AKP’nin ve Sermayenin dikensiz gül bahçesi hayalini bozmaya devam edeceğiz

DİSK, KESK ve TTB’nin 1 Mayıs 2013 değerlendirmesi

DİSK, KESK, TTB:

AKP’NİN VE SERMAYENİN DİKENSİZ GÜL BAHÇESİ HAYALİNİ BOZMAYA DEVAM EDECEĞİZ!

İSTANBUL’DA SIKIYÖNETİM UYGULAMAKLA YETİNMEYEN HÜKÜMET İŞÇİLERE, EMEKÇİLERE, HALKA, 1 MAYIS’A SALDIRMAYA DEVAM EDİYOR!..

BU SALDIRILARIN ARKASINDA AKP’NİN İŞÇİ/EMEKÇİ DÜŞMANI TAVRI BULUNMAKTADIR!..

İstanbul’u açık hava hapishanesine çevirmek pahasına binlerce polisi işçilere, emekçilere saldırı için seferber eden AKP hükümeti ve onun valisi 1 Mayıs’ı yasaklayamayacağını bir kez daha gördü. Emekçiler tüm İstanbul’u 1 Mayıs alanına çevirdi.

Hükümetin ve Vali’nin tavrı da “ideolojik”tir. Sermayenin ideolojisi ve çıkarlarına hizmet edenlerin işçi düşmanlığı bugün üzerimize yağdırılan gaz bombaları, tazyikli sular ve polis copu ile bir kez daha ayyuka çıkmıştır.

DİSK, KESK ve TTB tarafından hazırlanan ve DİSK Genel Merkezi’nde,  DİSK Genel Başkanı Kani BEKO tarafından okunan ortak metin;

1 Mayıs’ı Taksim’de kutlatmamak, AKP politikalarına karşı yükselen muhalefeti sindirmek için birkaç haftadır Vali’den Başbakan’a kadar devletin en yetkili ağızlarınca tırmandırılan gerilim, dün yoğun devlet şiddeti eşliğinde devam etti ve saatlerce Taksim’e açılan bütün semt, mahalle ve sokaklarda artarak sürdü.

Panzerleri, toma araçları, onbinlerce polisiyle Taksim’den Beşiktaş’a, Mecidiyeköy’den Şişli’ye kadar 1 Mayıs’ı abluka altına alan AKP hükümetinin basınçlı su, jop ve gaz bombalarıyla polisi halkın üzerine saldırtmasının bir tek açıklaması vardır: FAŞİZM!..

İşçilerin emekçilerin umudu olan sendikalara karşı bu tahammülsüzlük nedensiz değildir. Meclis’te yasalarla emeğe saldırı programını hayata geçirmek, taşeron çalıştırmayı yaygınlaştırmak, kıdem tazminatı hakkımızı yok etmek isteyenlerin Tertip Komitesi’ni oluşturan örgütlerimizin çağrısı ile biraraya gelen emek ve meslek örgütlerinin 1 Mayıs mitingini yasaklaması karakterleri gereğidir. Çünkü 1 Mayıs’ın Taksim’de kutlanması kararının arkasında duran irade, işçi düşmanlarına geçit vermemek için sokakta, işyerlerinde, fabrikalarda, yaşamın her alanında direniş göstermiştir. Bu dirençli tavrı 1 Mayıs yasağıyla kırabileceklerini düşünenler sanırız bir kez daha sükutu hayale uğramış, Şişli, Beşiktaş başta olmak üzere İstanbul’un dört bir yanında yasaklara direnen emekçilerin ve emek dostlarının ne antidemokratik yasalara ne de yasaklara boyun eğmeyeceğini görmüşlerdir.

1 Mayıs’a ve örgütlerimize karşı gösterilen bu tavır hükümetin tepeden tırnağa sermayenin ideolojisi ile donandığını, işçi düşmanı ve dahası demokrasi düşmanı olduğunu gözler önüne sermiştir.

Dün yaptıkları açıklamalarla da bunu açıkca ifade etmişler, Taksim ve Kadıköy meydanlarının artık gösterilere kapatıldığını söyleyerek, kent merkezlerinin emekçilere kapatılıp sermayeye ve ranta açıldığını itiraf etmişlerdir.

