E-DEVLET ESARETİ (Sol-14.02.2014)

Sendika üyeliğinin e-devlet üzerinden gerçekleşmeye başlamasının ardından Yatsan işçilerinin yaşadığı mağduriyet diğer fabrikalarda da yaşanmaya başladı. Konuyla ilgili olarak Sol Gazetesi’nde 14 Şubat günü yayınlanan haberi paylaşıyoruz.

AKP’nin sendikalaşmanın önündeki engelleri kaldırma iddiasıyla gündeme getirdiği e-devlet üzerinden sendika üyeliği her gün yeni bir skandala neden oluyor. Patronlar işçilerin e-devlet şifrelerini alarak, istemedikleri sendikalara üye olmalarını engellemeye çalışıyor. Üstelik işçilerin e-devlet şifrelerini ele geçirir geçirmez, şifreyi değiştirerek işçilerin kullanımına da kapatıyor. Üretiminin yüzde 90’ını yurtdışında bulunan büyük otomotiv tekelleri için yapan, Bursa’da bulunan Laspar adlı Türk-İsviçre ortaklı fabrikada yaşananlar, e-devlet şifrelerinin işçiler açısından tam bir esarete dönüşebileceğini gösterdi.

PETROL-İŞ ÖRGÜTLENDİ
500 işçinin çalıştığı, iki bölümden oluşan fabrikada bir süredir örgütlenme çalışması yürüten Petrol-İş Sendikası geçtiğimiz 9 Şubat’ta ilk işçileri e-devlet üzerinden üye yapmaya başladı. Üyeliklere başlamadan önce işkolunu araştıran sendika, Petrol-iş’in örgütlü olduğu işkolunda bulunduğunu tespit etti. İlk işçiler üye yapılırken de fabrika, aynı işkolunda görünüyordu.

‘SİZİ SENDİKALI YAPACAĞIZ’
Ancak ne olduysa bundan sonra oldu. 11 Şubat’ta Petrol-İş’i DİSK’e bağlı Birleşik Metal-iş Sendikası (BMIS), Türk Metal’in Sakarya’da bulnan Atasan Metal’de hukuk tanımadığını açıkladı. Sendikadan yapılan açıklamada, işçilerin, Birleşik Metal’e üye olmasının, Bakanılığın da çoğunluk tespit yazısını göndermesinin ardından 9 işçinin işten çıkarıldığını belirtildi. işçilerin BMİS’e sahip çıkması, haklarını savunmak konusunda kararlı bir tavır sergilemeleri nedeniyle, bu iradeyle tek başına başa çıkamayacağını fark eden işverenin “taşeron sendika”ya sığındığını belirten BMİS açıklamasında, “Hak-hukuk tanımazlıktaki sınırları da aşan işverenin, gözünü iyice karartarak, üyelerimizin kişisel bilgilerini, adres ve telefonlarını, işyerine çağırdığı Türk Metal Sendikası Sakarya Şubesi yöneticilerine verdiğini öğrendik” dendi.
Türk Metal yöneticilerinin hemen işe koyularak BMİS üyelerinin evlerini dolaşmaya başladığının söylendiği açıklama, “işten attırma korkusuyla, baskı ile sendikamızdan istifa ettirmeye çalışıyor, e-devlet şifrelerini istiyorlar” diye sürdü. Açıklamada, bu hukuksuzluğa karşı yasal işlemlerin başlatıldığı da bildirildi. arayan işçiler fabrikada garip gelişmeler olduğu bilgisini verdiler. İşçilerin aktardığına göre, patronlar ve amirler fabrikadaki işçileri toplayarak sendikaya üye yapacaklarına ilişkin duyuru yaptı. Bu şaşırtıcı açıklamadan şüphelenen bir grup işçi, bunun nasıl olacağını sorunca, skandal gelişmelerin arkası geldi.

İŞKOLU DEĞİŞTİ
İşçilerin Petrol-İş’te örgütlendiğini öğrenen patronların, alelacele Türk Metal Sendikası yöneticileriyle görüştüğü açığa çıktı. Fabrikanın metal işkolunda faaliyet göstermemesi ise ne patronlar ne de Türk Metal açısından sorun teşkil etti. Nasıl olduğu bugün de anlaşılmayan bir şekilde, birkaç günde fabrikanın kayıtlı bulunduğu işkolu değiştirildi. Ertesi gün işçiler, “sizi sendikalı yapacağız” denerek, servislere bindirildi, kentteki büyük postanelere götürüldü ve tümüne e-devlet şifresi alındı. Şifreler alındıktan sonra işçilere “Siz gidebilirsiniz” dendi ve şifreler vardiya amirine teslim edildi. Ardından aynı gün şifreler kullanılarak işçiler Türk Metal’e üyel yapılmaya başlandı.

ŞİFRELERİ DE DEĞİŞTİRDİLER
Gelişmeler üzerine Petrol-İş’e giden işçiler, durumu sendikacılara anlattı. Sendika da, işçilerin e-devlet şifrelerini kullanarak sisteme girmeye çalıştı. Bunun üzerine ikinci skandal ortaya çıktı. Zira işçilerin verdiği e-devlet şifreleri geçersizdi. Postanelerden işçilerin şifrelerini alan amirlerin ilk yaptığı işin şifreleri değiştirmek olduğu böylece anlaşıldı.

