ILO’nun yeni uluslararası sözleşmesi; kadına şiddet ve tacize hayır

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO)’nün 100. Uluslararası Çalışma Konferansı tarihi bir karar aldı. Cenevre’de sürmekte olan konferansın son gününde iş dünyasında kadınlara yönelik şiddet ve tacizle mücadeleyi hedefleyen 190 sayılı Sözleşme ve tavsiye kararları oylandı. Böylece 2011 yılından bu yana ilk kez bir ILO sözleşmesi yayınlanmış oldu.

Konferansa katılan işçi, işveren ve hükümet delegelerinin 439’u sözleşme ve tavsiye kararının lehine, 7’si aleyhine oy kullanırken, 30 delege ise çekimser kaldı. Bu sonuçlara göre delegelerin ezici çoğunluğu ile sözleşme ve tavsiye kararı onandı.

Alkışlar arasında ilan edilen sonuç, dünyanın çeşitli ülkelerindeki ulusal sendikal örgütler tarafından sevinç gösterileriyle kutlandı.

ILO tarafından yayınlanan basın bülteninde, sözleşmenin iş dünyasında şiddet ve tacizin “bir insan hakkı ihlali veya istismarı olduğu, fırsat eşitliğine yönelik bir tehdit oluşturduğu vurgulamaktadır.

Sözleşmede şiddet ve taciz davranış, uygulama veya fiziksel, psikolojik cinsel veya ekonomik zarara neden olan veya bununla sonuçlanabilecek ve sonuçlanması muhtemel olan tehditler olarak tanımlanmaktadır.

Sözleşme ve tavsiye kararıyla oluşturulan yeni çalışma standardı işçileri, eğitimdeki stajyerleri, stajyerleri ve çırakları, işine son verilen işçileri, gönüllüleri, iş arayanları ve iş başvurusunda bulunan kişileri de içermektedir.

Konuya ilişkin bir açıklama yapan ILO Genel Müdürü Guy Ryder, yeni standartların herkesin şiddet ve tacizden arınmış bir iş dünyasına olan hakkını kabul ettiğini söyledi.

Yeni sözleşme, iki üye devlet tarafından onaylandıktan 12 ay sonra yürürlüğe girecek. Bu anlamda tüm üye devletlerdeki sendikalara yeni bir görev düşmektedir. Sözleşmenin ulusal yasama organlarında (Türkiye için TBMM) hızla onaylanması için sendikalar harekete geçmelidir.