Bossa’da işçilere doğrultulan eski silah; sarı sendikacılık!

DİSK Genel Başkanı Erol EKİCİ’nin Bossa’da işveren ve sarı sendikacıların kurmak istedikleri “yeni düzen”e ilişkin açıklaması

DİSK Genel Başkanı Erol Ekici’nin, Adana Bossa’da işveren ve sarı sendikacıların kurmak istedikleri “yeni düzen”e ilişkin açıklaması:

BOSSA’DA İŞÇİLERE DOĞRULTULAN “ESKİ” SİLAH: SARI SENDİKACILIK!

Sendikalar, kendilerini baskıya, zulme ve sömürüye karşı birlik ve dayanışma temelinde örgütleyen işçilerin hak alma örgütleridir. İşçilerin yoğun sömürü koşullarına karşı birlik ve dayanışma temelinde bir araya gelişleri, sömürü çarkından beslenen sermaye ve devlet açısından ciddi bir tehdit olarak algılanmış ve sendikal mücadelenin, çizilen yasal sınırlar içine hapsedilmesi, denetim ve kontrol altına alınması için yasaklamalar, baskılar gündeme gelmiştir.

Ancak sermayenin ve devletin sendikalara karşı uyguladığı tek denetim ve kontrol mekanizması dışsal tedbirler değildir. Bunun yanında sendikaları kendi içlerinden vurmak, işçilerin kendi içindeki çelişkilere oynamak, sınıfın birliğini parçalamak ve denetimi fiilen işçiler üzerinden tesis etmek, sendikalarla mücadelede temel araçlar olarak ortaya çıkmıştır. Bu patron destekli sendikacılığın bilinen en yaygın adı: Sarı sendikacılık’tır!..

Sarı sendikacılık, işçilerin hak alma arayışını engellemek ve sınırlandırmak amacı ile işveren ve devlet eli kurdurulan sendikaların ve bu amaca hizmet eden sendikal anlayışların toplu bir ifadesidir.

Bu sendikalar “işçi haklarını savunur görünen, ancak patronların ekmeğine yağ süren, sermayedarların kontrolünde olan, demokratik işleyişe sahip bulunmayan sendikalar”dır. İşveren yanlısı sendikacılık veya “korporatist” sendikacılık adı da verilen bu sendikal anlayış Türkiye sendikal hareketi içerisinde etkin bir konumdadır.

Günümüzde sarı sendikacılığın beslendiği temel kaynaklar şunlardır;

Bürokrasiye kapı aralayan yasal-yönetsel çerçevenin esiri olan, demokratik süreçlerden ve tabandan uzaklaşarak yozlaşan böylelikle sermayeye teslim olan sendikalar
Mücadeleci sendikal yapıların olduğu sektörlerde işverenin taşeronluğuna soyunan sendikalar
Bir fiil işveren eli ile işçilere kurdurulan sendikalar.
Bunları niye anlattık?

Yirmi yıldır DİSK-Tekstil İşçileri Sendikası’nın örgütlü olduğu Adana Bossa’da yaşananlar, yukarıda aktardığımız tanımları harfiyen uygulayan bir “geçiş süreci”yle örülmüş ve işverenin “satın aldığı” gönüllü ahlaksızlar tarafından hile ve zor yöntemleriyle işçiler taşeronluk yapan sarı bir sendikaya geçirilmiştir.

DİSK-Tekstil İşçileri Sendikası Genel Başkanı Rıdvan Budak önceki gün Adana Bossa’da sarı sendika ve işveren bağlantılarını ve yaşanan ahlaksızlıkları belgeler sunarak geniş bir şekilde açıkladığı için detaylara inmeden şunların altını bir kez daha çizmek istiyoruz:

İşverenlerin,

Kurallı ve kayıtlı çalışmanın maliyetleri yükselttiği ve rekabet güçlerini yitirmeyerine neden olduğu için işçilerin sendikal mücadeleyle elde ettikleri ve özellikle ikramiye başta olmak üzere bazı haklarının kaldırılmasını,
50 yıllık hakların kaldırılmasını kabul etmeyen DİSK/Tekstil’in işyerinden gitmesini,
İşyerinde hangi sendikanın örgütlü olacağına, işçinin değil kendilerinin karar vermesini,
çözüm olarak görmeleri üzerine satın aldıkları “sendikacılarla” işçileri yönetmeye kalkıştıkları yeni bir düzen kurmaya çalışmaktadırlar.

İşverenin hedefi, kısa vadede üyelerimizi istedikleri gibi yönlendirecekleri taşeron sarı sendikaya götürmektir. Uzun vadede ise önce ikramiyeleri ardından da toplu sözleşmeyi ortadan kaldırmaktır. Bu da gerçekleştirildiğinde, Bossa işçisi asgari ücretli ve güvencesiz hale getirilecektir. Bir de Kıdem Tazminatı Fonu yasalaşırsa, işten çıkarılmalarının önünde hiçbir engel kalmayacaktır.

İşyerinde hangi sendikanın yetkili olacağına işverenler değil işçiler karar verecektir. Bunun en doğru yolu ise, gerçeklerin ortaya çıkmasını ve işçilerin özgür iradelerini göstermelerini sağlayacak referandum yapmaktır. Adil bir seçimle yapılacak referandum, yaptıkları türlü hileler, söyledikleri yalanlar ve işverenle kapalı kapılar ardında yaptıkları pazarlıklarla işçileri sendika değiştirmeye zorlayanların gerçek yüzlerini de ortaya çıkartacaktır.

Adana Bossa örneğinde de görüldüğü gibi sarı sendikacılık, işverenlerin sınıf mücadelesinin önünü kesmek, denetim altına almak için kullandığı ve sınıfın kendi içinde kendisine dönük bir silahtır.

Türkiye işçi sınıfı, verdiği haklı mücadelesinde sınıfsal çıkarlarını savunmak ve temel haklarına kavuşmak için bu gerçekliği bilerek adımlarını atmalı; sendikal bürokrasinin, yandaş sendikacılığın karşısına sınıfın öz gücü ile karşı koymasını bilmelidir, bilecektir de…