1 MAYIS’TA 1 ARADAYDIK!

1 Mayıs 2016 -1

1 Mayıs işçi sınıfının uluslararası birlik, dayanışma ve mücadele gününde Türkiye’nin birçok il ve ilçesinde işçiler, işçi dostları alanlardaydı.

Birçok kentimizde olağanüstü koşulların yaşanmasına, bomba tehditleri nedeniyle bazı kentlerimizde miting ve yürüyüşlerin iptal edilmesine rağmen düzenlenen yürüyüş ve mitinglere yoğun katılım gerçekleşti.

On binlerce işçi, kamu emekçisi, meslek örgütlerinin üyeleri ve demokrasiden, özgürlüklerden yana saf tutanlar 1 Mayıs’ta bir araya geldi.

İstanbul’da DİSK, KESK, TMMOB ve TTB tarafından düzenlenen 1 Mayıs miting ve yürüyüşü ise, ortak alınan kararla Bakırköy’deki halk pazarı alanında yapıldı.

Biri İncirli kavşağı diğeri ise Veliefendi kavşağı olmak üzere iki ayrı koldan bayrakları, pankartlarıyla sendikaların, meslek örgütlerinin, derneklerin, siyasi partilerin yürüyüş kortejleri alana aktı.

Disiplin içinde hareket eden kortejler, güvenli bir şekilde alana alındı ve önceden belirlenen program çerçevesinde miting başlatıldı.

1 Mayıs marşı koroya eşlik eden tüm katılımcılarla seslendirildi.

Mitingde önce DİSK Genel Başkanı Kani Beko, KESK Genel Başkanı Lami Özgen, TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı ve TTB İkinci Başkanı Raşit Tükel kurumları adına konuşmalar yaptı. Mitinge katılım ve destek veren tüm kurumlar adına ortak bir metin okundu.

Konuşmaların ardından başlayan mini konser halaylar eşliğinde sürdü. Ortaklaşa düzenlenen program doğrultusunda konser sonrasında miting sona erdirildi.

Ortak değerlendirme; yüz binlerin 1 Mayıs’ta alanlarda toplanması elbette ki umut verici bir gelişmedir

Düzenleyici kurumlar tarafından DİSK Genel Merkezi’nde 3 Mayıs’ta düzenlenen bir toplantı ile 1 Mayıs 2016 mitingi tüm yönleriyle değerlendirildi.

Yapılan değerlendirme bir basın toplantısı ile kamuoyuna açıklandı.

Açıklamada, her türlü baskıya, teröre, katliam tehdidine rağmen meydanları dolduran emekçilerin, yaratılmak istenen korku duvarının Birlik-Mücadele ve Dayanışma ile yıkılabileceğini gösterdiği vurgulandı.

Taksim Meydanı’nın 1 Mayıs’a ve emekçilere kapatılmasına da değinilen ortak açıklamada konuya ilişkin şu görüşlere yer verildi:

“1 Mayıs’ı Taksim’de kutlamak işçi sınıfının kazanılmış bir hakkıdır ve bu hakkın, ne zaman ve nasıl kullanılacağına karar verecek olan kuşkusuz işçi sınıfıdır, emek ve meslek örgütleridir. Bu sene üyelerimizin, yıllarca omuz omuza verdiğimiz dostlarımızın ve halkımızın talebi ile, işçilerin, emekçilerin, tüm ezilenlerin taleplerini güçlü bir biçimde haykırdığı 1 Mayıs kutlamalarını, güvenli bir biçimde yapmayı öncelikli bir görev olarak benimsemiş olmamız,  Taksim’in 1 Mayıs alanı olduğu gerçeğini değiştirmemektedir. 2017 yılı 1977 yılında yaşanan katliamın 40’ıncı yıldönümüdür ve bu vesileyle bir kez daha altını çizmek isteriz ki Taksim 1 Mayıs alanıdır.”

1 Mayıs meydanlarında buluşan yüzbinlerin, emek-barış-demokrasi düşmanı politikaları durdurmak için sonuna kadar direnmeye devam edeceği söylenen ortak değerlendirme şu mesajla tamamlandı:

“Kıdem tazminatının gaspına, taşeron ve kiralık işçiliğe, kamu emekçilerinin iş güvencesinin ortadan kaldırılmasına, performans sistemi dayatmasına, emek ve meslek örgütlerinin iktidar tarafından baskı altına alınmasına, savaş ve baskı politikalarına karşı mücadelemiz kol kola omuz omuza sürecektir. Taksim meydanı başta olmak üzere ülkenin tüm meydanlarını özgürleştirecek olan işte bu birlik-mücadele-dayanışma bilinci olacaktır.”

DİSK’ten Taksim yasağına karşı dava

DİSK’in 1 Mayıs 2016 anma ve kutlamalarının Taksim’de yapılması için İstanbul Valiliğine yaptığı başvurunun “Taksim Meydanı’nın 2016 yılı için belirlenen Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Alanları içerisinde olmaması ve kamu düzeni ve güvenliğiyle ilgili değerlendirmeler” gerekçesiyle reddedilmesi üzerine dava açıldı.

DİSK tarafından açılan yürütmeyi durdurma istemli iptal davası İstanbul 13. İdare Mahkemesi’nde görülecek.

DİSK’in açtığı davada İstanbul Valiliği’nin Taksim yasağının “hukukun evrensel ilkelerine, başta Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi olmak üzere uluslararası sözleşmelere, Avrupa İnsan hakları Mahkemesinin 27/11/2012 tarihli, 38676/08 başvuru numaralı DİSK & KESK Türkiye kararına, İstanbul 28. Asliye Ceza Mahkemesi’nin ve İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesi’nin beraat kararlarına, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlarına aykırı olduğu” vurgulanarak, açıkça hukuka aykırı Valilik kararının öncelikle yürütmesinin durdurularak, iptaline karar verilmesi talep edildi.

1 Mayıs 2016 -2

1 Mayıs 2016 -3

1 Mayıs 2016 -4