DİSK: OVP ÇALIŞMA YAŞAMINDA KURALSIZLIĞI VE AYRIMCILIĞI ARTIRACAK

29 Eylül 2020’de Resmî Gazete’de yayımlanan, 2021-2023 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program (OVP) hakkında DİSK’in görüşleri

  • OVP salgına karşı sosyal politikalara değil sermaye teşvik ve desteklerine odaklanıyor.
  • OVP çalışanların kazanılmış haklarını ortadan kaldıracak güvencesiz çalışma biçimlerini yaygınlaştıracak hedeflere sahip.
  • OVP çalışma yaşamında yaşa dayalı ayrımcılığı derinleştirecek bir zihniyete sahip.
  • OVP esnek ve kuralsız çalışma biçimlerini artırarak kıdem tazminatı, iş güvencesi ve emeklilik haklarını zayıflatmayı hedefliyor.

2021-2023 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program (OVP) 29 Eylül 2020’de Resmî Gazete’de yayımlandı. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na göre en geç Eylül ayının ilk haftası sonuna kadar yayımlanması gereken OVP bu yıl da gecikmeyle yayımlandı. Üç yıldır Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yasada var olmayan bir adla Yeni Ekonomi Programı (YEP) olarak kamuoyuna sunulan programın yasal adı Orta Vadeli Programdır.

Yasaya göre bütçe hazırlama süreci OVP ile başlar ve OVP makro politikaları, ilkeleri, hedefleri ve gösterge niteliğindeki temel ekonomik büyüklükleri kapsar. Üç yıllık makro ekonomik hedefleri ortaya koyar. OVP ekonominin geneli olduğu kadar çalışma yaşamı ve istihdam açısından da önem taşımaktadır.

OVP ÇALIŞMA YAŞAMINDA KURALSIZLIĞI VE AYRIMCILIĞI ARTIRACAK

2021-2023 dönemi OVP “salgından fırsat yaratmak” gibi dar ve sermaye odaklı bir yaklaşımla hazırlanmıştır. Nitekim sosyal politika kavramının hiç geçmediği programda “Türkiye’nin üretim ve yatırımda cazibe merkezi haline getirilmesi” hedefine iş ve yatırım ortamına odaklı hedeflere bol bol yer verilmiştir. OVP sermayeye dönük teşvik ve desteklere odaklanırken, OVP’de yer alan çalışma yaşamı ile ilgili ilgili politika ve tedbirler esneklik ve güvencesizliği artırmaya dönük olup, uygulanması halinde yeni hak kayıpları ve ayrımcılık yaratacaktır.

OVP’de çalışma yaşamı ve istihdam ilgili şu hedeflere yer verilmiştir:

  • OVP’ye göre kısmi süreli çalışmayı teşvik edici ve işgücü piyasasına ilişkin yapısal düzenlemeleri de içeren İstihdam Kalkanı Paketi hayata geçirilecektir.
  • OVP’ye göre bunun en önemli adımı 25 yaş altı gençler ile 50 yaşın üstünde olan çalışanların istihdam edilebilirliklerini kolaylaştırmak için daha esnek çalışma koşulları yaratmaktır.
  • OVP’ye göre ileri yaş gruplarında istihdamın desteklenmesine yönelik olarak 50 yaş üstü tam zamanlı çalışanların kısmi zamanlı çalışmaya geçişi teşvik edilecektir.
  • OVP’ye göre 10 günden az çalışan 25 yaş altı gençlerin daha kolay istihdam edilmesine imkân sağlayacak düzenleme işverenlerin gençleri tercih etmesi desteklenecektir.
  • OVP’ye göre mevzuatta tanımlanan ancak uygulama alanı bulamayan esnek çalışma biçimlerinin uygulanabilirliğini artırmaya yönelik ikincil mevzuat çalışmaları tamamlanacaktır.

OVP’de yer alan bu hedefler çalışanların kazanılmış haklarının budanması ve daha esnek ve kuralsız bir çalışma yaşamı anlamına gelmektedir.

Bu hedeflerin esnek çalışma biçimlerini (belirli süreli çalışma, kısmi süreli çalışma gibi) artırmayı ve belirli yaş grupları için daha güvencesiz ve ayrımcı çalışma şartlarını içerdiği açıktır.

