DİSK-AR; işçinin örgütlenme iradesine darbe vuruldu

DİSK Araştırma Enstitüsü’nün Ocak 2013 işkollarındaki işçi ve sendikaların üye sayılarına ilişkin ÇSGB tarafından yayınlanan istatistikle ilgili raporu

SENDİKALARA YETKİ GASPININ İLK ADIMI ATILDI

7 sendika baraj altı kaldı sırada 20 sendika daha var

Onbini aşkın taşeron işçisinin sendika hakkı yok sayıldı

İşçilerin yarısına toplu sözleşme fiili olarak yasak olacak

277 bin işçinin toplu sözleşme hakkı gasp edilecek

Araştırma Enstitümüzün Resmi Gazete’de yayınlanan 6356 sayılı “Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi” kanunu gereğince açıklanan, işkollarındaki işçi sayıları ve sendikaların üye sayılarına ilişkin 2013 Ocak ayı istatistikleri üzerinden hazırladığı rapora göre, milyonlarca işçinin toplusözleşme hakkının gasp edilmesinin ilk adımı atıldı. 2018 yılı Temmuz istatistiklerinin açıklanması ile % 3 barajı altında kalacak işkollarında, 5 milyon 277 bin işçi, yani tüm kayıtlı işçilerin % 48,5’i için Toplu İş Sözleşmesi (TİS) hayal haline gelirken, bu işçilerin bulunduğu 6 işkolunda işçiler yetkili sendika bulamayacak. Kayıtlı işçilerin % 33’ü ise tek sendika tercihine mahkum olacak. Dünya’da örneği olmayan ve işçinin sendika seçme, toplusözleşme hakkını ortadan kaldırmayı amaçlayan işkolu barajı, yeni yasa ile % 3 olarak belirlendi. Ekonomik ve Sosyal Konsey üyesi konfederasyonlar için kademeli geçiş öngörüldü. Yasaya göre bir işçinin toplusözleşme hakkını kullanabilmesi için, o işkolundaki tüm işçilerin % 3’ünü örgütlemiş bir sendikaya üye olması gerekiyor. Bu yükümlülüğü yerine getirmesi için sendikaların işkoluna göre kimi sektörde 2 bin, kimi sektörde 65 bin işçiyi örgütlemesi gerekiyor. Sendikal yasakların ve baskıların son derece fazla olduğu koşullarda bu sayıda işçiyi örgütleyebilmek yeni bir sendika için neredeyse imkansız.

2 MİLYON 200 BİN SENDİKA ÜYESİ SİLİNDİ, BARAJ İÇİN DİKKATE ALINAN İŞÇİ SAYISI 2 KATA ÇIKTI

Yeni yapılan yasal düzenleme ve sendika sayılarında SGK verilerinin esas alınması ile birlikte 3 milyon 205 bin sendikalı işçi sayısı, 1 milyona düşürüldü. Yetki tespitinde esas alınan işçi sayısı ise 5 milyon 434 binden 10 milyon 884 bine yükseltildi. Yetki tespitinde % 59 olarak kabul edilen sendikalı işçi oranı % 9’a düştü. Buna göre yetki için esas alınan sendikal baraj fiili olarak 6,5 kat artış gösterdi.

Sektörel birleşmelerle kimi işkollarında ise sendikal baraj çok ciddi derecede yükseldi. Örneğin hava işkolunda baraj 20 kat artarken, demiryolu işkolunda 26 kat, kara taşımacılığın 5 kat arttı. Yani yeni yasa ile yüzde 10’dan yüzde 3’e düşürüldüğü iddia edilen baraj fiiliyatta eski barajın kat kat üstüne çıktı.

Yeni istatistikler üzerinden yaptığımız hesaplamalara göre, 2009 yılında yetkili olan kimi sendikalar, %3 barajını aşabilmek için 2018 yılının Temmuz ayına kadar, üye sayısını 16 kat artırmak zorunda. Örneğin Türk-İş’e bağlı yetkili sendikalardan biri olan Deri-İş sendikası, deri sektörünün birleştirilmesi sonucunda yetkisiz kalmış durumda. 2018’de tekrar yetkili sendika olabilmesi için üye sayısını 16 kat, Tümka-İş 11 kat, öz kağıt-iş 9 kat artırmak zorunda.

