İş cinayetleri katliam gibi… (Birgün, 14.01.2014)

İSİG’in raporuna göre, 2013’te en az bin 235 işçi, iş cinayeti sonucu öldü. İş cinayetleri katliam düzeyine vardı, meslek hastalıkları ise gizli salgın hâline geldi

İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), 2013 yılında en az bin 235 işçinin iş cinayeti sonucu yaşamını yitirdiğini açıkladı.
İSİG’in 2013  İş Cinayetleri Raporu’nda, iş cinayetlerinin katliam düzeyinde olduğu, meslek hastalıklarının ise gizli salgın haline geldiği kaydedildi. Raporda, göçmen işçiliğe, çocuk işçi sömürüsüne de değinildi.

EN FAZLA ÖLÜM TRAFİKTE
Rapora göre, bin 235 iş cinayetinin nedenleri arasında özellikle tarım işçilerinin ölümüne yol açan trafik kazaları ilk sırada aldı. Bunu ezilme, göçük; düşme; patlama, yanma ve elektrik çarpmaları izledi.

MESLEK HASTALIğı GİZLİ SALGIN
Raporda meslek hastalıklarından kaynaklı ölümlere ilişkin verilerin kısıtlı olduğu kaydedildi.  Raporda sadece 3 işçinin meslek hastalığı nedeniyle yaşamının yitirdiğinin belirlendiği, bu ölümlerin diğer nedenlerden dolayı ölümler başlığı altında yer aldığı ifade edildi.  Raporda meslek hastalıklarına ilişkin İSİG üyesi  Prof.Dr. İbrahim Akkurt’un şu çarpıcı tespiti aktarıldı: “…Meslek hastalıklarından her yıl iş kazalarında ölenlerin 6 katından daha fazla ölüm olduğu halde kendileri hâlâ ortada yok…  Meslek hastalıkları çağın gizlenen bir salgınıdır.”
ÇOCUK İŞÇİLİĞİ
Raporda, 2013 yılında en az 59 çocuk işçinin iş cinayeti sonucu öldüğü vurgulandı. Bu ölümlerin yaz aylarında arttığına değinilen raporda, çocuk işçiliğinin nedenlerinin,  ailelerin yoksulluğu, köyden kente göç, eğitime ulaşamama ile kapitalizmin duyduğu ucuz emek gücü ihtiyacı olduğu ifade edildi.
Raporda çarpık verilerle devletin Türkiye’de çocuk işçiliğini hasıraltı etme çabasında olduğu belirtildi.

KADIN İŞÇİLER
İş cinayeti sonucu ölen işçilerden 103’ünün kadın  olduğuna dikkat çekilen raporda, kadın işçiler konusundaki verilerin de aynı meslek hastalıklarında olduğu gibi sınırlı olduğunun altı çizildi.  Raporda kadın işçilerin hemen yarısının tarım sektöründe ve büyük çoğunluğunun ücretsiz aile işçisi olarak çalıştığı vurgulandı. Ev işlerinde, tekstil atölyelerinde kadınların güvencesiz ve ucuz emek olarak çalıştığı kaydedildi.

GÖÇMEN İŞÇİLER
Raporda, 2013 yılında yaşamını yitiren işçilerden en az 22’sinin  göçmen olduğu belirtilerek,  yaşamını yitiren göçmen işçilerden 10’unun Suriyeli, 5’inin İranlı, 2’sinin Gürcü, 2’sinin Çinli, birinin Bulgar, birinin Afgan ve birinin Rus olduğu belirtildi. Raporda,  sadece İstanbul’daki Suriyeli göçmen işçi sayısının 200-300 bin olduğu dile getirildi.  Raporda Ege ve Akdeniz suları da her yıl onlarca göçmen işçiye mezar olduğu da hatırlatıldı.

***

İSİG’in 2013 İş Cinayetleri Raporu’nun sonuç bölümünde, şu talepler yer aldı:
»Çıkartılan yasalarla her geçen gün kısıtlanan sosyal güvenlik sistemi tüm çalışanları kapsayıcı bir hâle dönüşmelidir.
»İşyeri içinde veya dışında; çalışırken, işe gelip giderken, barınırken, beslenirken, yani ‘iş süreçlerinin bütününde’ yaşanan işçi ölümleri iş cinayeti olarak kabul edilmelidir.
»Meslek hastalıklarının gizlenmesinden vazgeçilmeli ve bu noktada sağlık örgütlerimizin yürütücülüğünde tespit eden/önleyen bir yaklaşım hayata geçirilmelidir.
»Trafik, servis kazaları bir iş cinayeti ve halk sağlığı sorunu olarak da ele alınmalıdır.
»İşçi sağlığı talebi ile iş güvencesi talebi birbirinden ayrılamaz. İşsizlik işçi sağlığı talebini savunmanın önüne bir sopa olarak çıkarılırken ölüm ve hastalık riskiyle ve yine başta taşeronlaştırma olmak üzere güvencesiz koşullarda çalışmamız beklenemez.
»İşçi sağlığı talebi ve asgari ücret mücadelesi birbirinden ayrılamaz. Çünkü emeğin korunmasının yolu insanca yaşayacak bir ücret almaktan geçer.
»İşçi sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için ulaşım, barınma ve beslenme sorunları çözülmelidir.
»Çocuk işçiler, emekli/emeklilik çağındaki işçiler, kadın işçiler, göçmen işçiler ve Kürt işçiler; işçi sınıfının en zayıf kesimleridir. Bu işçi kesimlerinin  güçlendirilmeleri gerekir. Bu da ancak bu kesimlerin özelliklerini dikkate alan politikalar geliştirmesiyle mümkündür.
»Afşin-Elbistan madencilerinin ve Kozan-Gökdere baraj işçilerinin cenazelerini istiyoruz. -İş cinayetlerinin sorumluları devlet ve sermayedir. Yaşanan her işçi ölümünde adalet sağlanmalı ve sorumlular en ağır biçimde cezalandırılmalıdır.