#Direnİşçi Mecidiyeköy’e yürüdü!..

DİSK “Kıdem Tazminatlarımız İş Güvencemizdir. Yok ettirmeyeceğiz! Köleliğe Karşı #Direnİşçi” kampanyası çerçevesinde bugün 12:30′de Şişli’de bulunan DİSK Genel Merkezi’nde toplanarak Mecidiyeköy’e yürüdü. Genel Başkanımız Kani Beko, kıdem tazminatı hakkının ortadan kaldırılmasına ilişkin politikalara sonuna kadar direnileceğini bir kez daha belirtti.

Yürüyüşe DİSK Tekstil İşçileri Sendikası Genel Sekreteri Muzaffer Subaşı ve İstanbul Şube Başkanı Kazım Doğan da katıldılar.

 

DİSK Genel Başkanı Kani Beko’nun kitlesel basın açıklamasında yaptığı konuşma şöyle:

 

Değerli basın mensupları, değerli mücadele arkadaşlarım

Kıdem tazminatının fona devri adı altında gasp edilmesine karşı 24 Ekim’den beri sokaklardayız.

24 Ekim’de Ankara’da Çalışma Bakanlığı önünde İstanbul’da Mecidiyeköy’de bu konuda sözümüzü söylemiştik. O tarihten bugüne İstanbul’da, Ankara’da, Gebze’de, Kartal’da, Kayseri’de, Konya’da, Çerkezköy’de ve Antalya’da DİSK’li işçiler iradelerini ortaya koymuştur. Kıdem tazminatının gaspına karşı artık her DİSK’li işçi bir Direnişçi’dir.

Biz DİSK olarak kıdem tazminatına ilişkin alanda, sokakta ne diyorsak, aynısını masada da söylemeye; masada söylediğimizi de alanda, sokakta, işyerlerinde örgütlemeye devam ettik ve edeceğiz.

Israrla bu irademizi yok sayanlara bir kez daha hatırlatmakta fayda var.

Kıdem tazminatının fona devri, kıdem tazminatı hakkının yok edilmesinden başka birşey değildir.Kıdem tazminatının fona devredilmesi halinde, kıdem tazminatının güvence boyutu ortadan kalkacaktır. Kıdem tazminatı, geleceği belirsiz zorunlu bir tasarruf hesabına dönüştürülecektir ve böylece işçilerin bu hakkı yok edilmiş olacaktır.

Öte yandan öngörülen yeni sistemde, kıdem tazminatı en az yarı yarıya azalacaktır. DİSK, kıdem tazminatının fona devredilmesini ya da eritilmesini hiçbir şekilde kabul etmemektedir, etmeyecektir.

Kıdem tazminatı alamayanların sorunlarının çözümü oldukça basit ve kolaydır.

Konfederasyonumuzun önerileri şunlardır:

* 1475 sayılı kanunun halen yürürlükte olan 14. maddesinde ufak bir değişiklikle işçinin 1 gün bile çalışması halinde bile kıdem tazminatına hak kazanmasının yolu açılmalıdır.

* Hak kayıplarına neden olan kıdem tazminatı üst sınırı kaldırılmalıdır.

* Ücret Garanti Fonu’nun kapsamı genişletilerek, kıdem tazminatının da kapsama alınması sağlanmalıdır. Bu alacaklar daha sonra işverenden tahsil edilmelidir.

* Kıdem tazminatının ödenmemesi durumunda daha ağır yaptırımlar getirilmelidir. İflas gibi durumlarda işçinin alacağı bankaların ve kamunun alacağından öncelikli olmalıdır.

* Sendikalı işyerlerinde, kıdem tazminatı sorunu hemen hemen hiç yaşanmamaktadır. İşkolu barajı başta olmak üzere sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması ve sendikal hakların güvenceye alınması gerekmektedir.

Şimdi hükümete basit bir sorumuz var. Derdiniz tüm işçilerin kıdem tazminatı alması ise neden bu yollara başvurmuyor da fon diye tutturuyorsunuz?

Ulusal İstahdam Stratejisi’nde, 2014 programında, Orta Vadeli Program’da açık açık yazdığınızı neden televizyonlardan işçilere, emekçilere söylemiyorsunuz.

Değerli basın emekçileri, değerli mücadele arkadaşlarım,

Bu belgelerde açıkça yazıyor. Kıdem tazminatı fona devredilmelidir; çünkü istihdam maliyeti düşürülmelidir diyor. Kıdem tazminatı fona devredilmelidir; çünkü iş gücü piyasası daha esnek olmalıdır diyor. Yani işçi sınıfının diline, bizim dilime tercüme edersek şöyle deniyor: “Kıdem tazminatını kaldıracağız çünkü daha ucuz ve güvencesiz çalışacak iş gücü yaratacağız.”

Amaçlarının kölelik düzeni yaratmak olduğunu bu belgelerde açıkça söyleyenler toplantılarda karşımıza başka önerilerle de geliyorlar.

Diyorlar ki; Özel İstihdam Büroları’na işçi kiralama yetkisi verelim.

Diyorlar ki; Taşeron çalıştırmayı asıl işi de kapsayacak şekilde genelleştirelim.

Bu ne anlama geliyor: Gözümüzün içine baka baka “Biz işçileri köleleştirmek istiyoruz, siz de onay verin” deniyor.

Hayır, bin kere hayır!

Konfederasyonumuz bu yasaların onay makamı olmayacağını defalarca ilan etmiştir.

DİSK, taşeronlaştırmanın daha da yaygınlaşmasına yol açacak hiçbir düzenlemeyi kabul etmeyecektir. Çözüm taşeronlaştırmanın önüne geçilmesidir. Çözüm taşeron işçilerin sendikal haklardan yararlanmalarının önündeki engellerin kaldırılmasıdır. Taşeronlaşmadan kaynaklı olarak bugüne kadar binlerce işçi yaşamını kaybetmiştir. Tek çözüm taşeronlaşmanın bu ülkede yasaklanmasıdır.

Konfederasyonumuz, kiralık işçi uygulamasına ve işçilere gündelikçi usulü çalışmayı dayatan tüm düzenlemelere karşıdır. İşsizlik sorunu kölelikle çözülemez.

Biz, işçilerin haklarının kapalı kapılar ardında pazarlık edilmesine izin vermeyeceğiz. Kıdem tazminatı hakkımızın fona devredilmesine direneceğiz.

Taşeronlaştırmanın, esnekliğin ve güvencesizliğin yaygınlaştırılmasına ve kiralık işçiliğe karşı mücadelelimizi sürdüreceğiz. 

Konfederasyonumuz, müzakerede ne söylüyorsa, mücadelesini de o eksende yürütmeye devam edecektir.

 “Köleliğe Karşı #Direnİşçi” kampanyasını kararlılıkla yürütecek, işçi sınıfına yönelik her saldırıya karşı mücadelesini kararlılıkla direnecektir. Kent kent, iş yeri iş yeri, sokak sokak bu davayı işçilere, emekçilere anlatmaya devam edeceğiz.

Aynı şekilde emekten yanayım diyen diğer konfederasyonlar başta olma üzere tüm kurumları köleliğe karşı birlikte direnmeye çağırmayı da görev bilmekteyiz.

Direne direne kazanacağız!

Bu daha başlangıç mücadeleye devam!