Sendikalaşma oranlarının barajlar ve yetki sorunları nedeniyle sürekli olarak azaldığı bir süreçte, mevcut yapıyı koruyan düzenlemeler üye sayılarında ciddi bir artış beklemek mümkün değil.

7 SENDİKA BARAJ ALTINDA KALDI

Yüzde 1 işkolu barajının uygulanması ile birlikte, daha önce işkolu barajının üzerinde olan ve toplu iş sözleşmesi imzalayabilen 7 sendika yüzde 1 barajının altında kalmış ve yeni toplu iş sözleşmesi imzalayabilme yetkisini yitirmiştir. Mevcut sözleşmenin olduğu işyerlerinde bu sendikalar 1 kere mahsus olmak üzere toplusözleşme yapabileceklerdir. Türk-İş’e bağlı 3, DİSK’e bağlı 3 ve Hak-İş’e bağlı 1 sendika, toplamda 7 sendika baraj altı kalmıştır. 2009 Ocak ayında yayınlanan istatistikte yer alan ve tarım işkolunda faaliyet gösterdiği için baraj şartı aranmayan iki sendika, yeni istatistikte yer almamıştır.

Daha önce işkolu barajının altında olan 2 sendika yüzde 1 barajının üzerine çıkmış (Turkon-İş ve Öz-İş) ancak Turkon-İş Sendikası ESK’ya üye konfederasyonlara bağlı sendika olma şartını yerine getirmediği için yalnızca Öz-İş Sendikası toplu iş sözleşmesi imzalayabilme yetkisi kazanmıştır. Sonuç olarak, işkolu barajının yüzde 10’dan yüzde 1’e düşürülmesine rağmen daha önce toplu sözleşme imzalayamayan yalnızca 1 sendika, toplu iş sözleşmesi imzalayabilir hale gelmiştir.

Önceki yasa döneminde toplu iş sözleşmesi imzalayabilen 52 sendika varken, yeni yasa ve yüzde 1 barajının uygulanması ile birlikte toplu iş sözleşmesi imzalayabilen sendika sayısı 43’e düşmüştür (7 sendika baraj altında kalmış, 2 sendika yeni istatistikte yer almamıştır). Bu sendikalara üye 14 bin 692 işçi bulunmaktadır. Bu işçiler için en temel hak olan sendika ve toplusözleşme hakkı ağır darbe almıştır. 

TAŞERON İŞÇİSİNE İŞKOLU DARBESİ

Sağlık sektörü başta olmak üzere pek çok sektörde binlerce taşeron işçisinin sendikal hakları gasp edildi. Yeni yasadan güç alan taşeron şirketler yaptıkları tek taraflı SGK bildirimlerinde işçileri ayrı ayrı işkollarında göstererek, taşeron işçiler ve onların sendikaları için yetki gaspına yol açtılar. Örneğin taşeron sağlık işçilerinin inşaat, taşıma, gıda gibi işkollarından gösterilerek sendika haklarının gasp edildiği görülüyor. İstatistikler açıklanırken yargı kararları da dikkate alınmadı. Dev Sağlık-İş sendikasının bu yolla yetkili sendika olmasının önüne geçildi.

5 SENDİKA BIÇAK SIRTINDA

Türk-İş, Hak-İş ve DİSK’e bağlı sendikalar için işkolu barajı 2016 yılının Temmuz ayına kadar yüzde 1 olarak uygulanmaya devam edecek. Her yıl Ocak ve Temmuz aylarında işkolu istatistikleri yeniden yayınlanacak. Dolayısıyla 2013 Ocak istatistiğine göre barajı geçen sendikalar, barajın altında kalma riski ile karşı karşıya kalabilecek. Buna göre Özellikle 2013 Ocak istatistiğine göre yüzde 1 barajını kıl payı geçen 5 sendika, bıçak sırtında olacak. Yüzde 1,02 ile barajı geçen Tekstil Sendikası, yüzde 1,10 ile barajı geçen Agaç-İş Sendikası, yüzde 1,01 ile barajı geçen TÜMTİS Sendikası, yüzde 1,01 ile barajı geçen OLEYİS Sendikası ve yüzde 1,01 ile barajı geçen Öz-İş Sendikası her 6 ayda bir yayınlanacak istatistiklerde baraj altı kalma tehlikesini yaşayacak, yüzde 1 barajının baraj altı bıraktığı sendika sayısı artabilecek.

