Ana Sayfa Araştırma Asgari ücretli AKP döneminde ekmek, peynir, et ve yumurtada alım gücünü kaybetti

Asgari ücretli AKP döneminde ekmek, peynir, et ve yumurtada alım gücünü kaybetti

DİSK-AR’ın, TÜİK 2003-2012 Hanehalkı Bütçe Anketi Tüketim Harcaması Sonuçları ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı istatistikleri net asgari ücret verileri üzerinden yaptığı hesaplamalara göre, Asgari ücretlinin gıdaya ayırabildiği pay üzerinden alım gücü pek çok temel gıda maddesi için geriledi. Asgari ücretli için tüketim kalıbı olarak en yoksul % 20’lik gelir grubunun esas alındığı araştırmada, gıda bütçesindeki ciddi gerileme dikkat çekti.

2003 yılında gelirinin % 40,6’sını gıdaya ayırabilen asgari ücretli çeşitli nedenlerle barınma, ısınma ve ulaştırma gibi zorunlu harcama kalemlerine yaptığı harcamalara daha fazla kaynak ayırmak durumunda kaldı ve mutfak giderini kıstı. Asgari ücretli 2012 yılında toplam tüketim harcamalarının sadece %29’unu gıda harcamaları için yapabiliyordu. Buna karşın 10 yıllık zaman diliminde konut ve kira ile ulaştırma maliyetlerinin harcamalar içindeki payı arttı (Tablo 1). Asgari ücret kaba hesapla yaklaşık 3 kat artarken, asgari ücretlinin kira ve konut harcamaları 3,4 kat, ulaştırma harcamaları 6,5 kat artış gösterdi.

Tablo 1- En Yoksul % 20 için Harcama Kalıbı

Harcama Türleri 2003 2012
Toplam harcama

100

100

Gıda ve alkolsüz içecekler

40,6

29,0

Alkollü içecekler, sigara ve tütün

5,3

4,9

Giyim ve ayakkabı

4,6

4,3

Konut ve kira

29,7

33,4

Mobilya, ev aletleri ve ev bakım hizmetleri

4,1

5,7

Sağlık

2,3

1,9

Ulaştırma

4,2

9,0

Haberleşme

3,0

3,0

Eğlence ve kültür

0,9

1,6

Eğitim hizmetleri

0,3

0,6

Lokanta ve oteller

2,9

3,5

Çeşitli mal ve hizmetler

2,2

3,1

Kaynak: TÜİK Hanehalkı Bütçe Anketi Tüketim Harcaması 2003-2012 Sonuçları

Asgari ücretli 2003 yılında eline geçen vergi iadesi dahil aylık 236 TL’lik gelirinin 96 lirası ile gıda harcaması yapabiliyordu. 2012 yılında ise asgari geçim indirimi dahil eline geçen 720 TL’nin 208 TL’sini gıda harcamalarına ayırabildi (Tablo 2). Buna karşın konut, kira ve ulaştırma maliyetleri ciddi bir biçimde arttı.

Tablo 2- Asgari ücretli neye ne kadar ayırabiliyor

Harcama Türleri 2003 (TL) 2012 (TL)
Toplam harcama

236

720

Gıda ve alkolsüz içecekler

96

208

Alkollü içecekler, sigara ve tütün

13

36

Giyim ve ayakkabı

11

31

Konut ve kira

70

240

Mobilya, ev aletleri ve ev bakım hizmetleri

10

41

Sağlık

5

13

Ulaştırma

10

65

Haberleşme

7

22

Eğlence ve kültür

2

11

Eğitim hizmetleri

1

4

Lokanta ve oteller

7

25

Çeşitli mal ve hizmetler

5

22

Kaynak: TÜİK Hanehalkı Bütçe Anketi Tüketim Harcaması Sonuçları, Gelire Göre Sıralı % 20′ lik Grup Ayrımında en yoksul % 20 için Hanehalkı Tüketim Harcamaları kalıbı,Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı istatistikleri net asgari ücret verileri. 2012 yılına asgari geçim İndirimi, 2003 yılına vergi iadesi rakamları (12’ye bölünerek) ilave edilmiştir.

 

ASGARİ ÜCRETLİ EKMEK, PEYNİR, ET VE YUMURTADA ALIM GÜCÜNÜ KAYBETTİ

Asgari ücretli gıdaya ayırabildiği pay ile 2012 yılında 2003 yılına göre yaklaşık 9 ekmek (1,8 kg), 1 kg dana eti, 10 kg beyaz peynir, 2,3 kg koyun eti, yarım kg tavuk, 80 yumurta, 6,6 kg kuru fasülye, 26 kg nohut, 300 gram çay, 2 kg bal daha az alabiliyor. Buna karşın asgari ücretin alım gücünün arttığı ürünlerde var. Pirinç, bulgur, makarna, süt, yoğurt, patates bu ürünler arasında yer alıyor.

 

Tablo 3- Madde fiyatları ve alım gücünde yaşanan dönüşüm

Fiyat (TL)

Alınabilen Ürün Miktarı

Artış/Azalış

2003 ort

2012 ort.

2003 ort

2012 ort.

