DEĞERLİ ÜYELERİMİZ

Sendikamızın kuruluşunun 50. Yılında, 13. Genel Kurulumuzu gerçekleştirdik.

Genel Kurulumuz, her sendikaya nasip olmayacak olgunluk ve saygı içinde bir nöbet değişimine tanıklık etmiştir.

Artık yenilenen ve gençleşen bir kadro ile zorlu bir sürece hazırlanıyoruz.

Önümüzdeki ilk adım, işçi sınıfının uluslararası birlik, dayanışma ve mücadele günü olan 1 Mayıs olacaktır.

1890’da “işgününü sekiz saate yasal olarak indirmek için” dünya çapında eylemlilik kararıyla başlayan 1 Mayıs mücadelesi günümüze kadar sürmüştür.

İçinde bulunduğumuz koşullar, 1 Mayıs’ın anlam ve önemini daha da değerli kılmaktadır.

Yasaya göre 45 saat olması gereken haftalık iş süresi Bakanlık kayıtlarına göre fiilen 52’i saati aşmıştır.

Türkiye işçi sınıfının büyük bir kısmı insanca yaşanacak bir gelir kazanamadan çalıştırılmaktadır.

İş kazalarına, meslek hastalıklarına kurban edilen, kıyıma uğratılanlar arasında Türkiye işçi sınıfı dünyada ilk sıralardadır.

On binlerce işçi Anayasadan ve uluslararası sözleşmelerden kaynaklanan haklarını kullanamaz durumdadır. Bu hakları uğruna işsizliğe, açlığa mahkûm edilmektedir.

Güvencesiz, sigortasız çalıştırılan işçiler, taşeronlaştırma yoluyla yeni bir kölelik düzenine hapsedilmektedir.

Türkiye’nin kaynakları kişisel servetlere dönüştürülürken, milyonlarca işçi kuralsız bir ortamda çalışmakta ve ağır bir borç yükü altında ezilmektedir.

Bütün bunlar, bizlerin 1 Mayıs’ta yan yana gelmemiz ve omuz omuza vermemiz için yeterli gerekçelerdir.

1 Mayıs 2015; barış içinde, sömürüsüz, adil, demokratik bir Türkiye ve dünya taleplerimizi dile getirdiğimiz bir gün olacaktır.

1 Mayıs 2015; bu taleplerin hayat bulması için işçi sınıfının birlik ve dayanışmasıyla mücadeleye yeniden sarıldığımız gün olacaktır.

YAŞASIN 1 MAYIS İŞÇİ SINIFININ BİRLİK, DAYANIŞMA VE MÜCADELE GÜNÜ.

YAŞASIN İŞÇİLERİN BİRLİĞİ VE KARDEŞLİĞİ.

Kazım DOĞAN

Genel Başkan