#DirenİŞÇİ çağrısı Bursa’da

Hükümetin kıdem tazminatını kaldırma girişimine karşı mücadeleyi sokaklarda büyütme kararı alan ve bu doğrultuda mücadele eden DİSK, 7 Kasım günü Bursa’da Marmara bölgesi temsilciler toplantısını gerçekleştirdi.

DİSK Genel Başkanı Kani Beko’nun da katıldığı toplantıya DİSK Tekstil İşçileri Sendikası Şube Başkanı Celal Çam, yönetim kurulu üyeleri ve işyeri temsilcileri katıldılar.

DİSK Genel Başkanı Kani Beko konuşmasında şunlara değindi:

“Kazanılmış hak denilen şeyi korumakla yetinmeyeceğiz; tüm sınıf kardeşlerimiz için hayata geçirmek adına kavga vereceğiz. Kazanılmış hak, geçmiş, bugün ve gelecek demektir. Kazanılmış hak denilen şeyin bizden önceki kuşakların bedel ödeyerek kazandığı, bizim de çocuklarımıza devretmekle sorumlu olduğumuz haklar oluğunu bileceğiz. Onlar için sonuna kadar direneceğiz. Çocuklarımızın emanetini patronlara sermaye etmeyeceğiz!

DİSK olarak itirazlarımızı ve tüm işçilerin kıdem tazminatı alabilmesi için yapılması gerekenleri açıkça ilan ettik. Bir kez daha altını çizerek öneriyoruz:

İşçinin bir gün bile çalışması halinde kıdem tazminatına hak kazanmasının yolu açılmalı, hak kayıplarına neden olan kıdem tazminatı üst sınırı kaldırılmalıdır.

Kıdem tazminatının ödenmesi devletin denetiminde ve yaptırımında olmalı, taşeron çalıştırma ve tüm güvencesiz çalıştırma biçimleri; sendikal barajlar, örgütlenmenin ve grev hakkının önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır.

Direneceğiz çünkü hükümetin amacı her işçinin tazminat alması değildir. Gerçek amaç, her işçinin istenildiği zaman çalıştırılıp istenildiği zaman kapı önüne konulabilecek bir köleye dönüştürülmesidir.

Bu amaç hükümetin belgelerinde açıkça ifade edilmektedir.

Ulusal İstihdam Stratejisi’nde, 4857 sayılı İş Kanun’un gerekçesinde, Orta Vadeli Program’da, fon sisteminin gerekçesi olarak ‘daha fazla esneklik’ gösterilmektedir. Bizim için daha fazla esneklik demek kölelik demektir. Dünyanın en esnek emek piyasalarından biri bu ülkededir.

Sendikalaşma oranında, toplu sözleşmeli işçi oranında son sıralarda bir ülkede yaşıyoruz. Öte yandan kayıtdışı çalıştırmanın ve çalışma sürelerinin en yüksek olduğu ülkelerden birisidir burası. Daha ne kadar esnememizi bekliyorsunuz? Hep söyledik tekrar ediyoruz. İşçi sınıfının esneyecek yeri kalmadı, zorlarsanız kayışlar kopar!

Artık bizim için söz bitmiştir ve eylem zamanıdır. Karşımızda, rant için ormanları bile yağmalayacağını, cami bile yıkacağını açıkça söyleyen bir sermaye iktidarı vardır. Ve AKP iktidarının emeğe karşı, iş güvencemize karşı, çocuklarımıza karşı bu son saldırısının karşısında kimse durmasa da konfederasyonumuz için bu kavga onur kavgasıdır.

Artık her sokak, her meydan, her işyeri bir direniş odağıdır…”