DİSK’in varlığını işverenler değil, işçilerin iradesi sağlar!

DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu’nun İzmir YATSAN fabrikasındaki hukuk dışı girişimlere dair açıklaması: (28.01.2014)

DİSK’İN VARLIĞINI İŞVERENLER DEĞİL İŞÇİLERİN İRADESİ SAĞLAR!

İzmir’in Torbalı ilçesindeki Yatsan fabrikasında son günlerde yaşananlar, Türkiye’deki sendikal hak ve özgürlüklerin düzeyini göstermesi bakımından ibret vericidir.

Çalışanların hangi sendikaya üye olacağına karar verme hakkını kendine gören işveren, hukuk dışı yöntemleri de kullanarak işçilerin DİSK Tekstil İşçileri Sendikası’na üye olmasını engellemeye çalışmaktadır.

Yatsan’da ilk olarak Hak-İş’e bağlı Öziplik-İş sendikasına üye yapılmaya çalışılan işçilerin çağrısı üzerine DİSK-Tekstil sendikamız ve DİSK Ege Bölge temsilciliğimiz devreye girmiştir. Türk-İş’e bağlı Teksif, Hak-İş’e bağlı Öziplik-İş, DİSK Tekstil ve işveren temsilcisinin katıldığı bir toplantıda, işçilerin özgür iradelerinin ortaya çıkması için işyeri yemekhanesinde bir referandum yapılması üzerine anlaşma sağlanmıştır.

Ancak işveren 18 Ocak 2014 tarihinde yapılması kararlaştırılan referandumdan tek taraflı olarak vazgeçmiştir. “DİSK olmasın da ne olursa olsun” tavrı içerisine giren işveren bu kez de işçileri Türk-İş’e bağlı Teksif sendikasına yönlendirmeye başlamıştır.

Bu yönlendirme işçilere yönelik baskıların artırılmasıyla ve hukuk dışı yollar da kullanılarak gerçekleştirilmektedir. Örneğin işveren ve vekillerinin Torbalı PTT şubesinden işçiler adına e-devlet şifresi aldığı ve bu yolla Teksif sendikasına üyelik başvurularının yapıldığı öğrenilmiştir. İşçiler şifrelerini istediklerinde ise geçerli olmayan şifreler verilmiş, böylece Teksif’ten istifa edip DİSK Tekstil’e üye olmaları engellenmiştir.

İşyerinde işveren talimatıyla ustabaşılar, şefler dahil işveren vekilleri tarafından kurulan baskı ve hukuk dışı yollarla edinilen e-devlet şifreleriyle işçiler tercih etmedikleri bir sendikaya üye yapılmıştır. Baskı ve hile ile gerçekleştirilen üyeliklerle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakamlığı’na yetki başvurusunda bulunulmuş ve Teksif sendikasına jet hızıyla yetki çıkartılmıştır.

Anlaşılan odur ki, YATSAN fabrikasına DİSK’in girmemesi için organize bir suç işlenmektedir. Yaşananların en üzücü yanı, Türk-İş’e bağlı Teksif sendikasının, işveren Öziplik-İş’i işçilere dayatırken söylediklerini unutup, bu organize faaliyete karşı çıkmak bir yana onun bir parçası olması, imzasının arkasında durmayarak işçinin bağımsız ve demokratik kararına değil işverenin tercihlerine yaslanmasıdır.

DİSK’in bu tür yetki anlaşmazlıklarındaki tutumu nettir: Söz ve karar hakkı kayıtsız şartsız işçinindir! Birden fazla sendikanın işyerinde faaliyet göstermesi durumunda Konfederasyonumuz ilkesel olarak işyerine sandık kurulmasını, bir referandum ile demokratik yollardan yetkili sendikanın belirlenmesini savunmaktadır.

Bu yaşananlar da göstermiştir ki Türkiye’de sendikal hak ve özgürlüklerin önündeki engeller hükümetin iddia ettiği 6356 sayılı yasa ile ortadan kalkmamıştır. Konfederasyonumuz DİSK en baştan beri ifade etmektedir ki, sendikal hakların tam olarak tesis edilmesinin yolu, işyerine sandık koymaktan ve işçinin iradesini kayıtsız şartsız, barajlara sığınmadan tanımaktan geçmektedir. Bunun dışındaki tüm yöntemler, işçinin iradesinin hile ve zor yoluyla yok sayılmasının yolunun açılmasına olanak sağlamaktadır.

Konfederasyonumuz DİSK her zaman ve her yerde işçilerin söz ve karar hakkını temel ilke olarak görmeye devam edecek, başka bir güce güvenmeyecek, başka hiçbir iradeye boyun eğmeyecektir.DİSK’in varlığını sağlayacak olan daima işçilerin iradesi olmuştur ve bundan sonra da böyle olacaktır.

Tüm baskılara ve engellere karşın DİSK-Tekstil’i seçen Yatsan işçilerinin davası Konfederasyonumuzun davasıdır. DİSK-Tekstil’in her türlü hukuki ve fiili mücadelesi Konfederasyonumuz DİSK olarak sonuna kadar desteklenecek, zafer direnen emekçinin olacaktır!

İnadına sendika, inadına DİSK!