İKİ GÜNDE İŞKOLU NASIL DEĞİŞTİ?
Gazetemize gelişmeleri anlatan Petrol İş Sendikası Bölge Örgütlenme Sorumlusu Vural Çiftçi, fabrikanın büyük olduğunu ve bir bölümünde otomotiv sektörüne parça üretildiğini söyledi. Uzuncu bir süredir fabrikada örgütlenme çalışması yürüttüklerini söyleyen Çiftçi, “Geçtiğimiz günlerde ilk öncü arkadaşları üye yaptık. Hemen sonra, Türk Metal Sendikası Osmangazi Şubesi’nden bir yöneticinin durumu haber aldığını öğrendik” dedi.
Fabrikada iki farklı işkolu numarası taşıyan bölüm olduğu bilgisini veren Çiftçi, “Bizim işkoluna giren bölümün numarasının da hızlı bir şekilde değiştirildiğini öğrendik” dedi. İşten atılma korkusu yüzünden işçilerin Türk Metal’e üye olmak durumunda kaldığına dikkat çeken Çiftçi, Türk Metal Sendikası’nın merkezine durumu ilettiklerini anlattı.
İşkolu değişikliğinin uzun bir süreçte gerçekleşebildiğini vurgulayan Çiftçi, “Türk Metal’in Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’yla nasıl bir ilişkisi var ki bir iki günde işkolu değiştirebiliyor” diye sordu. Sözlerini, “Muhtemelen işveren kendisi bu değişikliği yapmıştır” diye sürdüren Çiftçi, “Her durumda Bakanlıkla ilgili bir problem var. Kişilerin edevlet şifresine el konulması yasadışı. Sendikanın bunu yapması ayrıca sorunlu” diye konuştu.

TAM BİR İHANET
Aynı konfedenrasyona bağlı bir sendikanın bunu yapmasının da sorunun bir başka boyutu olduğunu belirten Çiftçi, Türk Metal’e yazı gönderdiklerini, yaşananların kabul edilemez olduğunu kaydetti. Örgütlenme faaliyetine başlamadan önce fabrikanın kendi sendikalarının örgütlü olduğu “Petrol, Kimya, Lastik, Plastik ve İlaç” işkolunda olduğunu defalarca teyit ettirdiklerini aktaran Çiftçi, Türk Metal’in ise, işverenin kendilerini tercih ettiğini söyleyerek Petrol-İş’e yanıt verdiğini ifade etti.
Türk Metal’in tam bir ihanetinin söz konusu olduğunun altını çizen Çiftçi, işkolu tespiti isteyeceklerini sözlerine ekledi. Çiftçi son olarak, “İşçilere işsizliği gösterip Türk Metal’e razı ediyorlar” dedi.

ONLAR İÇİN SENDİKACILIK ‘EKMEK KAPISI’
Türk Metal, Türkiye’nin hem en büyük hem de en şaibeli sendikaları arasında ilk sırada yer alıyor. 2014 yılı Ocak ayı istatistiklerine göre sendikanın üye sayısı 164 bin 343. Ciddi bir örgütlü güç anlamına gelmesi gereken bu sayı, çoğu durumda tam aksine örgütsüzlüğü temsil ediyor. Pek çok işyerinde, mücadeleci sendikaların örgütlenmesine karşı, Türk Metal patronların doğrudan çağırdığı sendika olarak öne çıkıyor. Öte yandan bunca üyeyi temsil eden sendikanın doğal olarak çok ciddi bir aidat geliri ve malvarlığı var. Daha önce soL’da manşet de olan Türk Metal’le ilgili yolsuzluk iddiaları, otel inşaatlarından, işletmelerine kadar geniş bir alana yayılıyor.

YÜZBİNLERCE LİRALIK ÖDENEK
Sendika yöneticilerinin aldığı paralar ise, onbinlerce liralık ücretlerinden ibaret değil. Konuyla ilgili soL’a konuşan, ODTÜ öğretim görevlisi ve yazar Yıldırım Koç, sendikacıların ücrete ek olarak aldığı hizmet ödeneklerinin Türk Metal gibi sendikalarda ulaştığı boyutlara dikkat çekti. “Sendikacıların davranışlarını anlayabilmek için parası çok olan sendikaların yöneticilerinin 4 yılda bir aldıkları ve yüzbinlerce lirayı bulan hizmet ödeneklerine bakmak gerekir” diyen Koç, kanuna ve Yargıtay kararlarına göre kıdem tazminatı tavanıyla sınırlandırılmış olan ödeneklerin bu meblağlara ulaşmasının yasadışı olduğunu vurguladı.
Koç, hizmet ödeneklerinin, hükümetin sendikaları denetim altında tutmasının da bir aracı olduğunun da altını çizerek, şunları söyledi: “Hükümet bu sınırlamayı bildiğinden, sendikacıları kontrol altında tutmakta bu konuyu etkili bir biçimde kullanmaktadır. Ayrıca konfederasyonda ve sendikada görev yapan sendikacıların aynı dönem için iki ayrı kurumdan hizmet ödeneği almaları da yaygın bir uygulamadır ve yine kanundışıdır. Sendikacılığın bir nimet kapısı olmaktan kurtarılıp, işçi sınıfı davasına inanların külfet üstlendiği bir görev haline getirilmesi için hizmet ödeneklerinin kıdem tazminatı tavanıyla sınırlandırılması şarttır. Türk Metal Sendikası, sendikacıların bir türlü açıklanmayan, ancak çok yüksek olduğunu bildiğimiz aylık ücretlerine ek olarak, hizmet ödeneklerinin yüzbinlerce liraya vardığı bir örgüttür.
Türk Metal Başkanı Pevrul Kavlak’in 12 yıl önce Başbakan Erdoğan’a düzdüğü övgülerin arkasında yüzbinlerce liralık hizmet ödenekleri de yatmaktadır.”