DİSK-AR: Türkiye’de kadın işçi gerçeği raporu

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Enstitüsü (DİSK-AR) tarafından yayınlanan “Türkiye’de Kadın İşçi Gerçeği” raporu 7 Mart 2018 tarihinde düzenlenen bir basın toplantısıyla tanıtıldı.

DİSK Genel Merkezi’nde yapılan basın toplantısının açılışında konuşma yapan DİSK Genel Sekreteri Dr. Arzu Çerkezoğlu şunlara değindi:

“Bu rapordaki bulguların ışığında kadın mücadelesi ve emek mücadelesi açısından da ilerlememiz gereken yolu, yükseltmemiz gereken talepleri berraklaştırıyor: Eşit işe eşit ücret ile çalışma hakkı; sendikal haklar; sağlık ve sosyal güvenlik hakkı, kreşler, bakımevleri ile ev işlerinin toplumsallaştırılması ve kadınların toplumsal yaşama eşit biçimde katılımı için mücadeleyi büyütmek, oldukça acil bir görev olarak karşımızda duruyor.

8 Mart’ta bir kez daha altını çizmek isterim ki, kadınlar bir yandan emeğine, bedenine ve kimliğine sahip çıkarken, yıkıma uğratılmış memleketimizi, kadın mücadelesinin ilke ve değerleriyle, emeğin mücadelesinden aldığımız güç ve cüretle yeniden kuracak iradeyi de gösterecektir.”

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle Türkiye İşçi Sınıfı Gerçeği araştırmasından derlediğimiz Türkiye’de Kadın İşçi Gerçeği raporunda aşağıda bulgular yer almaktadır:

TÜRKİYE’DE KADIN İŞÇİ GERÇEĞİ: DAHA FAZLA AYRIMCILIK, DÜŞÜK ÜCRET, GÜVENCESİZ            İSTİHDAM

  • Kadınların çalışma hayatındaki en önemli üç sorunu: Düşük ücret, işsizlik, sigortasız çalıştırılma

Araştırmaya göre kadınların çalışma hayatında karşılaştıkları en önemli üç sorun düşük ücret, işsizlik ve sigortasız çalıştırılmadır. Kadın işçilerin yüzde 78,7’si düşük ücreti çalışma hayatının en önemli sorunu olarak belirtmektedir.

Kadınların yüzde 74,5’i ise işsizliği çalışma hayatının en önemli ikinci sorunu olarak görmektedir. Uzun çalışma saatleri de yüksek oranda sorun olarak ifade edilmektedir. Kadınların yüzde 43,1’i çalışma hayatında uzun çalışmayı sorun olarak belirtmiştir.

  • Kadınlar erkeklerden daha düşük ücret alıyor!Araştırmaya göre kadın işçilerin aylık geliri asgari ücret seviyelerindedir. Kadınların yüzde 48,6’sı 1400-2000 TL arasında ücret almaktadır. Fakat cinsiyete göre ücret seviyelerine bakıldığında ise durum daha vahimdir. 2017 yılı için uygulanan 1400 TL asgari ücretten az ücret aldıklarını belirten kadınların oranı erkeklerden yüksektir. Kadınların yüzde 21,9’u 1400 TL’den az ücret aldıklarını belirtmektedir. Aynı ücret seviyesinde ücret alan erkeklerin oranı ise yüzde 13,3’tür. Asgari ücretten az bir ücretle geçinen kadınların oranı erkeklerden fazladır. Buna karşılık asgari ücret ile 2000 TL ve yukarı ücret aldığını belirten kadınların oranı erkeklerden daha düşüktür.
    • Kadınların yüzde 63,9’u çalışma hayatından memnun değil!

    Kadınların çalışma hayatından memnun olmama gerekçesinin başında düşük ücret gelmektedir. Kadın işçilerin yüzde 63,9’u çalışma hayatında düşük ücret aldığı için memnuniyetsiz olduğunu ifade etmektedir. Kadın işçilerin çalışma hayatından memnun olmamasının ikinci nedeni ise çalışma saatlerinin uzun olmasıdır. Kadınların yüzde 54’ü uzun çalışma saatlerinden dolayı çalışma hayatından memnun olmadığını belirtmektedir.

