Ana Sayfa Araştırma İŞSİZ YALNIZ KALMADI! SON 3 YILDA 2 İŞSİZİN YANINA BİR İŞSİZ DAHA...

İŞSİZ YALNIZ KALMADI! SON 3 YILDA 2 İŞSİZİN YANINA BİR İŞSİZ DAHA İLAVE OLDU

disk-ar

İŞSİZ YALNIZ KALMADI!

SON 3 YILDA 2 İŞSİZİN YANINA BİR İŞSİZ DAHA İLAVE OLDU

İŞSİZLİĞE KADIN İŞSİZLİĞİ DAMGASINI VURDU

ERKEKLERDE İŞSİZLİK DÜŞERKEN KADINLARDA ARTTI

YENİ İŞSİZLER GENÇ, KADIN VE ÜNİVERSİTE MEZUNU

  • GENİŞ TANIMLI İŞSİZLİK ORANI YÜZDE 16.5, İŞSİZ SAYISI 5 MİLYON 418 BİN
  • KADINLARDA GENİŞ TANIMLI İŞSİZLİK ORANI % 24.2
  • ERKEKLER İÇİN İŞSİZLİK 20 BİN KİŞİ AZALIRKEN KADINLARDA 123 BİN KİŞİ ARTTI
  • YENİ İŞSİZLERİN YÜZDE 67’Sİ ÜNİVERSİTE MEZUNU KADIN
  • GEÇİCİ ÇALIŞMA İSŞİZLİĞİN YİNE EN ÖNEMLİ NEDENİ
  • SON 3 YILDA 2 İŞSİZİN YANINA BİR İŞSİZ İLAVE OLDU

 

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Enstitüsü (DİSK-AR), TÜİK tarafından açıklanan İşgücü Anketi Temmuz 2015 dönem sonuçlarını değerlendirdi:

1) Resmi işsizlik oranı yüzde 9,8 ile geçtiğimiz yıl ile aynı oranda kalırken tarım dışı işsizlik oranı ise % 12 oldu. Geçtiğimiz yılın aynı dönemi için bu oran % 12 seviyesindeydi. Resmi işsiz sayısı geçen yılın aynı dönemine göre 103 bin kişilik artış göstererek 2 milyon 970 bine ulaştı. Temmuz 2015 dönemi için işsiz sayısı Temmuz 2012 dönemine göre % 47 artmış durumunda. Söz konusu dönemde işsiz sayısı 2 milyon 20 bindi. Türkiye ekonomisi 3 yılda 950 bin yeni işsiz yarattı. Temmuz 2015 dönemindeki işsiz sayısı 2009 krizindeki Temmuz döneminden sonra en yüksek işsizliğin olduğu Temmuz dönemi oldu.

2) Temmuz 2015 döneminde resmi işsizlere, umudu olmadığı için ya da diğer nedenlerle son 4 haftadır iş arama kanallarını kullanmayan ve işe başlamaya hazır olduğu halde bu nedenle işsiz sayılmayanlar da (umutsuzlar ve diğer) dâhil edildiğinde işsizlik oranı yüzde 16,5, işsiz sayısı da 5 milyon 418 bin kişi olarak gerçekleşti. İşinden memnun olmayan ya da daha fazla çalışmak istediği halde düzgün işler bulamadığı için çaresiz kısa süreli işler yapanlar (eksik ve yetersiz istihdam edilenler) ilave edildiğinde işsizler, gizli işsizler ve çaresizlerin toplam sayısı 6 milyon 416 bin kişi oldu. Bunların geniş işgücü içindeki payı ise % 19,6 olarak gerçekleşti.

3) Kadınlar için resmi işsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,5 puan artarak % 12,5 olarak gerçekleşti. Kadınlarda geniş tanımlı işsizlik oranı ise % 24,2 oldu. İşsiz sayısındaki artış kadın işsiz sayısından kaynaklandı. İşsiz kadın sayısı son 1 yılda 123 bin kişi artarken, erkeklerde 20 bin kişi azaldı. Erkeklerde geniş tanımlı işsizlik oranı yaklaşık olarak kadınlardakinin yarısı (yüzde 12,7) düzeyinde kaldı. Resmi işsizlik oranı erkeklerde yüzde 8,8’den, 8,6’ya geriledi.

4) Geçtiğimiz yılın Temmuz döneminden bu yana toplam 932 bin kişilik istihdam yaratılırken bunun üçte ikisi hizmet sektöründeki istihdam artışından kaynaklandı. Buna karşın sanayideki istihdam artışı 93 bin kişide kaldı. Mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam verilerine göre ise geçtiğimiz aya göre istihdam sanayide 44 bin kişi azaldı.

5) Geçici bir işte çalışıp iş bittiği için işsiz kalanlar toplam işsizler arasında en ağırlıklı kesimi oluşturdu. Toplam işsizlerin yüzde 33’si yani 942 bini geçici işlerde çalışıp iş bittiği için işsiz kalanlardır. Yeni işsizler (1-2 aydır iş arayanların) arasında geçici bir işte çalışıp, iş bittiği için işsiz kalanların sayısı 544 bindir.

6) Yükseköğretim mezunları arasında işsiz sayısı bir önceki senenin aynı dönemine göre 63 bin kişi arttı. Bu veri işsiz ordusuna 63 bin yeni üniversite mezununun katıldığını gösteriyor. Yükseköğretim mezunu resmi işsiz sayısı 720 bin kişi. Yükseköğretim mezunları için işsizlik oranı yüzde 11,4 ile ortalamanın üstünde.