YÜZDE 2 BARAJI EN AZ 13 SENDİKAYI DAHA VURACAK, İKİ İŞKOLU BARAJ ALTINDA KALACAK

Türk-İş, Hak-İş ve DİSK’e bağlı sendikalar için işkolu barajı 2016 yılının Temmuz ayından itibaren 2018 yılının Temmuz ayına kadar yüzde 2 olarak uygulanacak. Bugünkü rakamlar göz önünde bulundurulduğunda, yüzde 1’in üzerinde ancak yüzde 2’nin altında olan sendikalar, 2018 Temmuz’una kadar oranlarını artıramadığı takdirde, baraj altında kalabilecek. Yüzde 2 barajı, Hak-İş’e bağlı 3, DİSK’e bağlı 3, Türk-İş’e bağlı 7, toplamda ise en az 13 sendikayı baraj altında bırakma riskini barındırıyor. Bu sendikalara üye 145 bin işçi için toplusözleşme hakkının gaspı anlamına geliyor. Aynı zamanda Basın, Yayın ve Gazetecilik sektöründe ve Sağlık ve Sosyal Hizmetler işkolunda yetkili sendika kalmıyor. Buna göre iki sektördeki toplam 385 bin işçi için toplusözleşme yapacak sendika bulamayacak. Bu fiili toplusözleşme yasağı anlamına geliyor. (DİSK’e bağlı Devrimci Sağlık-İş sendikası yeterli sayıda üyesi olduğu halde, hastanelerde çalışan taşeron işçilerin, başka iş kolunda gösterilmesi nedeniyle, sendikanın üyesi sayılmıyor.)

Öte yandan bugünkü rakamlarla yüzde 2’nin biraz üzerinde olan 6 sendika daha, mevcut oranlarını koruyamadıkları takdirde, 2016 yılının Temmuz ayından sonra baraj altında kalma riski ile karşı karşıya kalabilecektir.

YÜZDE 3 BARAJI EN AZ 7 SENDİKAYI, 4 İŞKOLUNU DAHA VURACAK

Türk-İş, Hak-İş ve DİSK’e bağlı sendikalar için işkolu barajı 2018 yılının Temmuz ayından itibaren yüzde 3 olarak uygulanacak. Bugünkü rakamlara göre yüzde 2’nin üzerinde ancak yüzde 3’ün altında olan 7 sendika daha, yüzde 3 barajının uygulanması ile birlikte baraj altında kalabilecek. Bu durum söz konusu sendikalara üye olan  105 bin işçi için ciddi bir hak kaybı yaratacak. Ayrıca İnşaat (13 nolu işkolu), Ticaret, Büro, Eğitim ve Güzel Sanatlar (10 nolu işkolu), Hava, Kara ve Demiryolu Ulaşımı (15 nolu işkolu), Konaklama ve Eğlence (18 nolu işkolu) işkollarında yetkili sendika kalmayacak. Bu ilave olarak 4 milyon 892 bin işçi için daha fiili toplusözleşme yasağı anlamına geliyor.  Ayrıca bugünkü rakamlara göre yüzde 3’ün biraz üzerinde olan Şeker-İş Sendikası (yüzde 3,01), Öz Ağaç-İş Sendikası (yüzde 3,31) ve Türkiye Denizciler Sendikası da (yüzde 3,16) bugünkü oranını koruyamadığı takdirde yüzde 3 barajının altına düşebilecek.