Dünyada onlarca ülkede milyonlarca insanın coşkuyla kutladığı bir günü kâbusa çevirmenin, 40 bin polisle kenti işgal etmenin, halkı sokak savaşlarına zorlamanın, emekçilere barikatlar kurarak yüzlerce insanı yaralayıp yüzlercesine işkence uygulayarak gözaltına almanın, yasaları, yasal haklarımızı, alınmış uluslararası mahkeme kararlarını tanımayarak keyfince yasaklar koymanın, “Benim dediğim olur” diyerek kentin sokaklarında saatlerce terör estirmenin, DİSK Genel Merkez binasını abluka altına alarak sürekli saldırmanın ardındaki gerçek açıktır: İktidar işçi düşmanıdır, emekçiler karşısında sermayenin safındadır. Sermayeye hizmet uğrunda binlerce emekçi karşısında  faşizan yöntemlere başvurmakta sakınca görmemektedir.

Sahip oldukları gücü halka karşı terör ve şiddete dönüştürenler bu yaptıkları, emekçilere ve halka yönelik bu saldırgan yasakçı tavırlarının yanlarına kalacağını düşünüyorlarsa büyük bir yanılgı içindedirler!..

Geçmiş yıllarda yaptıklarının hesabını nasıl sormuşsak, uluslararası mahkemelerde nasıl hesap vermişlerse, bu yaptıklarının hesabını da vereceklerdir..

Bu saldırılar karşısında direnenlerin, günler öncesinden başlayan tehditlere kulak asmayıp dün 1 Mayıs meydanlarına çıkanların gösterdiği gerçek de açıktır: Türkiye işçi sınıfının iradesini teslim alamadınız, alamayacaksınız.

Antidemokratik yasalarınızdan ve yasaklarınızdan aldığınız güçle kurduğunuz işçi/emekçi düşmanı iktidarınız dünyanın en güzel değerlerini yaratan biz emekçilerin elleri ile yıkılacak, bu ülkede eşitlik, özgürlük, adalet ve barış rüzgarı esecektir…

DİSK GENEL MERKEZİ’NE ULAŞAN YARALI DURUMUNA DAİR BİLGİ ŞÖYLEDİR:

Taksim İlkyardım Hastanesi’ne polis saldırısı sonucu yaralanan 10 kişi başvurdu. Yaralılar arasında 17 yaşında bir genç kadının başına isabet eden gaz bombası nedeniyle durumunun ağır olduğu ve ameliyata alındığı belirtiliyor.

Hekimlerin verdiği bilgiye göre genç kadının kafatasında kırıklar bulunuyor

Şişli Etfal Hastanesi’ne polis saldırısı sonucu 100’den fazla başvuru yapıldığı belirtiliyor. DİSK Genel Merkezi’ne ulaşan bilgilere göre bu hastaneye başvuranlarından 23’üne genel adli muayene raporu verildiği bu raporlarla polis hakkında suç duyurusunda bulunmaya hazırlanıldığı belirtiliyor.

Şişli Etfal’deki yaralılar arasında bir kişinin durumunun ağır olduğu kafasına isabet eden gaz bombası nedeniyle ameliyata alındığı belirtiliyor.

Haseki Hastanesi’ne başvuran bir erkeğin durumunun kritik olduğu, kafasına isabet eden gaz bombası nedeniyle ameliyata alındığı belirtiliyor.

Okmeydanı Hastanesi’nde 10’a yakın yaralının geldiği, Türkiye Hastanesi’nde ise birinin ağır 2 yaralının bulunduğu belirtiliyor.

Polisin gün boyu süren saldırılar sırasında Şişli Etfal Hastanesi’nin içine girerek burada gaz bombası ve tazyikli su kullandığı, hastanede görevli hekimler ve sağlık emekçilerinin de polis saldırısından etkilendiği belirtiliyor.

GÖZALTI SAYISI İSE ŞÖYLE:

60 KİŞİ: Güvenlik Şubede

4 KİŞİ: Terörle Mücadeli Şubesinde

8 KİŞİ ise Çocuk Şubede