Yükseköğretim mezunu kadınlar için ise tablo daha da kötü. Üniversiteli kadın işsizliği bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,8 puan artarak yüzde 17 seviyesine yükselmiş durumda. Bu oran yükseköğretim mezunu erkeklerin işsizlik oranı olan yüzde 7,7’in iki katından fazla. Yükseköğretim mezunu kadın işsizlerin sayısı geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre 67 bin kişi arttı (erkekler için bu oran 6 bin kişi azaldı). Buna göre yeni işsizlerin yaklaşık 3’te 2’sini üniversite mezunu kadınlar oluşturdu.

7) Gençler için (15-24 yaş) geniş tanımlı işsizlik oranı resmi genç işsizlik oranı olan % 18,3 rakamının 7,7 puan üzerinde % 26 seviyesinde gerçekleşti. Genç kadınlar işsizlik sorununu en ağır bir biçimde yaşayan kesimi oluşturdu. Genç kadınlarda işsiz sayısı 88 bin kişi arttı. İşsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre 3,1 puan artışla yüzde 23,2’ye ulaştı. Genç kadınlar için geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 32,4 oldu. Genç kadınlar için tarım dışı resmi işsizlik oranı ise yüzde 30,6 ile çok yüksek düzeylerde gerçekleşti.

8) TÜİK yeni serisinde daha önceki seride olan ve anket soru formunda yer alan işin sürekliliği ile ilgili verileri dinamik sorgulamadan çıkartmıştır. Geçici çalışanların sayısındaki gelişim istihdamın niteliği açısından son derece önemli bir değişkendir. Bu verinin web sitesinde ve dinamik sorgulamada artık paylaşılmaması, daha önce kolayca ulaşılan bir bilgiye ulaşmak için bürokratik süreçlere başvurulması zorunluluğu getirilmesi büyük bir eksikliktir.

SONUÇ

TÜİK İşgücü Anketi Temmuz 2015 dönemi verilerine göre işsizlik hem görünen hem görünmeyen boyutlarıyla tehlike sinyalleri vermeye devam etmektedir. Bu tehlike gençler, kadınlar, geçici çalışanlar açısından ciddi boyutlardadır. Gelecek dönem açısından uzun çalışma süreleri, düşük ücret dayatması, taşeronluk, güvencesiz çalışmanın yaygınlaştırılması temelinde şekillenen istihdam politikaları terk edilmezse güvencesiz-geçici çalışanların, eğitimli işgücünün ve kadınların istihdamda yaşadığı problemlerin ve istihdam alanındaki krizin süreceği görülmektedir.

Türkiye haftalık çalışma sürelerinin emsallerine göre çok daha yüksek olduğu bir ülkedir. Avrupa Birliği ülkeleri ile kıyaslandığında haftalık çalışma sürelerindeki fark 12 saati bulmaktadır. Buna göre Türkiye’de 5 kişinin yapacağı işi 4 kişi yapmaktadır. Bir yandan işgücüne katılım oranlarını yükseltirken, öte yandan işsizlik verileri ile mücadele etmenin yegâne yolu, gelir kaybına yol açmaksızın haftalık çalışma sürelerini azaltmaktan geçmektedir. 7 Haziran 2015 seçimlerinde, işsizlik verilerindeki artışı, istihdam yapısının niteliğini bozarak, yani yoğun çalışma koşulları altında, daha esnek ve güvencesiz çalışma biçimlerini yaygınlaştırarak durdurmanın reçetelerini topluma sunan bir siyasal anlayış kaybetmiştir. Ancak bu yenilginin üzeri iç çatışmalar güçlendirilerek örtülmüştür. İşçi sınıfının birliğini hedef alan savaş politikaları ve halkı korku, baskı ile sindirmeye çalışan güvensizlik ortamında işçilerin, işsizlerin, emeklilerin kısacası geniş halk kitlelerinin sorunları görünmez kılınmak istenmektedir. 1 Kasım seçimlerine böyle bir iklimde gidilmektedir. Bu nedenle toplumun temel meselelerini öne çıkarmak kritik bir öneme sahiptir.

İşsizlikle mücadeleyi, çalışma koşullarını kötüleştirerek, ücretleri düşürerek çözmeye çalışan bu anlayışa karşı emeğin taleplerini gündemine alan bir anlayışla çıkılmalıdır. Bu stratejinin sonuçları Soma’da, Mecidiyeköy’de, Ermenek’te ve Türkiye’nin dört bir yanında acı bir biçimde görülmektedir. Bu strateji işsizliğin “ne iş olsa yaparım” başlığı altında gizlenmesi, işletmelerin karını insanların yaşamının önüne alma stratejisidir. İşsizlikle gerçek mücadele için;

  1. Haftalık çalışma süresi gelir kaybı yaşanmaksızın 37,5 saate, fazla mesailer için uygulanan yıllık 270 saat sınırı, 90 saate düşürülmelidir.
  2. Herkese en az 1 ay ücretli izin hakkı tanınmalıdır.
  3. Herkes için iş güvencesi ayrımsız bir biçimde uygulanmalıdır.
  4. Sendikal hak ve özgürlükler güvence altına alınmalı, sendikal barajlar kaldırılmalı, herkesin sendika hakkını özgürce kullanabilmesi için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
  5. Taşeronlaşma ve kayıt dışı istihdam engellenmelidir.
  6. Kamu girişimciliği ve hizmetleri istihdam yaratacak şekilde yeniden ele alınmalıdır.
    Kamuda personel açığı derhal kapatılmalıdır.
  7. Kadın istihdamının artırılması ve işsizliğinin azaltılması için işgücü piyasalarındaki cinsiyetçi uygulamalara son verilmeli, ev içi bakım hizmetleri devletin gereken nitelikli, yaygın ve ücretsiz bakım hizmetlerini sağlaması ile kadının üzerinden alınmalıdır.