başına bu çabalar bile olayın bundan sonraki seyrinin nasıl gideceğinin işaretlerini vermektedir.

Madenlerin özelleştirilmesiyle birlikte bir yandan kayıtdışı istihdam diğer yandan ise iş kazaları ciddi oranda artmıştır. Her ne kadar yapıldığı iddia edilse de Bakanlığın yeterli ve sağlıklı bir denetim yaptığı ise doğru değildir. Kuralsızlık ve yasa tanımazlık giderek çalışma hayatını daha fazla etki altına almaktadır.

Özellikle AKP’nin iktidara gelmesinden bu yana, yaşanan ölümlü ve yaralanmalı iş kazalarındaki artış, Türkiye’yi bu alanda dünyadaki ilk sıralarda yer alan bir ülke konumuna getirmiştir. Rakamlar ve yaşananlar yürütülen politikanın ne kadar hatalı olduğunun açık bir kanıtıdır. Özelleştirmeye çanak tutan, hatta özelleştirmeyi “vatanseverlik” olarak tanımlayan Türk-İş’in bazı sendikalarının sorumluluğunu kimse yok saymamalıdır.

İşçiler haklarını savunacak, daha iyi koşullarda çalışacak ve can güvenliklerini koruyacak durumda değildir. Hükümet ise devlet kurumlarının etkin ve düzenli denetim yapmasından bilerek kaçınmaktadır. Bu yolla işverenlere diledikleri gibi davranma, işçilerin hayatıyla oynama olanağı yaratılmaktadır.

Çözüm etkin denetim sisteminin işletilmesidir. Denetim yalnızca devlet kurumları aracılığıyla yapılmaz. En etkin, uzun vadeli ve sonuç alıcı denetim işçilerin örgütlenerek, sendika üyesi olarak, toplu sözleşmelerle kuralları düzenlemesiyle yapılabilir.

Sendikamız adına yaşamını yitiren işçi kardeşlerimize Allahtan rahmet, ailelerine, yakınlarına ve işçi sınıfına başsağlığı, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Yetkilileri bir an önce kazayla ilgili olarak toplumu aydınlatmaya, sorumluları hızla adalet önüne çıkarmaya davet ediyoruz.

İlan edilen 3 günlük yas kararının doğru ve yerinde olduğunu belirtiyor, iş kazalarının ve iş cinayetlerinin yaşanmaması adına bu yasla birlikte uyarı amacıyla üyelerimizi 1 saatlik üretimden gelen güçlerini kullanmaya çağırıyoruz.

DİSK TEKSTİL İŞÇİLERİ SENDİKASI