  • Kadınların yüzde 25’i güvencesiz işlerde çalışıyor.

Araştırmaya göre kadınlar arasında ücretli düzensiz/geçici çalışma erkeklere göre oldukça yaygın. Kadınların yüzde 23,8’i taşeron çalışma, özel istihdam büroları aracılığıyla çalışma ve ücretli düzensiz istihdam biçimlerinde yer almaktadır. Genel ortalamada bu oran yüzde 20,4 iken erkeklerde yüzde 18,9’dur. Kadınlar erkeklerden daha yaygın bir biçimde güvencesiz olarak çalışmaktadır.

  • Kadın işçilerin yüzde 92’si sendikasız

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın sadece kayıtlı işçileri esas alan verileri kadınların sendikalaşma oranlarının oldukça düşük olduğunu ortaya koymaktadır.

ÇSGB verilerine göre genel sendikalaşma oranı yüzde 12, kadınların sendikalaşma oranı yüzde 8, erkeklerin ise 14’tür. Diğer bir ifade ile kadınların en az yüzde 92’si sendikasızdır. Bu oran kayıtsız kadın işçiler hesaba katıldığında daha da yükselecektir. Toplumsal cinsiyet eşitsizliği sendika üyeliği alanında da devam etmektedir.

  • Kadınların kıdem süresi erkeklere göre oldukça geride!

Kıdem süresi işçilerin ortalama ücretli çalışma süresidir. Araştırma sonuçlarına göre çalışma hayatında kalma süresi de cinsiyete göre değişmektedir. Araştırma çalışma hayatında 1 yıldan az süreli çalışan kadınların oranını 4,2 olarak göstermektedir. Aynı kıdem süresinde erkeklerin oranı ise yüzde 2,5’tir. Çalışma hayatında 1 yıl çalışan kadınların oranı yüzde 11,6, erkeklerin kıdem süresi oranı ise yüzde 7,9’dur. Kadınlar daha kısa süreli çalışmaktadır.

  • İşyerinde kadına ayrımcılık düzeyi yüksek!

Ayrımcılık çalışma hayatında önemli bir sorun olarak öne çıkmaktadır. İşyerlerinde hemen hemen bütün ayrımcılık türlerine rastlanmaktadır. Araştırma, çalışma hayatının her aşamasında cinsiyetin ayrımcı tutumlarda belirleyici olduğunu göstermektedir.

Kadınların yüzde 14,1’i etnik kökeni/dini/mezhebi ve inancıyla ilgili konularda, yüzde 13,8’i ise siyasi görüş ve düşüncelerinden dolayı çalışma hayatında ayrımcılığa uğramaktadır.

  • Kadınların yüzde 23,2’si işe alım sürecinde ayrımcılık yaşıyor!

Kadınlar çalışma hayatının her aşamasında ayrımcı tutumları yaşamaktadır. Kadınların yüzde 23′,2’si çalışma hayatının ilk aşaması olan işe alımda ayrımcılığa uğramaktadır. Aynı iş ve pozisyonlar için ücret ve kazançlarda ayrımcılığa uğrayan kadınların oranın 12,6’dır. Kadınların terfi ve atamalarında ayrımcılık yaşadığını düşünenlerin oranı yüzde 11,4’tür. İşyeri yöneticilerinin kadın işçilerin görüşünü alması konusunda ayrımcılık yaşandığını düşünenlerin oranı yüzde 11’dir. İşçilerin yüzde 9’u şirket içi eğitimlerde kadınlara yönelik ayrımcılık yaşandığı görüşündedir.

  • Kadın işçilerin yüzde 86’sı işyerlerinde çocuk bakım desteğinin olmadığını söylüyor!

İşçilerin sadece yüzde 2’si işyerlerinde kreş olduğunu ifade etmektedir. Kreş anlaşması ve kreş desteği ile birlikte işçilerin sadece yüzde 7’si işyerlerinde kreşle ilgili destek sunulduğunu belirtmektedir. İşçilerin yüzde 86’sı işyerlerinde çocuk bakım desteğinin olmadığını ifade etmektedir.

Raporun tümüne erişmek için tıklayın.