Belirli yaş gruplarına dönük daha güvencesiz ve esnek çalışma koşulları hedefi yaşa dayalı ayrımcılık olup Anayasanın eşitlik ilkesine aykırıdır.

Gençler ve yaşlılar için ayrımcılık değil daha fazla koruma gerekir. Hedeflenen düzenlemeler gençlerin ve yaşlıların çalışma koşullarını ağırlaştıracak ve haklarını budayacaktır. Oysa gençler ve yaşlılar çalışma yaşamında özel olarak korunması gereken gruplar arasındadır.

OVP’de yer alan hedefler başta kıdem tazminatı olmak üzere, iş güvencesi ve emeklilik haklarını tahrip edecek niteliktedir. Bu hedefler uygulamaya geçerse, 25 yaş altı ve 50 yaş üstü çalışanlar “ikinci sınıf” işçiler haline getirilecek ve Anayasa ve yasalarda güvence altına alınan hakların bir bölümü onlara uygulanmayacaktır.

Hükümet bu yolla işverenlerin maliyetlerini düşürmeyi hedeflerken, işçilerin yaşam ve çalışma koşullarını kötüleştirmiş olacaktır.

OVP HEDEFLERİ GERÇEKÇİ DEĞİLDİR

Öte yandan OVP’de yer alan makro ekonomik hedefler gerçekçi değildir. Son yıllarda YEP adıyla açıklanan diğer programlarda yer alan makro ekonomik hedeflerin ve özellikle de istihdam ve işsizliğe ilişkin hedeflerin hiçbirinin tutmadığının altını çizmek gerekir.

Eylül 2018‘de açıklanan 2019-2021 dönemini kapsayan OVP’de işsizlik 2019 yılı için yüzde 12,1 ve 2020 yılı için 11,9 olarak açıklanmıştı. Ancak bu hedeflere rağmen dar tanımlı işsizlik 2019’da 13,7 olarak gerçekleşti. 2020’de ise daha da yüksek gerçekleşeceği sır değil.

Programın istihdam hedefleri de tutmadı. 2019-2021 programında, istihdamın 2019 yılı için 29,1 milyon, 2020 yılı için ise 29,9 milyon olması hedefi konmuştu. Ancak istihdam 2019’da 28,1 milyona gerilerken, 2020 ortalarında 26 milyona geriledi. 2020’de istihdamın 26 milyon civarında kalması bekleniyor. Benzer şekilde 2020-2022 yıllarını kapsayan OVP hedefleri de tutmadı.

Bu nedenle 2021-2023 dönemi OVP’sinde yer alan hedefler de gerçekçi ve ulaşılabilir görünmüyor. OVP’ye göre enflasyon 2021’de yüzde 8’e, işsizlik 12,9’a düşecek ve istihdam 28,3 milyona çıkacak. Bu hedefler hayalidir. Ekonomik kriz ve pandemi etkisiyle ekonomide devasa bir iş kaybı vardır. İşten çıkarma yasağı nedeniyle resmi işsizlik oranları kontrol altında tutulsa da iş kaybının büyüklüğü ortadadır.

Haziran 2020’de istihdam 26,5 milyon olurken, iş başında olanlar 23 milyon olarak geçekleşmiştir. Geniş tanımlı işsizlik ise yüzde 28,9 olarak gerçekleşmiştir. Ekonominin bir yıl içinde hem işbaşında olmayan yaklaşık 3 milyon kişiyi iş başına döndürmesi ve hem de 2 milyon ek istihdam yaratması gerçekçi bir hedef değildir. OVP’de yine ulaşılamayacak hayali hedeflere yer verilmiştir.

DİSK İşçi Haklarına Yönelik Saldırılara Karşı Duracaktır

OVP’de (veya medyatik adıyla YEP) yer alan çalışma yaşamına ilişkin düzenlemeler kabul edilemez niteliktedir. OVP salgına karşı, güçlü sosyal politikalar yerine makro ekonomik açıdan hayali hedeflere yer vermekte ve sermaye için fırsat yaratmaya odaklanmaktadır. Sorun fırsat yaratmak değil, salgının sosyo-ekonomik etkilerine karşı toplumu korumaktır.

DİSK, çalışanlar arasında ayrımcılığı artıracak, güvencesiz ve esnek çalışmayı yaygınlaştıracak, kıdem tazminatı, iş güvencesi ve emeklilik haklarını sınırlamayı hedefleyen girişimlere karşı durmaya devam edecektir.