2012-2003

Pirinç

2,1

4,3

45,2

48,7

3,5

Bulgur

1,1

2,1

91,4

100,2

8,8

Ekmek

1,1

2,5

86,4

84,6

-1,8

Makarna

1,1

2,2

90,1

94,2

4,1

Dana Eti

9,9

23,8

9,7

8,7

-1,0

Koyun Eti

9,1

25,4

10,5

8,2

-2,3

Tavuk Eti

3,0

6,6

31,9

31,4

-0,5

Süt

1,3

2,2

71,5

96,4

24,9

Yoğurt

2,0

3,5

48,6

60,0

11,5

Beyaz Peynir

4,0

14,3

24,2

14,6

-9,6

Yumurta

0,1

0,3

785,8

705,6

-80,2

Tereyağı (Kahvaltılık)

8,9

21,7

10,8

9,6

-1,3

Yeşil Soğan

1,3

3,7

73,1

56,8

-16,2

Patates

0,5

1,0

186,7

216,2

29,5

Kuru Fasulye

2,0

5,1

47,6

40,9

-6,6

Nohut

1,6

6,3

59,4

33,1

-26,3

Mercimek

1,5

3,2

63,8

64,4

0,6

Kesme Şeker

2,2

3,3

44,2

62,9

18,7

Bal

9,5

25,7

10,1

8,1

-2,0

Çay

6,1

13,6

15,7

15,3

-0,3

Kaynak: TÜİK Madde Fiyatları, ÇSGB Asgari Ücret İstatistikleri, Hanehalkı Tüketim ve Bütçe Anketi 2003 ve 2012 yılı sonuçları

 

DEĞERLENDİRME

TÜİK, Enflasyonun piyasada seçilmiş mal ve hizmetlerin ortalama fiyatlarının dönemsel değişimini gösteren fiyat endeksleri ile hesaplandığını belirtmektedir. Tüketici fiyatları endeksinin amacı ise, hanehalkları tarafından belirli bir ihtiyacı karşılamak amacıyla satın alınan mal ve hizmetlerin genel fiyat düzeyindeki değişimini ölçmek olarak tanımlanmaktadır. Bu yapılırken de en çok harcama yapılan ürünler seçilmektedir. Dolayısıyla enflasyon kişilerin yaptığı harcamalara konu olan mallardaki ortalama fiyat artışlarını vermektedir.

Herkesin kendi yaptığı harcamalara göre ayrıca bir enflasyonu bulunmaktadır. Dolayısıyla enflasyon herkes için aynı olmadığı gibi alım gücü de kişinin almayı tercih ettiği ürünlere göre değişmektedir.

Türkiye’de son 10 yıldır özellikle tarımda yaşanan çözülme ile birlikte hanehalklarının tüketim kalıpları hızla değişmektedir. Kentleşme ile birlikte ulaşım, barınma gibi temel ihtiyaçlar artmakta, hanelerin bütçelerinde bu ihtiyaçlara erişim noktasında ciddi dönüşümler yaşanmaktadır. En yoksul % 20’lik dilim için ulaşım ve barınma gibi kalemlere ayrılan paydaki artış bu dönüşümle birlikte değerlendirilebilir. Bunun sonucunda zaten gıda yoksulluğu yaşayan en yoksul % 20’lik gelir grubu gıdaya ayırdığı payı azaltmak zorunda kalmıştır. Asgari ücretlileri bu sürecin dışında değerlendirmek mümkün değildir.

Sonuç olarak asgari ücretliler reel ücretlerinde yaşanan (enflasyonun üzerindeki) kısmi artışlara rağmen alım güçlerini temel gıda ürünleri karşısında kaybetmişlerdir.

Asgari ücret tespit süreçleri, sermayenin karının sürekliliği ve kamunun maliyet hesaplarının baskısı ile denetim altındadır.  Asgari ücretin ekonomik büyüme ve verimlilik artışından pay almaması, üretilen kaynakların belirli ellerde toplanması anlamına gelmektedir. Gelir dağılımını düzenleyici bir rol oynaması gereken asgari ücretin, açlık sınırının bile altında belirlenmesi vicdanları zedelemektedir. Asgari ücretin, temel gereksinimleri karşılayacak insanca yaşam ücreti olarak ele alınması gerekmektedir. Bunun için:

  1. Asgari ücret, işçinin ailesi ile birlikte tüm zorunlu ihtiyaçlarını karşılayacak biçimde, insan onuruna yakışan bir düzeyde tespit edilmelidir.
  2. Asgari Ücret Tespit Komisyonu lağvedilmeli, asgari ücretin belirlenmesi süreci bir toplu pazarlık süreci olarak ele alınmalıdır.
  3. Görüşmeler kamuoyuna açık hale getirilmeli, anlaşmazlık durumunda işçilerin üretimden gelen güçlerini kullanabilecekleri yasal zeminler oluşturulmalıdır.
  4. Asgari ücretin herkese bölge, yaş, işkolu vb. ayrımı yapılmaksızın aynı oranda belirlenmesi esas alınmalı, bölgesel asgari ücrete uygulanması yolundaki girişimlerden uzak durulmalıdır.
  5. Asgari ücret gelir  dağılımını düzenleyici yönde belirlenmeli ve ekonomik büyümeden pay almalıdır.
  6. Asgari ücretlinin geçim haddi ile enflasyon arasındaki uyumsuzluğun yoksullaştırıcı etkisi göz önüne alınarak, enflasyon verilerinde temel harcama kalemleri dikkate alınmalı, TÜFE sepeti emek örgütlerinin katılımı ile belirlenmeli ve denetlenmelidir.
  7. Asgari ücretle çalışanlar için elektirik, su, doğalgaz kullanımı asgari ihtiyaç sınırına kadar ücretsiz olmalıdır.
  8. Sabah 6.00-9.00 ile akşam 18.00-21.00 saatleri arasında ulaşım parasız olmalıdır.
  9. Eğitimde hiçbir ad altında para alınmamalı, eğitimin okul dışı giderleri devlet tarafından karşılanmalı, sağlık tümüyle parasız olmalıdır.
  10. Asgari ücret vergi dışı bırakılmalıdır.