DİSK: KÖLELİK DAYATMASINA HAYIR!..

ankaramanset

TBMM’de görüşülmekte olan “özel istihdam büroları”na ilişkin yasa tasarısına karşı tepkiler sürüyor

DİSK konuyla ilgili Meclis önünde bir basın toplantısı düzenledi.

Hükümet tarafından TBMM’ye sunulan bir yasa tasarısı ile 4857 sayılı İş Kanunu ve 4904 sayılı Türkiye İş Kurumu Kanunu’nunda değişiklik yapılmak istenmektedir.

Yapılan değişikliklerle özel istihdam bürolarına “geçici iş ilişkisi” kurma yetkisi verilmektedir. Bunun günlük dildeki anlamı, özel istihdam bürolarına işçi kiralama yetkisi tanınmasıdır.

Özetle, bu bürolar aracılığıyla insanlar, başka işyerlerinde çalıştırılmak üzere kiraya verilecektir.

“Güvenceli esneklik” adı altında yapılmak istenen bu değişiklikler üzerine DİSK tarafından bir kampanya başlatılmıştır.

Kampanya çerçevesinde DİSK tarafından 25 Şubat 2016 tarihinde, TBMM önünde bir basın toplantısı düzenlenmiştir. Basın toplantısına DİSK Yönetim Kurulu üyeleri, DİSK üyesi sendikaların genel başkan ve yöneticileri ile çok sayıda DİSK bağlı sendikaların üyeleri, CHP milletvekilleri katılmıştır.

DİSK Genel Başkanı Kani Beko tarafından okunan açıklamada, “tasarı ile insanlık onuruna yakışmayan, köle simsarlığı yasal hale getirilmek” istendiğine vurgu yapılmıştır.

Açıklamada konuyla ilgili olarak toplanan Üçlü Danışma Kurulu’nda hiçbir mutabakat olmadığna dikkat çekilerek Hükümetin tasarıyı Meclis’e sunduğu ve  komisyonlardan apar topar geçirildiği belirtilmiştir.

DİSK açıklamasında tasarıya karşı başlatılan mücadelenin 20 temel gerekçesi şu şekilde sıralanmıştır:

1. İş güvencesi ortadan kalkacaktır.

2. Kıdem Tazminatı fiili olarak yok edilecektir. İhbar tazminatı ortadan kaldırılacaktır.

3. 1-9 arası işçi çalıştıran iş yerlerinde 5 işçiye kadar, 10’un üzerinde işçi çalıştıran işyerlerinde %25 oranında kiralık işçi çalıştırılabilecektir. Böylece kayıtlı istihdamın nerdeyse yarısı bu kölelik büroları aracılığı ile güvencesiz çalıştırılacaktır.

4. Kural dışı, güvencesiz ve esnek çalışma biçimleri kural haline gelecektir.

5. Sendikal örgütlenmeler çok ciddi kan kaybedecektir.

6. İşverenlerin işten çıkarma maliyetleri düşecektir, işçiler istenildiği gibi kullanılıp kapı önüne konulacaktır.

7. İddia edildiği gibi kayıt dışı istihdam düşmeyecektir. Çünkü işverenlerin tercih ettiği en esnek çalıştırma biçimleri kayıt dışındadır.

8. Kayıtdışı istihdam edilenler güvence kazanmayacaklar; aksine formel sektörlerde, sendikal örgütlenmelerin var olduğu alanlarda işçiler güvencesiz hale gelecektir.

9. İşçi sınıfı “kiralık işçilik” adı altında kölelik ilişkilerine mahkum edilecektir.

10. Gelir, emeklilik, yıllık izin ve sağlık ile ilgili bütün haklar tamamen ortadan kalkacaktır.

11. Kiralık işçiler aynı işi yapan diğer işçilere göre çok daha düşük ücrete mahkum olacaktır.

12. Uzun çalışma saatleri açısından dünyada zirvede yer alan ülkemizde, kiralık işçiler yoğun çalışma temposuyla, yoğun bir sömürü çarkı içinde olacaktır.

13. Ülkemizde iş hukuku, işçi-işveren arasındaki sözleşme, iş yeri ve iş kolu düzenlemeleri üzerine kuruludur. Meclisteki tasarı, bu hukuksal düzenlemeleri geçersiz hale getirecektir. Böylece çalışma yaşamı tamamen hukuk dışı bir hal alacaktır.

14. İşverene toplu işten çıkarma hakkı tanınacak, işveren 8 ay sonra aynı işçiyi kölelik bürolarından çok daha ucuza, sendikasız, haksız hukuksuz kiralayabilecektir.

15. İşverenler, Özel İstihdam Büroları’ndan işçi kiralama hakkı kazandığında, “kadrolu”  işçilerin üzerinde sürekli bir baskı oluşturacaktır.

16. Kiralık işçiler, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği uygulamalarından yaralanamayacak, ağır, tehlikeli ve ölümcül risklerle karşı karşıya kalacaktır.

17. Kiralık işçilerin İşsizlik Fonundan yararlanma olanakları olmayacaktır.

18. İş-Kur işlevsiz hale gelecek, kamu emek gücü piyasasındaki sorumluluklarını tamamen üstünden atmış olacaktır.

19. Kamudaki alt işverenler, Özel İstihdam Bürolarından işçi kiralayabileceklerdir. Kamuda taşeron köleliğini aratan çalışma düzeni kurulacaktır.

20. Sonuç olarak Özel İstihdam Büroları köle pazarlarıdır. Özel İstihdam Büroları İle Geçici İş İlişkisi oluşturulması insan ticaretidir. İnsan ticareti, tarihteki en büyük insanlık suçlarından biridir.

DİSK Genel Başkanı Beko, bu tasarı ile işçi sınıfının büyük bir saldırı karşısında olduğuna değinerek, şunları söylemiştir:

“Bu koşullar altında geleceğimize, çocuklarımızın geleceğine sahip çıkmak için mücadele etmek, ahlaki, sınıfsal ve siyasal bir görevdir.

Tüm emekçileri, emek dostlarını, emekten, demokrasiden, özgürlüklerden yana olan tüm güçleri ortak mücadeleye davet ediyoruz.

Emek, hak ve demokrasi mücadelesi verenler er yada geç hep kazanmıştır!

İşçilere kölelik dayatanlar kaybedecek, biz kazanacağız!

Yaşasın işçilerin birliği! Yaşasın DİSK!”