EN AZ 27 SENDİKA YETKİSİNİ YİTİREBİLECEK

Yüzde 1 barajının uygulanması ile birlikte 7 sendika baraj altında kaldı. 2009 Ocak istatistiğinde var olan iki sendika ise yeni istatistikte yer almadığı için doğrudan devre dışı oldu. Yüzde 2 barajı ile en az 13 sendika daha baraj altında kalabilecek. Yüzde 3 barajı ile birlikte en az 7 sendika daha baraj altına düşebilecek. Sonuç olarak yeni yasa ile birlikte en az 27 sendika baraj altında kalma ve toplu iş sözleşme yapma yetkisini yitirme tehdidi ile karşı karşıya kalacak. Eski yasaya göre yayınlanan son 2009 Ocak istatistiğine göre 52 sendika toplu iş sözleşmesi yapabilirken, yeni yasa ve yeni baraj sisteminin uygulanması ile birlikte, toplu iş sözleşmesi yapabilen sendika sayısının 23’e kadar düşebilecek. Bu rakamın daha da aşağı düşmesi de söz konusu olabilecek. Toplamda 265 bin sendikalı işçinin sendikaları toplu sözleşme yetkisini kaybederken, 5 milyon 277 bin işçi üye olduğu takdirde kendi adına toplusözleşme yapacak sendika bulamayacak. Bu işçiler toplam sigortalı işçilerin yüzde 48,5’unu oluşturuyor. Dolayısıyla Türkiye’de işçilerin neredeyse yarısının toplu iş sözleşmesi hakkından mahrum kalması söz konusu olabilecek.

8 İŞKOLUNDA İŞÇİLER TEK SENDİKAYA MAHKUM OLACAK

Yeni yasa ve yeni baraj sistemi ile birlikte, 8 işkolunda ise toplu iş sözleşmesi imzalayabilen tek sendika kalabilecek. Petrol, Kimya, Lastik, Plastik ve İlaç işkolu, Dokuma, Hazır Giyim ve Deri işkolu, Ağaç ve Kağıt işkolu, İletişim işkolu, Metal işkolu, Enerji işkolu, Gemi Yapımı ve Deniz Taşımacılığı, Ardiye ve Antrepoculuk işkolu ile Savunma ve Güvenlik işkolunda, işçiler tek sendikaya mahkum olabilecek. Böylece bu 8 işkolunda çalışan toplam 3.690.427 işçi, yani sigortalı işçilerin yüzde 33,9’u, sendika seçme hakkını kullanamayabilecek. 8 işkolunda sendika tekeli yaşanacak.

Sonuç olarak 10  milyon 882 bin işçinin yalnızca 1 milyon 913 bini çalıştıkları işkolu içinde toplu iş sözleşmesi yapabilen birden fazla sendika arasında seçim yapabilecek ve gerçek anlamda sendika seçme, örgütlenme ve toplu iş sözleşme hakkından yararlanabilecek konumda olacak. Sigortalı işçilerin yüzde 80’i ise bu haklardan yoksun olabilecek. 

ANAYASA’YA VE ILO’YA AYKIRI

Toplu iş sözleşmesi yapabilen sendika sayısını 52’den 23’e düşürme potansiyeli taşıyan, işçilerin yüzde 48,5’ini toplu iş sözleşmesi ve sendikal haklardan yoksun bırakma riskini getiren, işçilerin yüzde 33,9’unun sendika seçme hakkı ve özgürlüğünü fiilen yok edebilecek olan yeni Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu, Anayasa ile güvence altına alınmış olan örgütlenme, toplu pazarlık ve grev haklarına, aşırı, ölçüsüz ve demokratik toplum kurallarına aykırı bir sınırlama getirmektedir ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na açıkça aykırıdır. Öte yandan Anayasa’nın 90. maddesi gereği çatışma halinde iç hukuktan üstün olan Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) 87 ve 98 sayılı Sözleşmelerine de aykırı olan 6356 sayılı Yasa’nın uygulanması da Anayasa’ya aykırı olacaktır.

İşkolu barajı, ILO Sözleşmeleri’ne aykırıdır ve ILO denetim organları Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerine 20 yılı aşkın süredir, işkolu ve işyeri barajlarının tümüyle kaldırılması gerektiğini söylemektedir. Ancak AKP hükümeti Türkiye’nin uymakla yükümlüğü olduğu ILO Sözleşmelerine aykırı bir yasa çıkarmış olup bu yasayı uygulamaktadır. Eğer Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devleti ise, Anayasa’da 90. madde laf olsun diye değil uygulansın diye Anayasa’da yer alıyorsa, ILO Sözleşmeleri’ne aykırı olan baraj sisteminin uygulanmaması gerekir ve yargı organları bu konuda açılacak davalarda doğrudan ILO Sözleşmeleri ve diğer uluslararası sözleşmeleri uygulamak zorundadır.