DİSK: Zorunlu arabuluculuk işçiye zararlıdır!

Hükümet tarafından geçtiğimiz günlerde TBMM Başkanlığına sunulan “İş Mahkemeleri Kanun Tasarısı“, Konfederasyonumuz tarafından çeşitli yönleriyle incelenmiş ve işveren yanlısı bu düzenlemeler kabul edilemez bulunmuştur.

Konfederasyonumuz DİSK adına 29 Mayıs 2017 tarihinde bir açıklama yapan Genel Başkan Kani Beko, bu tasarı ile iş hukukuna ilişkin uyuşmazlıkların çözümlendiği iş mahkemeleri ve yargılama usullerinin yeniden düzenlendiğini ve yine işçilerin haklarının ortadan kaldırıldığını belirtmiştir.

Beko’nun açıklamasında öne çıkan başlıklar şunlardır:

Tasarının gerekçesinde yargının iş yükünün hafifletilerek iş uyuşmazlıklarının daha kısa sürede çözümlenmesinin amacıyla işçi alacakları ve işe iade taleplerinde dava açmadan önce arabulucuya başvurma zorunluluğunun getirileceği ifade edilmektedir. Bu sistem dünyadaki uygulamalar dikkate alındığında özü itibariyle arabuluculuk kurumuyla çelişkilidir. Çünkü arabuluculuk aslen gönüllülük esasına dayanmaktadır.

İşçilerin işveren ile eşit imkanlara sahip olmadıkları göz önüne alındığında, en basitinden alacak miktarını tam olarak bilmeyen bir işçi, arabulucu tarafından ne konuda uzlaştırılacaktır? Ne yazık kiişçilerin yargı yolu ile alacakları önemli ölçüde azalacaktır.

Zorunlu arabuluculuk düzenlemesi Anayasamızın birçok maddesine aykırıdır.

Tasarı ile getirilmek istenen sistemle geçersiz fesihte, 4 aylık boşta geçen süreye ilişkin ücret artık tazminat olarak nitelendirilecektir. Dolayısıyla işveren artık bu boşta geçme süresine ilişkin ödemenin sigorta primini ödemeyeceği gibi bu küse kıdeme bağlı haklara da bir etki yaratmayacaktır. Böylece işçinin bir hakkı daha gasp edilmiş olacaktır.

Getirilmek istenen düzenlemeyle işçinin işveren tarafından işe başlatılmadığı tarihin, iş sözleşmesinin sona erdiği tarih olarak kabulü şeklindeki mevcut uygulamadan vazgeçilmektedir. Dava süresince meydana gelmiş ücret artışları ve kıdem tavanındaki artışlardan işçi yararlanamayacaktır.

Sendikal örgütlenme esnasında işten atılan ve iade davası açan işçiler, sendikal örgütlenmedi üye sayısının tespitinde dikkate alınmayacaklardır. Bu işçiler ve sendikalar aleyhine bir düzenlemedir.

Kıdem, ihbar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve yıllık izin alacağında zamanaşımı 5 yıla indirilmektedir. Yüksek harçlar ve yargılama gideri avansları nedeniyle kısmi dava açan işçilerin neredeyse tüm alacakları dava sona ermeden zamanaşımına uğrayacaktır.

Tasarı iş yargılamalarının hızlandırılması gerekçesi, daha doğrusu bahanesi ile bireysel ve kolektif iş hukukuna ilişkin işçi lehine var olan hakları kısıtlamaktadır.