Emek liderleri, G-20’yi uyardı: Ekonomik Modelleriniz Gerçekçi Değil

labour-1

Gelişmiş ve gelişmekte olan 19 ve Avrupa Birliğinden oluşan G-20 zirvesi 15-16 Kasım 2014 tarihinde Avusturalya’nın Brisbane kentinde toplandı.

Ülke başkan ve başbakanlarının bir araya getiren bu toplantının hemen yanı başında emek liderlerinin de L-20 (Labour 20 – Emek 20) zirvesini topladı.

Toplantıda, Uluslararası Çalışma Örgütü verilerine göre, işsizliğin bir önceki yıla oranda 5 milyon kişi artarak 200 milyonu aştığı açıklandı.

Toplantının açılışında konuşan Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC) Genel Sekreteri Sharen Burrow, G-20 ülkelerinin yarısından fazlasında iş olanakları, insanca yaşanacak ücret ve sosyal korumu gibi işçilerin yaşamlarını etkileyen konularda yetersiz uygulamaların, başarısızlıkların çalışan kesimlerin yaşamlarını olumsuz etkilediğini belirtti.

Burrow, “Düşük ücret ve gelir dağılımındaki adaletsizlik toplumsal sorunlara yol açıyor. G20 politikaları işçileri ve ailelerini olumsuz yönde etkiliyor. Dünya genelinde 10 kişiden 4’ü işsizlikten etkileniyor, dünya nüfusunun yüzde 82’si geçinmekte zorlanıyor. Krizden çıkış yolu ücretlerde ve sosyal harcamalarda kesinti yapmak değil, gelir dağılımındaki adaletsizlikle mücadele etmekten geçiyor” dedi.

Burrow, G-20’nın ortaya koyduğu ve mevcut küresel ekonominin ekstra yüzde 2 büyümesine dayalı ekonomik modelin öngörülen hedeflere ulaşamayacağına değindi. Burrow, yüksek oranlı işsizlik krizi önleyecek ve ekonomik canlanmayı sağlayacak planlardan yoksun olan gerçekçi olmayan ekonomik modellerin gelecekte daha yüksek işsizlik ve daha kırılgan toplumsal yapılar yaratacağı uyarısı yaptı.

ITUC tarafından yapılan değerlendirmede, çoğunluğu genç işsizlerden oluşan bu 200 milyonluk işsizler kitlesiyle birlikte bir diğer sorunun ücret artışlarındaki durgunluk olduğu vurgulandı.

OECD Sendika Danışma Komitesi (TUAC)Genel Sekreteri John Evans ise, Brisbane’daki G-20 zirvesinin yatırımları teşvik, yeni iş alanları, büyüme, eşitsizliklerin giderilmesini hedefleyen planlar üzerinde anlaşmaya varması gerektiğini savundu. Evans, “bu planlar ulusal istihdam yaratma hedefleriyle de desteklenmeli, sosyal ortaklara danışılarak izlenmelidir” dedi.

L 20 BurrowITUC tarafından G-20 zirvesi nedeniyle, G-20 ülkelerinde yaptırılan bir ankette şu sonuçlara ulaşıldı:

Toplumun yüzde 68’i hükümetlerin istihdam konusunda başarısız olduğunu söylüyor,

Toplumun yüzde 79’u ekonomik sistemin çoğunluk açısından adil olmak çok zenginlerin yararına olduğunu düşünüyor,

Toplumun yüzde62’si kendi hükümetlerinin kamusal gücünü daha insanileştirilmesini istiyor.

Türkiye’de hayatta kalmak için çalışıyor, çalışırken hayatımızı kaybediyoruz

Emek 20 (L-20) zirvesinde iklim değişikliklerinin toplumsal yaşam üzerindeki etkileri ile birlikte işçi sağlığı ve iş güvenliği konuları da bir konferansla ele alındı.

Güvenli ve Sağlıklı İşyerleri” başlıklı konferansın açılış konuşmasını yapan Japon Sendikalar Konfederasyonu RENGO Genel Başkanı Nabuki Koga, konuşmasına Soma katliamında yaşamını yitiren madencilerini anarak başladı.

Koga, “Her gün önlenebilir kazalardan dolayı çok sayıda işçi hayatını kaybetmektedir. Soma madeninde yaşanan trajedi en üzücü örneklerden biridir. Soma’da kaybettiğimiz kardeşlerimizin hatırası iş güvenliği mücadelemize ışık tutacak” dedi.

Türkiye’nin G-20’ye ev sahipliği yapmasının konuşulduğunu hatırlatan Rengo Başkanı Koga, “Türkiye’nin G-20 Başkanlığı döneminde, madencilik ve iş güvenliği konulu sözleşmeleri imzalamasını ve sendikal örgütleme konulu sözleşmeleri ihlal etmekten vazgeçmesini bekliyoruz” diye konuştu.

Dünya genelinde yaşanan iş kazalarına ilişkin rapor sunan Endonezya Sendikalar Konfederasyonu Başkan Yardımcısı Su Listri, Türkiye’deki ölüm ve yaralanma rakamlarının yüksekliğine dikkat çekti. Listri, taşeronlaşma ve sendikal hak ihlallerinin iş kazalarını arttırdığı belirtti.

Konferansta Türkiye adına sunum yapma görevi ITUC tarafından konfederasyonumuz DİSK’e verildi. Konferansta Türkiye’deki taşeron sistemi ve iş cinayetleriyle ilgili bilgi veren DİSK Uluslurarası İlişkiler Temsilcisi Kıvanç Eliaçık, konuşmasında bir Avusturalya atasözüne atıfta bulundu. Eliaçık, “Avusturalyalılar yaşamak için çalışır, Amerikalılar çalışmak için yaşar. Türkiye’de biz hayatta kalmak için çalışıyoruz. Çalışırken hayatımızı kaybediyoruz” dedi. AKP hükümeti tarafından yakın zamanda açıklanan İş Güvenliği Paketi’ne dikkat çeken Eliaçık, işçi sağlığı ve iş güvenliğine ilişkin faaliyetlerinin piyasaya devredilmesinin tehlikelerine işaret etti.

Avustralya Basın İşçiler Sendikası (MEAA) Genel Başkanı Chris Warren, konuşmasında gazetecilerin sorunlarına dikkat çekti. “İş kazası denince akla gelen ilk meslek olmasa da gazetecilik dünyanın en tehlikeli mesleğidir. Gazeteciler görev başında katledilirler, yaralanırlar veya tutuklanırlar. Türkiye cezaevlerinde çok sayıda meslektaşım bulunmaktadır” diye konuştu.